İçeriğe git


Resim
- - - - -

Shine Röportajı


  • Please log in to reply
Bu konuya 7 yanıt gönderildi

#1 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 07 Şubat 2010 - 11:49 ÖS

Resmi ekleyen

Gördüyseniz bir süre önce haberlerin olduğu kısma röportajlar için yeni bir bölüm açılmıştı. Bundan böyle WoW ile ilgili çeşitli röportajlar yapmayı düşünüyoruz. Bu fikrin gelişmesine yardım ettiği için Sahipsiz'e teşekkürler. İlk röportajımızı en başarılı Türk PvE topluluğu olan Shine ile yapmak iyi bir başlangıç olur diye düşündük ve yaptık. Umarım beğenirsiniz. Röportajlarla ilgili düşüncelerinizi, eleştirilerinizi özel mesaj ile bildirirseniz sevinirim. Böylece her röportajda biraz daha az eksik olacak. =)



Öncelikle Shine'ı yöneticilerden değil de, normal üyelerden duymak istedim. Bu yüzden Shine üyeleri Oraz(hunter) ve Hortlaq(paladin) ile konuştum:

Ezekeel: Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız? Kaç yıldır bu oyunu oynuyorsunuz, kaç yıldır Shine üyesisiniz?

Oraz: İsmim Talha, İstanbul’da yaşıyorum. World of Warcraft’a 2006 senesinin başında private serverda başladım. O zamanlar arkadaşlarımızla rpg vb. eğlencesine takılmaktaydık. 2006 4. ayından itibaren orijinal WoW’a geçiş yaptık. :) Shine guildına 2007 12. Ayında katıldım, Kael’Thas FK’inde bulundum ayağımın tozuyla. :)

Hortlaq: Ben Efe, bilgisayar mühendisliği okuyorum. Yaklaşık üç yıldır WoW oynuyorum. Altı aydır da Shine üyesiyim.

Ezekeel: Peki neden Shine?

Oraz: Birçok arkadaşım oyunu bıraktı veya oyuna ara verdi. Ben de raid vb. organizasyonları yapmaktan yorulmuştum eski guildımda. Artık ben de oyunun zirvesine oynamak istiyordum. Oynadığım şekli ile oyun beni sıkmaya başlamıştı iyice. AlA guildını takip ediyordum ara ara(iyi olduğu zamanda). Oraya başvurdum ve kabul edildim; ancak ben AlA’ya girdiğim anda oyunu gerçek manada hardcore oynamak isteyen arkadaşlar guilddan ayrılarak farklı bir oluşuma gittiler. AlA’da ikinci ya da üçüncü haftamda iki gün oyuna girmedim, üçüncü gün girdiğimde guildın disband edildiğini gördüm, çok üzüldüm. O ara AlA’dan hardcore raid için ayrılan arkadaşları takip etmeye başladım. Guild masterımız Serjuhan ile mesajlaşmaya başladım, yaşadıklarımı anlatınca sağ olsun destek çıktı; ancak o zaman migrate için üç ay beklemek gerekiyordu. Bitince Shine’a katıldım, hardcore oyun beni mıknatıs gibi çekiyordu diyeyim.

Hortlaq: Shine, Türk guildları arasında belli bir başarıya ulaşmış durumda. Hardcore raid performansına sahip bir guild. Arkadaşlık çok iyi bir seviyede. Bu, oyun için gerekli olan takım çalışmasına da olumlu yönde yansımakta.

Ezekeel: Başarılı olmak için çalışıyorsunuzdur elbette. Raid temponuzun sizi zorladığı zamanlar oluyor mu?

Oraz: Elbette başarılı olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Raid temposu sizi zorlayınca zevki çıkıyor inanın. :) Ancak son zamanlarda haftanın beş gününü boş geçirir olduk, öyle diyeyim size. Hele ki Ulduar’ın ilk zamanları süperdi. Şu an sabırsızlıkla ICC 25 hard modeları bekliyoruz.

Hortlaq: İşin açıkçası raid tempomuz yeni content geldiği zamanlarda yüksek oluyor. Bu oyunda en çok zevk aldığım zamanlar progress raidleri. Yüksek konsantrasyon ile yeni bossları denemek çok zevkli. Bu zamanlarda da raid temposu zorlamanın aksine zevk veriyor diyebilirim. Sonuçta bir instanceı farmlamaya başlayıp haftada bir-iki gün raid yapmak sıkıcı olmaya başlıyor.

Ezekeel: Başarılar o zaman. :)


Şimdi de Shine yöneticileri Serjuhan(warrior), Chikko(priest) ve Catastrophé(shaman) ile konuşalım bakalım:


Ezekeel: Oraz ile konuşurken guildın kuruluşu ile ilgili birkaç şey öğrenmiş olsam da bir de siz Serjuhan, guildınızı tanıtabilir misiniz? Bu fikir aklınıza nereden geldi, bu oluşumu gerçekleştirirken ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Sizi diğerlerinden ayıran, dağılmadan başarılı bir şekilde ilerlemenizi sağlayan şey sizce nedir?

Serjuhan: Guildimiz 24 Eylül 2007 tarihinde kurulan ve tamamı ile PvEyi ve hardcore raid yapmayı hedefleyen, ancak bunun yanında da hiçbir zaman arkadaşlık bağlarını es geçmeden ön planda tutan bir Türk guildidir. Bu guildi kurma fikri o tarihlerde artık hali hazırda bulunan guildimin, benim PvEye daha doğrusu raidlere olan isteğimin artması ile birlikte isteklerime cevap veremediğini düşündüm ve benimle aynı fikirde olan arkadaşlarımla birlikte çıkıp yeni bir oluşum oluşturduk yani Shine'ı. Bu oluşumu oluştururken kendimiz gibi bir grup arkadaşa daha ihtiyaç duyduk çünkü amacımız 25men raidleri yapabilmekti. Arayışlarımız sürerken bizim gibi arayışta olan başka bir grup arkadaşla konuştuk ve ortak bir paydada buluşarak ismimizi 3-4 saatlik fikir paylaşımlarımız sonucu <Shine> olarak belirledik. Bu oluşumun yapılanma sürecinde bizim ayrıldığımız guildden vs tabi ki tepkiler gördük, bir çok ithamla karşılaştık. Ancak başarıya giden bir Türk guildini yaratmak için tabi ki zorluklarla mücadele etmek gerekiyordu. Şimdi buralardayız işte. Buralardayız derken tabii ki kendimizi havalarda görmüyoruz. Kendimizi Türkiye'de ciddi manada 25men raid yapabilen 3-5 guildden biri olarak görüyoruz ve bu başarıları bir basamak daha yukarı çıkararak EU ve World'de daha üst sıralarda olmayı hedefliyoruz. Bunları yaparken belki de bize en çok yardımcı olan şey guild üyeleri arasındaki arkadaşlık bağları. Sık sık gerçek hayatta birbirimizle görüşüyoruz. Bunun sürekliliğimizde büyük payının olduğunu düşünüyorum.

Ezekeel: Şimdi de sizleri kısaca tanıyalım.

Serjuhan: Adım Serhan, 23 yaşındayım. Üniversitede öğrenimimi sürdürmekteyim. Elektrik-elektronik mühendisliği okuyorum. WoW aleminde ise Serjuhan, Gnome Warrior. Shine guildinin Guild Masterı, Raid Lideri ve aynı zamanda da Main Tankıyım. Yaklaşık 4,5 senedir WoW oynuyorum.

Chikko: Adım Fehmi, 26 yaşında bilişim uzmanıyım. Yaklaşık 2 senedir Shine'da shadow priest oynuyorum.

Catastrophé: Merhabalar. Her ne kadar Azeroth’da Catastrophé olarak bilinsem de uyumaya gittiğimde ve yemekten döndüğümde Anıl olarakda sesleniyorlar.. :) Bilgisar mühendisi olmaya çalışan bir shamanım da aynı zamanda.

Ezekeel: Raidlere nasıl hazırlanıyorsunuz? Test sunucularına katılıyorsunuzdur sanırım?

Serjuhan: Test sunucularına açıkçası katıldığımız zamanlar oldu; ancak test sunucuları Amerika'da olduğundan dolayı, Avrupa'dan oynayan oyuncular ciddi manada latency sorunları yaşıyorlar. Hele ki Türkiye'deyiz yani normal Avrupa'da oynayan oyuncuların iki katı bağlantı problemimiz oluyor test sunucularında. Eğer PTR'ye katılamamışsak, PTR'de çıkan boss abilitylerini officerlarımız ile birlikte tartışarak, eğer video var ise bunu abilitylerle birlikte birleştirerek kafamızda taktikler hazırlıyoruz. Hiçbir şey çıkmamışsa o boss hakkında, öncelikle deniyoruz ve combat sonunda, loglarımızı vs. inceleyerek bir sonraki denemede daha iyi işler çıkarmaya çalışıyoruz.

Chikko: Raidlere internet üzerinde ve class spesifik forumlarındaki bütün detayları okuyarak ve izleyerek hazırlanıyorum. Test sunucularına maalesef bağlantı sorunlarından yabancı oyuncular kadar çok katılamıyorum.

Catastrophé: Raidlere görevim gereği boss taktiklerini varsa işimizi kolaylaştıracak trickleri önümüzdeki raidde bize nelerin yarar sağlayabileceği hangi setupın daha uygun olduğunu kısacası önümüze konacak scriptin detaylarını her açıdan inceleyerek hazırlanıyorum. Çoğu WoW oyuncusunun görüşlerini tecrübelerini paylaştığı sitelerde zaman geçirmek bilgi alışverişinde bulunmak raid için en önemli hazırlığım oluyor. Test serverlarını ise malesef çok efektif kullanamadığımız bir gerçek. Gerek Türk oyuncuların buna pek alışkın olmaması gerek PTR’daki artan latency problemleri yüzünden en azından guildçe denemeler yapamıyoruz. Yinede pug gruplarla thrash mobları hatta wipe olunan bir fightta dahi bulunmak bir fikir edinmek adına son derece yararlı oluyor.

Ezekeel: Günde ortalama kaç saatinizi WoW’a ayırıyorsunuz? Oyunu daha iyi oynayabilmek için kullandığınız özel donanımlar(şu şu özellikle oyun faresi vb.) var mı?

Serjuhan: Gündüzleri pek oyuna giremiyorum. Raid saatine yakın online olup daha sonra gece yarılarına kadar oyunda oluyorum genelde. Heralde günde 5-6 saatim WoW başında geçiyordur. Donanım olarak bayağı kullandığım şey var aslına bakarsanız. Logitech G15 Klavye , Logitech G13 Gamepad , Razer Naga Mouse , Razer ExactMat Mouse Pad ve Razer Piranha Headset kullanıyorum.

Chikko: 8-10 saatimi ayırıyorum. Oyunu daha rahat oynayabilmek için G15 klavye G5 mouse ve G35 kulaklık kullanıyorum.

Catastrophé: Günde ortalama 6-7 saatimi bu oyuna ayırıyorum. Ayırdığımız süreden de anlaşılabileceği gibi bu oyunu "sadece bir oyun" diyerek oynamıyoruz. :) Oyunu daha rahat oynamak içinse Logitech G15 klavye ve G5 mouse kullanıyorum.

Ezekeel: Bir soru da PvP ile ilgili sorayım. Bir süre önce oyunun tasarımcılarından birisi arena sisteminin bir hata olduğunu söylemişti, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? PvE yanında birlikte PvP de yapıyor musunuz?

Serjuhan: Açıkçası PvP ile hiç ilgilenmiyorum. İlgimi çekmiyor, üstüne üstlük canımı sıkıyor bile diyebilirim :) Fakat achievement sisteminden dolayı boş zamanlarımda zoraki olarak yapıyorum.

Chikko: World PvP mükemmeldi. Bunu organize etmek isterken olayı tamamen körelttiler. Belirli setup ve classlar arenada çok üstün, haliyle dengesiz bir pvp ortamı var bence. Random heroic sistemi ve token ile pvp itemı alabilme sistemi geldiğinden beri bizim battlegroupda doğru düzgün BG açılmıyor. Haliyle bence PvP ölü durumda. Ben hâlâ Dalaran’dan mountla uçarak çıkanları dotlayarak öldürmeye çalışıyorum =)

Catastrophé: Evet WoW'un 5. yıldönümünde Rob Pardo ile yapılan bir söyleşide kendisi arena sistemi için "Arenas were the single biggest mistake in WoW's history." demişti. Kendisi bunun sebebini arena sistemini oyuna ekledikten sonra dengelemeye çalıştıklarını ve bunun her geçen gün daha zor bir hal aldığını söyleyerek açıklamıştı. Genel hatlarıyla PvE üzerine kurulu olan bir oyunda bunu ayarlamanın ve sınırlı alanı olan belli classların ve setupların çok daha üstün olduğunu bir alanda Arena sisteminin pek de doğru olduğunu söyleyemeyiz.

Ezekeel: Sizce WoW’un gidişatı nasıl? Bugünün WoW’u ile Pre-TBC’nin WoW’unu karşılaştırırsak neler söyleyebilirsiniz?

Serjuhan: Şimdi bu konuda birçok oyuncu hemen "nerede o Vanilla şimdinin WoW'unu beşe katlar" filan diyorlar. Açıkçası ben tam olarak böyle düşünmüyorum. Oyun gitgide gelişiyor, fakat şu var ki yani yapılabilecek şeyler developerların zaten birçok şeyi bu 5 yıllık süreçte yapmış olmasından dolayı azalmakta. Ben de Vanilla dönemi inanılmaz zevk alıyordum oyundan fakat o zaman daha çok zevk alıyor olmam bu oyunun şuan Vanilla WoW’dan kötü olduğu anlamına gelmez. O zaman nereye gitsek, hangi bossu görsek ilk defa öyle bir şeyle karşılaştığımızdan dolayı şaşırıyorduk ve birçoğundan da zevk alıyorduk. İnsan aynı oyunu 5yıl boyunca oynadıktan sonra, oyuna ne kadar yeni şeyler eklenirse eklensin oyundan alınan zevk ister istemez azalır. Oyun sürekli gelişmekte ve bize çok güzel şeyler sunmakta bu yadsınamaz bir gerçek ama yukarıda açıkladığım sebeplerden dolayı Vanilla WoW'un ne yazık ki "benim için" şuanki WoW’dan daha güzel olduğu gerçeğini değiştiremiyor :)

Chikko: Şu anda WoW'un gidişatı bence PvE namına çok güzel. Bosslarda çeşitlilik özellikle ICC de çok sevindirici. Ancak verilen try sayısı bence oyunu tamamen öldürüyor. Eğer bu sistemi koyan insanlar Türkiye'den oynasaydı ne demek istediğimi daha iyi anlarlardı. 10 try vererek insanı sinir strese sokmalarına hiç lüzum yoktu.

Catastrophé: Her ne kadar çoğu şeyden şikâyet etsek de her geçen gün daha iyiye gittiğini itiraf etmeliyiz. Eğer kendimize karşı dürüst olursak oyuna ilk başladığımız günlerde "Şu aslında böyle olsa buda şöyle olsa çok daha iyi olur" dediğimiz her şeyin şimdi teker teker yapılıyor veya yapılabiliyor olduğunu görürüz.. Buna ister aklın başa geç gelmesi deriz ister son derece iyi düşünülmüş bir satış politikası deriz. Sanırım ben ikinci seçeneği dillendireceklerdenim. Oyundaki ilk bir saatimiz sonunda bu çanta ne zaman büyüyecek diye aklından geçirenler bence şimdiden Cataclysm'de büyütebileceklerine emin olabilirler. Bu insanlara bir anda mükemmeli vermeyip yavaş yavaş ufak şeylerle onları mutlu etmeye benziyor sanırım :)

Ezekeel: Sizce oyundaki en kötü, sizin en sevmediğiniz şey nedir?

Serjuhan: Benim için en kötü olarak nitelendirebileceğim ve sevmediğim şey PvP.

Chikko: Achievement.

Catastrophé: Achievement sistemi.

Ezekeel: Cataclysm hakkında ne düşünüyorsunuz? Beklentileriniz nedir?

Serjuhan: Cataclysm beklentilerimizi karşılar mı bilmiyorum ama ben çok şey bekliyorum. Mesela ilk level aldığımız zamanlardan beri merak ettiğimiz bir Uldum, flying mountu Azeroth'ta kullanabilmek ve belki de en çok beklediğim şey guild achievement ve talent treesi. Bunlar beni heyecanlandırmaya yetiyor. Daha sayamadığım bir sürü şey var ancak bunlar aklıma ilk gelenler. Ancak umarım Expansion'ın yüzü olarak tanıtılan Deathwing'in encounterı legendary bir combat olur. Arthas combatı gibi sıkıcı ve düz bir combat olmaz.

Chikko: Oyuna birçok yenilik geliyor. Yeni gelen race vs. açıkçası beni çok heyecanlandırmadı. Ama yeni guild sistemleri bence inanılmaz olacak renk katacak oyuna.

Catastrophé: Pre-tbc playerlarının zamanında illaki kapılarına dayandığı, içerde ne var acaba diye merak ettiği Uldum'un, Grim Batol'un hakkında pek de kötü düşünemiyorum. Çoğumuzun aklından çıkmayan Nefarian'ın babasıyla, Deathwing’le karşılaşmak ise ayrı bir güzel olacaktır. Barrens'ın üzerinden kuşla geçmek hepimiz için keyif verici olacaktır sanırım.

Ezekeel: Bu oyunu oynamanızın en önemli nedeni nedir?

Serjuhan: Seviyorum, özellikle buradaki arkadaşlarımı ve onlarla geçirdiğim zamanı. Bunun yanında boş zamanlarımda yapacak daha iyi bir şeyim yok. Haa bağımlılık var mı? Bunu reddedecek değilim tabii ki var :)

Chikko: Bulunduğum ortam ve oyundan edindiğim arkadaşlarım.

Catastrophé: Bahsettiğimiz şeyin benim için sadece bir "oyun" olmamasının en önemli sebebi içinde bulunduğum ortam ve bu ortam sayesinde edindiğim arkadaşlardır. Haliyle onlar bu "oyun"u oynadıkları sürece ben de oynayacağım.

Ezekeel: Aion’u duymuşsunuzdur. Bu oyun hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce WoW ile rekabet edecek kadar iyi mi veya ileride iyi olabilir mi?

Serjuhan: Duydum tabi ki MMO ile ilgilenen biri olarak, fakat oynamadım. Oynayan arkadaşlarım da WoW'dan sonra sadece yeni bir tat olduğundan dolayı biraz katlanabildiler. Blizzard'ın yaptığı oyunun üzerine oyun olduğu ne zaman görülmüş de, Aion WoW ile rekabet edebilsin? :)

Chikko: Aion'u oynadım ama WoW'un yerini tutmayacağı aşikardı. Zaten guilddan kimseyi de oynamaya ikna edemedim :)

Catastrophé: Aion’u elbette duydum fakat sadece Warcraft bile başlı başlına bir sebep olabilecekken daha da fazlasını yapmış Diablo ve Starcraft’ı yaratmış bir Blizzard karşısında kimseyi şanslı görmüyorum. Özetle Blizz daha iyisini yapana kadar en iyisi budur. :)

Ezekeel: Son olarak; WoW-Türk'ü takip edenlere oyunla ilgili tavsiyeleriniz, söylemek istedikleriniz var mı?

Serjuhan: Son zamanlarda da çok popüler bir film var biliyorsunuz Avatar. Orada da kahramanımız sanal dünya olarak niteleyebileceğimiz dünyayı, gerçeğine tercih ediyor. Evet, bu oyun cidden cazip olabilir fakat sanal dünya ne kadar güzelliklerle dolu olsa dahi gerçek dünyanın yerini tutamaz. Bu oyun bir dönem benim de birinci önceliğim oldu. Ancak bunun bir hata olduğunu anladım ve şuan önceliklerim sırasında WoW'dan önce gelebilecek şeyler var hayatımda. Öncelik listenizde WoW birinci sırada ise bir yerlerde yanlışlık yapıyorsunuz demektir.

Guildimize vakit ayırdığı için ayrıca WoW-Türk'e teşekkür ediyoruz ve bizler gibi devamlılığını sürdürmesini diliyoruz :)


Chikko: Bu oyunu kontrollü oynamalarını tavsiye ediyorum. Bu oyuna kendilerini kaptırmamalarını, dışarıda gerçek bir hayatın olduğunu unutmamalarını diliyorum.

Teşekkürler. :)


Catastrophé: Azeroth dışında da bir dünya var ve zamanınızı geçirdiğiniz her iki dünyada da pişman olacağınız şeyler yapmadan önce hep 2 kere düşünün diyebilirim sanırım. 2 kere düşündüm ve söyledim; evet.


Aman efendim, biz teşekkür ederiz. Hep parlayın =) Bu arada o Azeroth dışındaki dünya Outland oluyor sanırım? Hehe yok canım o kadar da unutmadık :)


Başarılar. :)

#2 Benegesseritus

Benegesseritus

    Genel Yönetici

  • Administrators
  • 3.244 İleti

Yazma tarihi: 07 Şubat 2010 - 11:55 ÖS

Teşekkürler Ezekeel, devamını bekliyoruz.
  • 0

#3 Marv

Marv

    Saygın Üye

  • Saygın Uye
  • 3.507 İleti
  • Locationİzmir

Yazma tarihi: 08 Şubat 2010 - 12:31 ÖÖ

Güzel Röportaj. Teşekkürler Ezekeel..
  • 0

#4 Karga

Karga

    Saygın Uye

  • Saygın Uye
  • 6.466 İleti

Yazma tarihi: 08 Şubat 2010 - 03:27 ÖS

Renkler çok göz yoruyor. Okurken sıkıldım. Bence tek renk yap, emeğin karşılıksız kalmasın.
  • 0

#5 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 08 Şubat 2010 - 05:33 ÖS

Hmm soruların ve farklı kişilerin daha kolay anlaşılması için yapmıştım :) =/ Göz alan renkleri değiştirdim :)

#6 Sahipsiz

Sahipsiz

    Knight Lieutenant

  • Members
  • 713 İleti

Yazma tarihi: 09 Şubat 2010 - 01:24 ÖS

Tebrikler çok güzel olmuş. Tarzını beğeniyorum.
  • 0
Oynamıyor.

#7 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 09 Şubat 2010 - 06:07 ÖS

Renkleri biraz daha değiştirdim. Teşekkürler =) Sadece guildlar değil, başka kişiler/topluluklarla da yapmayı düşünüyorum, umarım olur :D

#8 kaganaysu09

kaganaysu09

    Corporal

  • Members
  • 29 İleti

Yazma tarihi: 28 Ekim 2011 - 06:27 ÖS

devamını bekliyorum okudum güzel
  • 0




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı