İçeriğe git


Resim
- - - - -

Northrend Günlükleri-''Brann Bronzebeard''


  • Please log in to reply
Bu konuya 25 yanıt gönderildi

#1 fartboy

fartboy

    Üye

  • Members
  • 303 İleti

Yazma tarihi: 29 Kasım 2010 - 09:44 ÖÖ

Northrend'e inişimin birinci günü

Yer:Valliance ana kalesi.Ittifak güçlerinin,Northrend'e gönderdiği kuvvetlere verilen isim.Northrend'in batısındaki bir tundranın sahiline bir kale inşa etmişler.İttifağın,Northrend ile bağlantısı buradan ve Uluyan Fiyorttan sağlanıyormuş.

Muhtemelen şu anda çok gereksiz bir şey yapıyorum.Hah! Ama yazdıklarımıda günü gününe hatırlamak ta istiyorum o da ayrı bir konu.Thoradin'in bıyığı adına artık düzgün birşeyler yazsam çok iyi olacak gibi.

Şu an,bahsettiğim kalenin içine yapılmış bir handayım.Buna kendimde inanamıyorum şu anda ama,tahta bir sandalyeye oturmuş,''sıcak bira''mı yudumlarken bunları yazıyorum.Heh,şu lanet olası soğuk cehennemde sıcak bir bira bulmak ha?Ironforge'un en bilindik tavernalarında bile bulamazken.Tanrı yardımcımız olsun ne ters bir yere geldik böyle.

Yolculuğum nasıl geçti desem?Seyahat ettiğim gemi gerçekten sağlam ve iyiydi.Ama şu kahrolası ''Büyük Okyanus'' ve onun kış mevsiminde gösterdiği ölümcül iklim yokmu!Herşeyi berbat etti.Bu aradada beş dakikada bir yataktan,kıçının üstüne düşmenin ne demek olduğunu öğrenmiş oldum o gemide.Artık benim şansımamı bilmiyorum ama çok kötü bir yolculuk oldu.Bir çok şey ile seyahat ettim ama bir gemide bu kadar kötü bir yolculuk yaşayacağım aklıma bile gelmezdi.Çok şükürki atlattım.Dönüşüde bir Gyrocopter ile yaparım artık.Ha ama umarım hava şartları aynı olmaz.O zaman vay halime vay!

Limana ayak bastığımda içimde garip bir his uyandı.Şöyle bir milleti inceledim.Herkesin yüzünde asık bir ifade vardı.Anlam veremedim.Ha,böyle bir yerdede yüzlerinden gülücükler eksik olmayan kişileri görmeyi beklemezsiniz herhalde.Az önce hana şöyle bir baktım.Arkamdaki kitaplıkta,kitapları kurcalayan bir elf var.Muhetemelen bir büyücü.Üzerindede şu şeyin işareti var,neydi o....Hah ''Kirin Tor''.Evet.Şu büyücüleri anlamak çok zor çok!.Arıza herifler Lich Krala karşı koymak için şehirlerini Lordaeron'dan büyü yardımı ile Northrend'deki Crystalsong ormanına taşımışlar.Azeroth tarihinde bir ilk olsa gerek.Üstüne üstün,şehir gökyüzünde asılı duruyormuş.O şehri mutlaka ziyaret etmem gerek,mutlaka.Dedemin keçi derisi terlikleri adına daha neler göreceğiz bu kahrolası yerde!Şu andada yanımda oturan yaşlı ihtiyar adam horlamaya başladı.Arka masadada bir Gnome hanım,yanlız başına oturuyor.Heh,ve de kel bir insan.Hanın sahibi.Şu kel insanları seviyorum yahu.Bizim ekipteki komutanlardan biride kel.Aramız gayet iyi adamın iyi bir muhabbeti var.Adını hatırlamıyorum ama hatırlayınca yazacağım.Ortalık sessiz.Soba gürül gürül yanıyor.Arasıra askerler gelip,birşeyler içiyor ve gidiyorlar.Yazmaya bırakıncada yatarım artık.

Gelelim şu soğuk cehenneme gelişimize.Aslında biraz garip oldu.Uzun yıllardır içinde çalıştığımız ''Uldaman Harabelerinde'' bulduğumuz taşlardaki,tabletlerdeki ve heykellerdeki harfleri incelemeye aldık.Üflesen yok olacaklardı.Çok eskiydiler ve o yüzden gayretli bir çalışma gerektirdi.Bulduğmuz herşey ''Titan'' denen şeylerin varlığına kanıt olarak gösteriliyordu.Harabelerde bulduğumuz büyük ve mücevherli bir yüzükte bunu doğruladı.Yazıları uzun süre çevirmeye çalıştık,ve çözdükte.Ortaya çıkan kelimeler birer bilmece gibi idi.Çözülemeyen bir bilmece.Ama bir taraftandan iki Antik yer hakkındada bilgi elde etmiş olduk.Adları ''Ulduar ve Uldum'' muş.Ama nerede oldukları hakkında hiç bir bilgi yoktu elimizde.Bizde o konuyu orada kapatmak zorunda kaldık.Taaki elime mor renkli bir mektup zarfı gelene kadar.Mektup şu Kirin Tor'un lideri Lord ''Rhonin Redhair'' dan gelmişti.Crystalsong ormanına çok uzak olmayan Uluyan Fiyort ve Şimşek Tepelerinde birbirleri ile savaşan Demir Cüceler tespit etmişler.Demir cücemi?Ulu çekiç adına masal gibi idi.Ben bile inamadım.Ve bu cücelerden birinin cesedindeki Tamga işaretlerini incelemeye almışlar.Araştırmacı büyücüler bu işaratleri kağıda çizerek bana göndermişler.Ve ne oldu dersin?Uldaman'da bulduğumuz harfler ile bu tamga işaretleri bire bir aynı!Tüm kaşif takımı heyecanlanmıştı.Bahsedilen antik yerlerden bir tanesini buluyorduk.Lord Rhonin ile büyü aracılığıyla birkaç görüşme yaptık.Ve bu görüşmeler sonucunda ''Ulduar'' ın ''Şimşek Tepelerinde'' olduğunu öğrendik.Ancak bir sorunumuz var.Hatta birden çok.Şimşek Tepeleri,Azeroth üzerindeki en berbat yer yapısına sahipti.Makinalar burda ilerleyemiyormuş.Telsizler anlam verilemeyen birşey yüzünden çalışmıyormuş.İklim şartları çok kötüymüş.Ve şu Gnome Profesörleri yerçekminin çok az olduğunu söylediler orda.Tanrı yardımcımız olsun.Ama bir şekilde oraya varmalıyız.Ekibin ulaşım masraflarını Kral Varian Wyrnn kabul etmiş.Bende Lord Rhonin'e eğer çok ihtiyacım olursa Dalaran'a uğrayacağımı söyledim.Ama artık fikrim değişti.Kesinlikle uğrayacağım...Bu aradada büyücülerin arkamızda olması işimize yarayacak gibi.

Kahretsin,neyse birada bitti.Artık yatsam iyi olur yarın yola çıkıyorum.Bir deftere,karşımdaki arkadaşımmış gibi birşeyler anlatıp yazmak biraz garip birşey.Umarım işin sonunda kaleme sarılmak falan yoktur.Neyse..İyi geceler...



To be Continued.....
  • 0

#2 fartboy

fartboy

    Üye

  • Members
  • 303 İleti

Yazma tarihi: 29 Kasım 2010 - 09:54 ÖÖ

Burayı okuyunuz.
  • 0

#3 ciko8854

ciko8854

    Senior Sergeant

  • Members
  • 135 İleti

Yazma tarihi: 29 Kasım 2010 - 02:36 ÖS

çok güzel olmuş devamını sabırsızlıkla bekliyorum
  • 0

#4 Cloudblood

Cloudblood

    Centurion

  • Members
  • 858 İleti

Yazma tarihi: 29 Kasım 2010 - 05:08 ÖS

Ellerine sağlık çok güzel bir çalışma olmuş. Okurken hiç sıkılmıyorsun. Keşke biraz resim de koysaydın iyi olurdu.
  • 0
Anu belore dela'na! Selama ashal'anore! Sin'dorei!

REMEMBER THE SUNWELL! FOR THE GLORY OF QUEL'THALAS!

FOR THE HORDE!

#5 Kollera

Kollera

    Üye

  • Members
  • 74 İleti

Yazma tarihi: 30 Kasım 2010 - 05:57 ÖS

Başarılı . : )
  • 0

#6 Robin

Robin

    Legionare

  • Members
  • 544 İleti

Yazma tarihi: 13 Aralık 2010 - 03:03 ÖS

Beğendim.Tebrikler.
  • 0

#7 fartboy

fartboy

    Üye

  • Members
  • 303 İleti

Yazma tarihi: 19 Aralık 2010 - 04:02 ÖS

Şu sınavlar yüzünden devamını yazamadım kusra bakmayın.Hafta sonu Sholazar Ormanlarında ile karşınızdayım.
  • 0

#8 pyuce

pyuce

    First Sergeant

  • Members
  • 173 İleti

Yazma tarihi: 20 Aralık 2010 - 01:10 ÖS

çok güzel cidden sıkılmadan okudum ama devamını mutlaka bekliyoruz:))
Not:evet fotoğraf da koyarsan bence çok daha güzel olur...
  • 0

#9 büyülücüce

büyülücüce

    Knight

  • Members
  • 490 İleti

Yazma tarihi: 20 Aralık 2010 - 02:11 ÖS

eline sağlık arkadaşım çok güzel olmuş zevkle okudum :)
  • 0

#10 fartboy

fartboy

    Üye

  • Members
  • 303 İleti

Yazma tarihi: 28 Aralık 2010 - 11:37 ÖS

Sayfa 2


Yer:Sholazar Ormanları.Northrend’deki yedinci günüm.

Ormanlar:Sholazar Ormanları,Northrend’in batısında bulunan,Icecrown ve batı tundrası arasındaki koca bir oyukta kalan bir yer.Daha çok bir kraterde denebilir çünkü deniz seviyesinden çok aşağıda kalıyor.Hayvan ve bitki türleri çok farklı.Ve önemli ozelliklerinden biri çok fazla deltası olması.Her yer ıslak denebilir.Yağmurlu bir iklim tipi hakim.



Son yazdığım gece iyi bir uyku çekmişim.Şu anda neredeyim bilin bakalım.Sholazar Ormanlarındayım.Eski dostum Hemet’ı çok özlemişim.Haydi çok vakit kaybetmeden,kısaca size neler olduğunu,neler yaşadığımı anlatayım.

Sabahın 10 veya 11’i gibi uyandık takım ile.Birlikte kahvaltımızı yaptıktan sonra işimize yarayacak aletleri çantamıza yükleyip apar topar ‘’Gnome’’ pilotların kullandığı Gyrocopterlere bindik.Pilotlar bizi ‘’Fizzcrank’’ adı verilen bir üsse kadar getirdiler.Lord Bolvar Fordragon’un emri üzerine,bu üsten ilerisine uçuş yasakmış.Ama şunu belirtmeliyimki sevgili dostlar,Tundra gökyüzünden harika gözüküyor.Eşsiz bir renk ziyafeti diyebilirim.Neyse kaldığım yerden devam edeyim.Şu üsse indiğimizde aşırı derecede şaşırdım.Gnome Hava Teknolojisinin en üstün örnekleri bulunuyordu burada.Her aracı teker teker inceleyip,mühendislerinin kendisinden bizzat bilgi aldım.Takımdaki herkes bu gizli ve üstün teknoloji karşısında (bende dahil) çok şaşırmıştı.Ama bir şeyi anlamadım,Büyüktinker Gelbin Mekkatorque ile birlikte aramızda o kadar muhabbet geçti.Ama buradan bir kere bile bahsetmedi bana.Neyse,iki veya üç saat kadar üste oyalandık.Ardından her birimize,birer harita verildi.Eğer kuzeye doğru ilerlersek ,bize ormanlara giden geçide varacağımız söylediler.Bunun üzerine tekrar çantaları aldık ve ne olur ne olmaz diye mataraları su ile doldurup yola koyulduk.Üssten ayrıldığımız sırada güneş batıyordu.Etraf yavaş yavaş kızıla çalındı.Bir an önce Sholazar’a varıp,öbür günün sabahı Hemet’ın yanında olmayı düşünüyordum.

Tepeleri aştıkça soğuk iklimden çıkıyor,daha ılık bir havaya vücudumuzu teslim alıyordu sanki.O aralar ormanlara yaklaştığımızı anlamıştımki o anda uzaklardan garip sesler duyduk.Bir kurt sesini andırıyordu.Hatta birden fazla kurt derken, birde baktıkki karşımıza ‘’Güruh Kurt Binicileri’’ çıkıverdi.Takıma panik yapmamalarını söyleyerek bizzat yanlarına gidip konuşmaya çalıştım.Neyseki insanca biliyorlarmış.Bize kim olduğumuzu sordular.’’Kaşifler Birliği’’ndeniz diye cevap verdim.Aralarında konuştuktan sonra teşekkür ettiler ve yolumuzu açtılar.Gitmeden önce onlara (biraz saygısızca olsada) burada ne aradıklarını ve Sholazar’a ne kadar yol kaldığını sordum.Yakınlarda bir kontrol noktaları olduğunu ve Sholazar’a varmak için az bir zaman kaldığını söylediler.Bende teşekkür ederek yanlarından ayrıldım ve takımın yanına döndüm.Herkes kendi yoluna gidiyordu.Tekrar yola koyulduk daha sonra.

Hava artık kararmaya başlamıştı yavaş yavaş.Neyse ki çıktığımız son tepenin ardından koca,dik dağları ve iki dağın arasındaki küçük geçidi görüyorduk.Takımda ve bende azda olsa bir sevinç belirdi.Ulu Mithril madenleri adına,ne kadar sevinmişlerdi öyle.Bizdekide Cüce aklı işte.Ne dersiniz.Hiç durmadan geçide doğru devam ettik.Kısa bir süre sonra geçide girmiştik.Darlığından dolayı ikişer ikişer ilerliyorduk.İlerlerken bir şey olur diye korkanlar vardı.Ancak dağlar neredeyse tamamen taştı ve heyelan gibi bir durum söz konusu değildi.Etrafta tehlikeli bir kaya parçasıda gözükmüyordu.Dar geçitte yer yer sarmaşıklar vardı ve yol hep aşağıya doğru iniyordu.İnerken,ormanın ne kadar deniz seviyesinin aşağısında olduğunu anlayabiliyorsunuz.Ve o git gide artan enfes toprak kokusu içinizi taptaze bir hale getiriyor.En sonunda geçidin sonuna geldik ve ormanın sarmaşıklı topraklarına ayak bastık.Takım yorulmuştu ve bana dinlenmek istediklerini söylediler.Bende havanın kararmasınıda göz önüne alarak isteklerini kabul ettim ve bir kamp kurulmasını,iyi bir ateş yakılmasını emrettim.Kamp yaklaşık 45 dakika içinde kuruldu.Ortayada güzel bir ateş yaktık ve Kaşifler Birliğinin efsane yemekleri olan ‘’Sucuk ve Marshmallow’’ yapımına başladık.Gece kuşlarının güzel sesleri ve güzel bir ateşin yanında takım ile beraber güzel bir ziyafet yaptık ve Uldaman’daki günler hakkında kısa bir muhabbet geçti aramızda.İttifak Siyaseti falan derken herkes çadırına geçti.Bense çadıra geçmekten ziyade bir ağacın dibine uzandım ve bir battaniyeyi üzerime çektim.Ardından en sevdiğim pipomu yakıp gökyüzüne bakarak,sadece Northrend’de görünen,’’Kuzey Işıkları’’ adı verilen o eşsiz ışık şölenini ve binlerce yıldızı izlemeye koyuldum.Thorium bulan madenciler adına,tanrı bunu herkese bahşetsin.Hayatımda asla unutamayacağım bir geceydi.

Sholazar’da güneş bir hayli geç doğuyor.Sabahları biraz sisli olmak ile beraber serin oluyorda.Çadırları topladık ve ateşin küllerini su ile söndürdük.Eşyaları toplayıp,son kontrolleri yaptıktan sonra tekrar yola,ormana koyulduk.Etraf biraz sisli olduğu için elimizde yaklaşık yedi tane bulunan gaz lambalarını yaktık.Çeşitli hayvanların seslerini duyuyordum.Yaklaşık iki saat boyunca otları kese kese,taşlara basa basa ilerledik ve sonra küçük bir deredeki oyulmuş bir kütüğün üzerinden geçtik.Birilerinin rahat geçmesi için işlendiği apaçık belli idi.Kısa bir süre sonrada ‘’Oyun Avcıları’’ ile karşılaştık.Onlarda cüceydiler.Çok iyi ve samimi bir şekilde karşılandık.Haha.Hemen ‘’Hemet’’ın nerede olduğunu sordum.Bana çadırında uyuyor dediler.Muhtemelen beni yarın veya bu günün daha geç saatlerinde bekliyordu.Gittim ve sertçe dürterek uyandırdım onu.İlk bakışta,hani nasıl derler,düz bir küfür çaktı bana.Duysanız çok kötü olursunuz.Hehehe.Sonra,ben olduğumu fark edince gülümsedi ve boynuma sarıldı.Çadırdan çıkıp birlikte bir masaya oturduk.Yaklaşık üç veya dört saat muhabbet ettik.O sıradada soğuk biramı eksik etmedi tabiî ki.Çatlak Hemet,yasadışı avcılık yüzünden İttifak sınırlarındaki Tropik Ormanlarda,Stormwind askerleri tarafından neredeyse hapsi boylayacağı günü anlattı.Ardından Nagrand’da ‘’Elekk’’ avcılığı yüzünden Kurenai tarafından nasıl yakalandığını.Şu adama kahkahalar atmamak elde değil yahu.Ama hala usanmadan avlanıyor herif.Şimdide şu doğa koruma örgütü olan ‘’D.E.H.T.A’’ ile arayı bozmuş.Tanrı yardımcısı olsun ne olacak bu adamın hali ? Aynı zamanda süper teknoloji bir tüfek üzerinde çalışıyormuş.Adı ‘’Nesingwary 4000’’ imiş.Bana silah planlarını gösterdi.Gayet harika ve sistemli.

Konuşmanın ardından,eğer bu gece burada kalırsam,yarın sabah beni ‘’ava’’ götüreceğini söyledi.Avlanmak ile aram pek iyi değildir ancak Hemet’i kıramadım ve isteğini kabul ettim.Bir geceyi orada geçirdik.Garip bir şey vardı o kampta.Yanlarındaki küçük şelalede bulunan bir ‘’Gemi Enkazı’’.Oraya nasıl geldiğini sordum.Fırtınalı bir gecede büyük bir ses ile uyandıklarını ve baktıklarında onun orada olduğunu söylediler.Şimdiysede tahta ihtiyaçları için kullanıyorlarmış.İlginç…..

Gün doğmuştu.Tüfekleri ve cephaneleri alıp,yanımızda dört avcı ile beraber yola koyulduk.Gökyüzü parlıyordu.Hava gayet güzeldi.Hemet’a ormandaki su kaynakları hakkında bazı sorular sordum.Sahip olduğu bilgilere göre ormanın dört bir yanından akan tam dört tane nehir varımş ve bu nehirler ormanın tam ortasındaki bir gölde birleşiyormuş.Ve sularıda neredeyse ‘’saf’’ denecek kadar temizmiş.Ardından bana ormandaki yerli popülasyonu hakkında bilgi verdi.Orman nüfusnun çoğunluğunu ‘’Frenzyheart Ursocları’’ ile ‘’Gorloc’’ lar oluşturuyormuş.Gorlocların ne olduğunu sordum.Ama bana sadece ‘’Murlocların daha gelişmiş,zeki,ve azda olsa konuşabilen halleri’’ olduğunu söyledi.Ve bu iki ırk aralarında sürekli savaşırmış.Hatta bir keresinde Hemet,bu savaşlardan birine tanık olmuş ve yerler gülmekten yattığını söyledi.Koskoca Kirin Tor bile bu kabileler arasındaki barışı sağlamak için çaba sarfediyormuş.Vay be…

Yürüyüşümüz esnasında ağaçlardan birinin dallarında büyük ve güzel renkli bir kuş gördük.Hemet hemen saklanmamızı işaret etti ve dakikasına o güzelim hayvanı vurdu.Diğer avcılarda hayvanı alıp çantalarına koydular ve yolumuza devam ettik.Akşam oluyordu.Birkaç yaban çalısınıda geride bıraktıktan sonra işte o göle vardık.Hemet’ın dediğine göre buraya ‘’Nehirlerin Kalbi’’ deniyormuş.Ve gerçektende bu isme layık bir yer.Gördüğüm manzara karşısında şok oldum.O kadar güzeldiki.Suya baktığınızda dibindeki büyük taşları görebiliyorsunuz.Yer yer sıcak su fişkırtan kaynaklar var.Ama o akan dört şelalenin manzarası her şeye bedel.Hayatta bir kere bile olsa gelip görmenizde fayda var diyorum.

Hava kararıyordu.Hemet’in dediğine göre kampa geri dönmek zorundaydım.Gölü inceleyemedim.Ancak vaktimizde yoktu ve buraya göl için gelmemiştik.Yalnız,Ulduar’da daha iyi ve güzel şeyler bulabileceğimden emindim.Kendimi böyle teselli ederek (istemeyerekte olsa) gölden ayrıldık.Ama işim biter bitmeze bu ormanlarada el atacağım.Heh,umarım şu D.E.H.T.A falan peşime takılmazda rahat rahat yaparım işlerimi.Sholazar nasıl desem,büyülü bir yer.Ve keşfedilecek bir çok sırrı olduğundan eminim.Muhabbet ede ede kampa döndük çok yorgundum ve o gece herkese iyi geceler dileyerek yattım.

Evet bunları sabah kalktıktan sonra yazıyorum.Hemet in yanındaki son iki günüm.Ordanda Dalaran’a hareket edeceğim.Dediğim gibi,eğer imkanınız varsa,Azeroth’un bunalımından ve savaşlarından sıkıldıysanız,kısa bir süre olsa bile gelin ve şu ormanın eşsiz tadını çıkartın.Hadi hoşçakalın.Çatlak Hemet beni içmeye çağırıyor….

Brann Bronzebeard.


(Yazdığım yerdeki bazı kısıtlamalardan dolayı resimleri ayrıca paylaşacağım.)
  • 0

#11 büyülücüce

büyülücüce

    Knight

  • Members
  • 490 İleti

Yazma tarihi: 29 Aralık 2010 - 12:42 ÖÖ

eline sağlık yine büyük zevkle okudum :(
  • 0

#12 Itachi

Itachi

    Knight Lieutenant

  • Members
  • 839 İleti

Yazma tarihi: 29 Aralık 2010 - 03:13 ÖÖ

harika olmuş ellerine sağlık
  • 0

#13 Cloudblood

Cloudblood

    Centurion

  • Members
  • 858 İleti

Yazma tarihi: 29 Aralık 2010 - 11:30 ÖÖ

Ellerine sağlık roman gibi olmuş. Akıcı ve sürükleyici. Yazılarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
  • 0
Anu belore dela'na! Selama ashal'anore! Sin'dorei!

REMEMBER THE SUNWELL! FOR THE GLORY OF QUEL'THALAS!

FOR THE HORDE!

#14 fartboy

fartboy

    Üye

  • Members
  • 303 İleti

Yazma tarihi: 15 Şubat 2011 - 04:21 ÖS

Sınavlar dı şuydu buydu derken,devamını malesef paylaşamadım.Umarım ''yarıda bıraktı-devam etmeyecek'' diye düşünmemişsinizdir çünkü ''Dalaran'' ile muhteşem bir dönüş yapacağım.İnanın bana hergece birşeyler düşünüyorum bunun hakkında,kağıda geçiyorum.Biraz daha vakit.Teşekkürler.
  • 0

#15 fartboy

fartboy

    Üye

  • Members
  • 303 İleti

Yazma tarihi: 17 Şubat 2011 - 10:49 ÖÖ

Sayfa 3


Resmi ekleyen


Dalaran-Kirin Tor'un Büyülü Krallığı (Nihayet)

Northrend üzerindeki 27.günüm.


Resmi ekleyen

Nasıl ? İyi resim değil mi ? O çatlak ressam benden tam 10 altın aldı ! İnsaf be!

Yer:Başlıkta yazıyor.Açıklama ihtiyacı hissetmedim.(Hadi ama...)

Nihayet,nihayet uzun zamandır hakkında söylentiler duyduğum,kitaplar okuduğum şehirdeyim.Dalaran;kimilerine göre ''Fırsatlar Şehri'' kimilerine göre ''Hayaller Şehri'' ve benim içinse,bir bardak biranın elli gümüş olduğuna bakılırsa (ki biraları keçi sidiği gibi)''Para Harcama Kenti''.

Dalaran hakkında birçok yorum ver görüş var.Ve bunları neredeyse hepside olumlu yönde.''Gadgetzan Times'' ve ''Stormwind City News'' gazetelerini ne zaman açsam,mutlaka Kirin Tor veya Dalaran ile ilgili bir haber mutlaka olur.Herşeyi ile apayrı bir yerdir Dalaran.

Şehirde büyük oranda ''Mor ve Krem'' renkleri hakim.Yollarda,kaldırımlarda kullanılan parça taşların bile rengi aynı.Meteoroloji sihirleri ile desteklendiği için güzel bir iklimi var.Normalde yılın büyük bir bölümünün soğuk geçmesi gereken Northrend'de dört mevsimi yaşıyormuş.Yollar ve kaldırımlarda yer yer güzel ağaçlar ve çalılar mevcut.Hepsinin görevli doğa bilimcileri tarafından kontrol ediliyor,bakımı yapılıyor.Dükkanların kenarlarında yer yer güzel,renkli çiçekler mevcut.Binaların yapımında çok kaliteli malzemeler kullanılmış.Dalaran halkı çoğunlukla ''Apartman'' adı verilen,kat kat üst üste koyulmuş evleri tercih ediyor.Sistem şöyle.her katta iki daire var.Ve bu daireler bayağı bir geniş.Her aile bir dairede kalıyor.Gerçekten ilginç,ama bir o kadarda sıcak bir ortam.Komşular ile yan yana veya çok yakın olmak güzel bir duygu olsa gerek.


Resmi ekleyen

Dalaran...(Çaktırmayın ama böyle bir haritayı o kulede bırakamazdım.Çaldım.)

Dalaran halkı ayrı bir sıcak,hoşgörülü,saygılı.Ama bir o kadarda havalı ve kibirli.(Şu Sin'dorei yokmu..).Dükkanlarda tüccarların ''Şehrin en iyisi bizde! - Başka yerde bulamazsınız! - Buyrun bayan! '' diye bağıran ahmak halleri yok.Zaten ''Savaş Büyücüleri'' hergün şehirde devriye geziyor.Kısacası şehirde iyi bir disiplin,hoşgörü ve saygı hakim.Bunun en büyük sebebide şehir nüfusunun çoğunun yaşlı veya emekli olması.Büyücüler bilgili,görgülü,saygılı,nazik kişilerdir.Kendilerini sevmemdeki en büyük etken de bu.

Resmi ekleyen

Bir tüfekçi dükkanından alış-veriş yaparken.Yalnız elf kızıda bayağı güzeldi yahu.

Fakat bazı eski ve geri kafalılar yüzünden kendileri hakkında olumsuz açıklamalarda çıkabiliyor.Hele ki Veba öncesi Lordaeron zamanları.O zamanlarda artık öyle bir duruma gelmişki büyücülere ''Lanetli'' demeye başlamışlar.Yahu bu herifler kara büyücümü ki lanetlensinler.Neyse ki gerçekleşen onca olay ve aradan geçen uzun bir zaman biriminden sonra İnsan halkları artık daha anlayışlı,daha bilgili gözüküyor.Bu zaman zarfındada Kirin Tor,kendi amacını Azeroth halkına iyi bir biçimde göstermiş gibi.Eskiden Ironforge'da devriye gezen mor cüppeli adamlara cüce halkı ''Kaş'' kaldırır iken,artık onlarda halkın bir parçası olarak gözükmeye başladı.Dalaran büyücülerinin önemli bir özelliğide ''Bir büyücüden daha çok bir ''Politikacı'' olmaları.''.Büyük yönetimlerde iyi bir danışman olarak görev alabiliyorlarmış.

Nasıl diyeyim,her yerdeler.Sihir,artık Azeroth'taki yaşamın kaçınılmaz,vazgeçilmez bir parçası olmuş.Bunun sonucundada Kirin Tor gibi bir kuruluşun konumu bir hayli yükselmiş.

Hayatımızın bir tarafındada bulunmalarından ziyade,Güruh'un ve İttifağın geleceğindede etkililer diyebilirim.Stormwind Şehrindeki ''Büyücüler Bölgesi''nin denetimi Kirin Tor tarafından yapılıyor.Kirin Tor standartları artık Azeroth'taki tek gerçek olmuş.Birde;eğer bir Sihirbazlık öğrencisi iseniz,ve adınız Kirin Tor'a bildirmedi iseniz, sakın ola menzun olunca kendinize ve etrafınızdakilere ''Ben artık büyücü oldum'' demeyin.Çünkü,Dalaran'dan lisansınız olmadığı sürece resmi bir sihirbaz olamıyorsunuz.Ve işin ucunda resmi bir belge olmayınca ne İttifak Ordusunda,nede Güruh ordusunda bir işe başlayamazsınız.Hiçbir resmi topluluk veya kurum sizleri kabul etmiyor diyebilirim.(Silvermoon şehri hakkında biraz şüpheliyim ama.Sin'dorei,tarzını Kirin Tor ile tartışmayı sevmiyor.)

Kısa kesmeye çalışayım.Biraz şehir hakkında bilgi vereyim sizlere.Bildiğiniz üzere şehir,inanılmaz bir şekilde gök yüzünde asılı duruyor.Tam büyücü işi yahu !.Etrafı surlar ile çevrilmiş.Yer yer görkemli ve yüksek kuleler mevcut.Şehrin içinde,hatrı sayılır derecede büyük bir politik çatışma var.Bunun sebebide şehirdeki üç tane taraflanma.Bunlar hakkında öğrendiğim kadarı ile kısa bir bilgide vereyim.Bunlar Kirin Tor başta olmak üzere Gümüş Yoldaşlık ve Güneşörenler.

Gümüş Yoldaşlık:Bu birlik tam bir Ittifak tarafçısı ve Kral Varian'ın Northrenddeki en büyük destekçileri diyebilirim.Sadece Yarı-elfler buraya katılabiliyor.Ve Kirin Tor'un lideri başbüyücü Rhonin Redhair'ın müstakbel eşi Korucu-General Vereesa Windrunner tarafından yönetiliyor.Zaten Lady Vereesa,Azeroth üzerindeki Yarı-elflerin neredeyse ''hepsini'' bir yoldaşlık altına toplayabilmiş.Gerçekten takdir edilecek iş.Güneşörenler ile aralarında daimi bir politik çatışma var.

Güneşörenler:Bu tarafsa,neredeyse Gümüş Yoldaşlığın tam zıttı diyebilirim.Kendileri,Kirin Tor'un en üst yönetim kademesi olan ''Altılar'' ın üyesi Başbüyücü Aethas Güneşören tarafından yönetiliyor.Ve kendisi Altılar konseyine katıldığı bilinen tek ''Sindorei-Kan elfi imiş.'' (Aranızda Kael'thas a ne oldu diye soranlar olabilir.Kael'thas,Altılar konseyinde bulunduğu sırada bir High-elfti.Şeytani gücü kullanmaya Dalaran'dan ayrıldıktan sonra başladı.)Güneşörenler,Güruh'un Northrend üzerindeki en büyü sponsoru ve Gümüş Yoldaşlık ile aralarında daimi bir politik çatışma mevcut.

NOT:Ne kadar komik değil mi ? Savaş her yerde.

NOT:Bu iki tarafın politik çatışmaları,Dalaran gündeminin neredeyse tümünü oluşturuyormuş.

Sıkıldım be ! Hadi neler olduğunu anlatayım size birazda !

Aslında şehre gelişimiz bir-..............


(Dalaran'ı Dalaran gibi anlatmak istediğim için bu bölümü 2-3 part a bölmeyi düşünüyorum.Takip ettiğiniz için teşekkürler.)

Konu Varadien tarafından 17 Şubat 2011 - 03:13 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#16 Cloudblood

Cloudblood

    Centurion

  • Members
  • 858 İleti

Yazma tarihi: 17 Şubat 2011 - 11:34 ÖÖ

Ellerine sağlık. çok güzel bir yazı olmuş. Akıcı ve sürükleyici. Betimlemelerin çok güzel. Yerleri, kişileri, olayları bir adamın gözünden çok başarılı bir şekilde yansıtıyorsun. Yazının devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
  • 0
Anu belore dela'na! Selama ashal'anore! Sin'dorei!

REMEMBER THE SUNWELL! FOR THE GLORY OF QUEL'THALAS!

FOR THE HORDE!

#17 fartboy

fartboy

    Üye

  • Members
  • 303 İleti

Yazma tarihi: 05 Nisan 2011 - 11:25 ÖÖ

Ne yazıkki daha devam ettiremeyeceğim için konuyu burada kesmek zorundayım.Sizleri umutlandırıp,bekletti isem çok özür dilerim.
  • 0

#18 Al'Akir

Al'Akir

    Scout

  • Members
  • 363 İleti

Yazma tarihi: 06 Nisan 2011 - 11:30 ÖÖ

Oldumu ama şimdi okuyoduk.

Konu Al'akir tarafından 06 Nisan 2011 - 01:19 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Ergenekon

  • 0

#19 Nem.

Nem.

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 834 İleti
  • LocationÇanakkale

Yazma tarihi: 06 Nisan 2011 - 09:05 ÖS

Çalışmalarını daha yeni okuma fırsatım oldu. Çok güzel çalışmalar keşke yazmayı bırakmasaymışsın. Belki derlemeyle çok güzel kısa hikaye olurmuş. Daha iyi övgüleri hak ediyorsun. İnşallah yeni çalışmalarını görmek dileğiyle..
  • 0

#20 Cloudblood

Cloudblood

    Centurion

  • Members
  • 858 İleti

Yazma tarihi: 07 Nisan 2011 - 07:46 ÖÖ

Yazının devamını büyük bir sabırsızlıkla bekliyordum. Ne yapalım kısmet değilmiş. Yeni yazılarını görmek umuduyla yolun açık olsun.
  • 0
Anu belore dela'na! Selama ashal'anore! Sin'dorei!

REMEMBER THE SUNWELL! FOR THE GLORY OF QUEL'THALAS!

FOR THE HORDE!




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı