İçeriğe git


Resim
- - - - -

Herald Yeni Başlık


  • Please log in to reply
Bu konuya 7 yanıt gönderildi

#1 DooMBolt61

DooMBolt61

    Legionare

  • Members
  • 458 İleti

Yazma tarihi: 02 Kasım 2011 - 09:08 ÖS

Konu Buraya taşındı

Siyahlara bürünmüş bir adam yavaşça Stone fire tavernasına girdi Stone Fire tavernasında insanlara fazla raslanmazdı çünkü burası bir cüce tavernasıydı.Sakince bara gidip bir bira söyledi.Cücelerden nefret ediyordu ama onlarla iş yapması gerekmişti işte.Sonra gidip boş ve ıssız bir masaya oturdu.Biraz bekledikten sonra parlak zırhlar giymiş şişman bir cüce içeri daldı ve karşısındaki sandalyeye oturdu.
-Merhaba insan
-Gevezelik etme burdan hiç hoşlanmadım çabuk konuş
-Eee evet şeyy birini öldürmeni istiyorum
-Orasını bende biliyorum kimi öldürmemi istiyorsun bira fıçısı çabuk söyle
-Bir büyücü şeyy
-Lanet olası daha hızlı konuş fazla vaktim yok
-Bir başbüyücü
İnsanın gözleri genişledi o bile bir baş büyücüyle uraşmak istemezdi ama uyurken boğazını kesmek hiçte zor olmazdı sonra bir çuval altınla burdan kaçardı evet
-Fiyat?
-Eee evet biraz pahalı olacağını düşündüm ve 2000 altın getirdim iş bittikten sonrada 8000 altın alacaksın uygun mu?
-Pekala kimi öldürmemi istiyorsun tam adını ver kıllı yer elması
Cüce cebinden kirli ve buruşuk bir kağıt çıkartıp siyahlara bürünmüş adama uzatır adam tek kelime etmeden kağıdı alıp uzaklaşır
Cüce alnında ki terleri siler ve tuttuğu nefesini verir bu iş ona pahalıya patlamıştı ama sonunda o büyücüden kurtulacaktı.Hayır BAŞBÜYÜCÜden kurtulacaktı.
Sandalyeden kalkıp bara gitti ve en sert biradan aldı bir dikişte bitirdikten sonra bir daha istedi...

------------------------------------------------------------------------------------------------------


Simsiyah bir kılıç masanın üstünde duruyordu.Silahın kabzası hariç her yeri siyahtı kabzasında iskelet omurgasını andıran şekiller vardı.Kılıcın sahibi yüzü taktığı kapşonu yüzünden gölgelenen bir insandı.Sandalyesine yaslandı ve cebinden bir kağıt çıkardı.Kağıdı açtı;
Jorlack Tome Büyülü Demir Loncasının başkanı Ironforge de yaşıyor

İnsan biraz düşündü ve belindeki kılıfından metal kısmı kırmızı hançerini çekti.Hançere dikkatle baktı.13 yıldır bu hançer ondaydı ve gerçekten harika bir silahtı bir ejderhanın pulunu bile delebilirdi.Sonra kılıca baktı Kılıçta bir o kadar sağlamdı ama bu kılıcın bir özelliği vardı:Gölge.Kılıcın sahibi ölümcül gölgeler fırlata bilir veya kendini gölgelere saklayabilirdi.Sonra ayağa kaltı.Özel odasında duvara doğru yürüdü duvara doğru elini uzattı ve dokundu bu dokunuşla birlikte duvar ortadan kayboldu ve yanlızca içi silah dolu bir oda kaldı.Katil elini uzattı ve bir arbalet aldı.Arbaleti kafa kısmında ağızı açık bir kuru kafa vardı oklar kuru kafanın ağızından fırlıyordu.Arbaleti götürüp masaya koydu o bunu yaparken az önce yok ettiği duvar geri geldi.Sonra birden kapı çalındı.Katil irkildi burayı kimse bilmezdi 1-2 dostu haricinde tabi onlara dost denebilirse.Gidip kapıyı açtı ve karşısında hiç tanımadığı bir insanı gördü.Masayla arasındaki mesafe fazla değildi eğer bir saldırı olursa savunmasız sayılmazdı.İnsan etrafına bir bakış attı ve kolyesini çıkardı ve bir troll'e dönüştü.Kiralık katil gözle görülür bir biçimde rahatladı.Troll içeri geçti ve oturdu katilde aynısını yaptı.

-Merhaba Herald
-Ne istiyorsun Lor'jin ?
-Eski bir dosta böylemi davranıyorsun ?
-"Dost" derken?
-Eskiden bu kadar çok soru sormazdın şimdi beni iyi dinle--
-Lanet olası seninle en son iş yaptığımızda beni bir ejderha ininde bırakıp kaçtın
Lor'jin kaşlarını çattı Herald bunu görünce çok rahatsız oldu Lor'jin şeytanlarla uğraşıyordu ve şeytani güç iyice içine işlemişti hatta lideri olduğu kabileyi bu yüzden yok etmişti
-Bak insan sen bir hazinesin ve senden iyi para kazanıyordum
Herald onun troll aksanıyla konuşmadığını fark etti
-Şimdi bir ogre kasabası buldum ve lideri bir Dreadlord
Herald tek kaşını kaldırdı
-Ve elinde çok istediğim bir asa var onu istiyorum eğer onu alırsak sana çok özel bir silah vereceğim ne diyorsun ?
Herald bunun aynı zamanda bir zorlama olduğunu da anladı
-Pekala ama şu an doluyum bana 1 ay ver
-2 hafta
-2 hafta
-Harika görüşürüz
Kolyesini takıp insana dönüştü ve gitti

Herald Lor'jin i öldürmeye karar verdi o pislikle uğraşmak istemiyordu


-------------------------------------------------------------------------------------------------


Jorlack kamp ateşinin etrafında oturmuş yemeğini yiyordu.Bir ziyaret için Ironforge'den ayrılalı 9 saat olmuştu.Gece olunca çadırlar kurulmuş ve mola verilmişti.Ekip 7 kişiydi ve hepsi cüceydi.4 tane savaşçı 1 rahip 1 de şaman.Birde o.Askerler çok gürültü çıkartarak espiriler yaparak ve tabi ki içki içerek eğleniyorlardı.Ve sonra bir asker kalkıp;
-Ben işemeye gidiyom.
-Pöh 2 şişe bira bile içmedin daa
-Olsun birazdan gene işerim Hahaha
-Hahaha
-Dur lan bende geliyom.
-Ne diyon be git başka yerde işe
-Off tamam.
Askerler ayrı ayrı gittiler.Sonra kamptakiler daha fazla içtiler Jorlack dışındaki herkez içiyordu.Jorlack içkiyi sevmeyen nadir cücelerdendi.10 dakika oldu giden cüceler dönmedi.Jorlack bir şeyler olduğundan şüphelendi ve 2 askeri aramaya yolladı.Askerler bağırarak armaya başladılar.Sonra bağırışlar kesildi.Jorlack kalan rahip ve şamana hazır olmalarını söyledi ama 2 side fazla içmişti hele şaman 30 dakika içinde 15 şişe bitirmişti.Ve ayakta zor duruyordu.Ve birden rahip yere yığıldı ve arkasından siyah elbiseler giymiş 1 insan çıktı.Şaman zorla bir büyü yapmaya çalıştı ama başaramadı ve insanın vurduğu bir kabza darbesiyle bayıldı.Jorlack bir Baş büyücüydü ama yakın dövüşte pek çok kişiden daha iyiydi.İnsan ona doğru bir darbe savurdu sonra bir başkası ve sonra bir daha.Ve bu 3 darbede savuşturuldu.Sonra Jorlack kafası çekiç şeklinde olan asasıyla bir darbe savurdu.Darbe büyü sayesinde sağa doğru yapılıyormuş gibi göründü.Ama aslında sola doğru yapılmıştı insan bunu beklemiyordu.Ve karın boşluğuna nefesini kesen bir darbe yedi.Eğer zırhı çok sağlam olmasaydı kemikleri kırılabilirdi.İnsan hızla geriye doğru atıldı ve kara kılıcından bir gölge fırladı.Jorlack'a böyle bir büyü yapmak aptallıktı çünkü büyüye karşı onu savunan pek çok eşyası vardı.Ve usta büyücülerin yapmış olduğu büyüler hariç hiçbir büyü bu savunmaları aşamazdı.Jorlack işin aslını olay bittikten sonra anladı.İnsan gölge topunu dikkat dağıtma aracı olarak kullanmıştı ve şu an her yerde olabilirdi.Fiziksel saldırılara karşı kendine bir koruma büyüsü yaptı ve büyü bittikten sonra beklediği saldırı geldi.Büyü ile hızlandırılmış bir dönüşle rakibine saldırdı.İnsan darbeden kurtuldu ve inanılmaz bir hızda 5 darbe vurdu üstüne birde kan kırmızısı bıçağıyla saplama hamlesi yaptı.Büyülü savunma bile bu darbeleri kaldıramadı ve büyü bozuldu.Ama Jorlack çok iyiydi ve her darbeyi asası ile berteraf ediyordu.Bu bir süre böyle devam etti.İnsan bıçağıyla sağdan bir vuruş denedi ama asıl vuruş sağdaki kılıçtan geldi.Ve cücenin kömür karası sakalından bir tutam yere düştü.Bu darbenin asıl amacı cüceyi kızdırmak ve büyü kullanmasını engellemekti cüce dövüşte insandan iyi değildi ama büyüyle birleşmiş bir dövüşte kesinlikle cüce çok öndeydi.Ama cüce öfkelenip saldırmadı.Okkalı bir küfür savurdu ve yok oldu...

Jorlack tekrar belirdiğinde bir ağacın tepesinde idi ve insana doğru yıkıcı büyüler yapmaya başlamıştı...


---------------------------------------------------------------------------------------------


Jorlack bir ateş topu yolladı.İnsan ateş topundan güç bela kurtuldu ve ardından Jorlack 2 yıldırım daha yolladı.İnsan birinden kaçmıştı ama biri tam ayağının dibine düştü ve onu geriye doğru fırlattı.Ama çok hızlı bir şekilde toparlandı ve gelen diğer darbelerden kurutuldu.Sonra bir yıldırımdan yuvarlanarak kurtuldu ve gözle seçilemeyecek hızda bir hareket yaptı.Jorlack bunu fark etmedi ve insanın eline büyüyle bir arbalet geldi sandı.Arbalatin kurukafa şeklindeki başından bir ok fırladı ve Jorlack ı karnından vurdu.Jorlack ağacın üstünden geriye doğru uçtu ve dalları kırarak yere çakıldı.Ayağa kalkmaya çalıştı ama başaramadı.İnsan onun yanına geldi.Kolyesini yokladı.Yüzüklerine baktı ve bir yüzüğü çıkartıp aldı.Sonra eğilip güzel işlenmiş asayıda aldı.Ve sonra cücenin boğazını kesti...

Herald iyi bir iş çıkartmıştı.Oldukça kıymetli bir yüzük ve asa elde etmişti.Şimdi şişman cüceyi bulup parasını almalıydı...

Ironforge'ye çok hızlı bşr şekilde geri döndü.Stone fire tavernasına girdi ve zaferi kutlamak için pahalı bir şarap söyledi.10-15 dakika sonra içeri şişman bir cüce girdi.Cüce gidip karşısına oturdu:

-Çok teş-
-Parayı ver.
-Ehm tabi

Elini kesesine attı ve keseyi kopartıp Heralda fırlattı.Herald büyük keseyi aldı ve açtı sonra tavernadan çıktı.Hızla Ironforgeden ayrılıp Stormwindeki gizli sığınağına döndü.Eve girdiğinde her zaman başına oturup plan kurduğu masada 5 kişinin oturduğunu fark etti.Hızla silahlarını çekti.Sonra gerçeği anladı.Bunlar çalıştığı kişilerdi.Oldukça güçlü bir cüce ,2 insan lordu ,1 orc ve Lor'jin.

-Merhaba Herald
-Bu-bu-burada ne arıyorsunuz siz
İnsan lordlarından biri ayağı kalktı
-Yeni bir iş var senin için
-Ee ne işi Lord Grawley
-Harika bir iş Ironforge karışmış durumda
-Yani
-Ve benim Iron forgeden alacaklarım var kalelerim de demir ocağı yok anlarsın ya
-Onları çalacak mıyız
-Evet ve sonra ben Lord Brewglow ile güçlerimizi birleştireceğiz
Orc elini güçlü bir şekilde masaya vurdu.Çok şükür ki masa çelikti.Sonra orc konuşmaya başladı
-Ve Kanlı Balta klanı aptal Horde ye bağlı kalmayacak çünkü bende onlara katılıyorum.
Lor'jin sakin bir şekilde
-Ve benim kalan adamlarım da onlara katılacak tabi ki üstün şeytan yeteneklerimde.
-Eee bütün bunların benle ne alakası var
Cüce hemen lafa atladı
-Çünkü sen ve ben bu birleşmiş gücün komutanları olacağız.Tabi ki öncelikle şu demir ocağını çalmanın bir yolunu bulmalıyız
Herald gidip boş bir sandalyeye oturdu.Olanları düşündü.Bir ordunun başına geçmek .Daha 28 yaşında olmasına rağmen hayatı sokaklarda geçmişti.Eğer bir ordunun başına geçerse Stormwinde ki gizlice izlediği güzel sarışın kızı yanına alabilirdi.Herald duygularını kaybetmişti ama bu kıza karşı hisslerini bastıramıyodu.
-Tamamdır.
-Harika
-Bana orduların listesini çıkartın
-Bunu düşünmüştüm
Gömleğinin iç cebinden bir parşomen çıkarttı
-Hepsi bu ama dahaları da eklenecek bağımsızlığımızı ilan etmeden önce çok adama ihtiyacımız var
Herald onayladı.Lor'jin bir şeyler mırıldandı ve 5 davetsiz misafir ortadan kayboldu

Herald oturup parşömeni incelemeye başladı

Lord Grawley:100 piyade 20 büyücü 10 rahip 2 savaş ustası
Lord Brewglow:85 piyade 25 büyücü 20 rahip 1 savaş ustası
Lor'jin:15 piyade 3 büyücü 5 rahip 5 şaman 1 savaş ustası
Kanlı Balta:150 piyade 10 savaş büyücüsü 40 şaman 5 savaş ustası
Parşömenin geri kalanında silah ve eğitim durumları yazıyordu.Herald arkasına yaslandı ve Hem Allience Hem Horde onlara kötü bakıcaktı ve belki savaşlar olacaktı.Herald yerleşik bir düzen istiyordu.Şu anda sayıları az da olsa Lordlar ve Lor'jin ve Kanlı Balta yeni askerler almaya gitmişlerdi.Yeni bir macera onu bekliyordu...

------------------------------------------------------------------------------------------------

Herald 2 devasa mızraktan kurtuldu.Ve bir kayanın arkasına girdi.Devasa bir mızrak kayaya çarptı ve kaya parçalandı.Herald son anda bundan da kurtuldu.Ve koşmaya başladı.Peşinde 20-25 ogre vardı.Bir mağraya girdi.Tavana tırmandı ve çıkıntılara tutunarak asıldı.Ogreler içeri dalınca arkalarından yere atlayıp koşmaya devam etti.Çıkışı bir ogre tutmuştu.Herald eğilip kayarak ogrenin bacak arasından geçti.Dışarıda koşmaya devam etti.Bir ateş topu onu açık ara ıskaladı.Ateş topunun geldiği yönde bir ogre büyücüsü vardı.Lor'jin e küfretti ve koşmaya devam etti.Kayalık alanda bir kayanın kenarına girdi ogreler onu gördü ve mızraklar atmaya devam ettiler.Mızraklar onu son anda ıskaladı.Ve bütün ogreler bir anda durdu.Lor'jin Herald'ın yanında belirdi ve;
-Haha sana kolay olduğunu söylemiştim
-Kolaymı!Kolaymı!Lanet şeyler beni şişliyordu.
-Sakin ol 50 ye yakın ogre ordumuza katıldı Dreadlord ölünce kontrolü şeytan güçlerimle ben aldım
Sonra Kırmızı bir asa çıkarttı asanın üstünde şeytan amblemleri vardı ve kafası boynuzlu kurukafa şeklindeydi.
-Bunu da aldık
-Aman ne iyi
Sonra Lor'jin bir eldiven çıkarttı eldiven kırmızıydı.
-Silah iptal oldu bunu Dreadlord'un üstünde buldum.İzle.
Eldiveni taktı ve bir imp çağırdı.İmp'e ona ateş topu yollamasını emretti.İmp bunu yaptı.Lor'jin alev topunu eldivenli eliyle yakaladı ve impe geri yolladı.
-Gördün mü?Bu eldiven bir hazine ayrıca eldiven geceleri siyah oluyor
Herald eldiveni sağ eline taktı ve elini sıkıp açtı.
-Ah evet.Bu iyiymiş
-Söylemiştim.
-Ne zaman bağımsızlığımızı ilan edeceğiz?
-Yakında dostum yakında Lord Brewglow'un kalesine taşına bilirsin eğer kast ettiğin buysa.Seni bir Komutan olarak tanıtacak.
-Harika.
-Komutan olmadan önce yapacak bazı işlerim var...

Konu DooMBolt61 tarafından 02 Kasım 2011 - 09:53 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#2 Irony

Irony

    Knight Lieutenant

  • Members
  • 648 İleti
  • Locationbilkent

Yazma tarihi: 02 Kasım 2011 - 09:42 ÖS

bune şimdi ?:P
  • 0

#3 DooMBolt61

DooMBolt61

    Legionare

  • Members
  • 458 İleti

Yazma tarihi: 02 Kasım 2011 - 09:48 ÖS

http://www.wow-turk....artisma-mekani/ burdan yazdığım hikayeyi derleyip buraya koydum arkadaşım konuyu okumadan sabote etme lütfen
  • 0

#4 dogabeey

dogabeey

    Moderatör

  • Moderators
  • 299 İleti

Yazma tarihi: 02 Kasım 2011 - 09:49 ÖS

Konu için yeni başlık açman güzel olmuş. Oldukça iyi gidiyor şu an.

@irony:

Neye benziyor?
  • 0

Dark Lion Onslaught.


#5 Irony

Irony

    Knight Lieutenant

  • Members
  • 648 İleti
  • Locationbilkent

Yazma tarihi: 02 Kasım 2011 - 09:52 ÖS

doom eski başlıgını gormedım pardon:P dogabeey bilmem açıklama falan olmadan direk yazıyı yazmış garip geldi...
  • 0

#6 DooMBolt61

DooMBolt61

    Legionare

  • Members
  • 458 İleti

Yazma tarihi: 05 Kasım 2011 - 04:45 ÖS

Herald Lord Brewglow un kalesine yerleşmişti.Ve şimdi askerlere kendini tanıtmaya gidiyordu."Komutan Herald Darkblade" Soy adını değiştirmişti.Aslında eski soy adını kullanmadığı için hatırlayamıyordu.Lord Brewglow un 500 e yakın askeri olmuştu ve kalenin avlusunda 150 civarı asker vardı büyücülerin onunla alakası olmadığı için gelmemişlerdi.Rahipler de öyle ve bazı askerler de öbür cücenin komutasındaydı.Eskisi gibi siyah giymemiş onun yerine Lord Brewglow Lord Grawley in ortak amblemi olan siyah,kırmızı ve altın sarısı renklerinde giyinmiş ve Amblemi de giymişti.Amblem 2 kanat arasında çaprazlanmış 2 baltaydı kanatlar melek kanatı şeklinde dizayn edilmişti.Ve son olarak baltaların açık kalan tarafında klasik troll voodoo maskelerinden biri vardı.Kanatlardan biri Lord Grawleyi biri Brewglow u temsil ediyor baltalar Kanlı Balta klanını temsil ediyor ve voodoo maskeside Vol'jin i temsil ediyordu.Ama lordlar komutanlarını da unutmamışlardı.Siyah renk Heraldın Altın sarısı renk cüceyi ve kırmızı da Başbüyücüyü temsil ediyordu.Herald baş rahipin simgesinin ne olduğu bulamadı.Askerlere döndü ve konuşmaya başladı;
-Ben Herald Darkblade.Sizin yeni komutanınızım.Ama bunu biliyorusunuz.Ben disiplinli biri değilim.Ama kurallara uymazsanız sorun çıkacağına emin olabilirsiniz
-Bazılarını seçip bir elit birlik oluşturacağım.
O sırada Atlı biri gelip yanında durdu.
-Merhaba Herald.Askerlerle tanışmana sevindim.
-Tabiki Lord Brewglow
Herald biraz daha klasik komutan konuşması yapıp.Özel odasına çıktı.Oda da pek bir şey yoktu.Bir yatak elbiseleri için büyük bir dolap,içi boş büyük bir kitaplık,1 masa 4 sandalye ve 1-2 ufak tefek eşya daha.Herald silahlarını özel deposuna yollamıştı.Kapısı çalındı ve yavaşça açıldı
-Komutan Herald rahatsız ettiğim için özür dilerim efendim ama Lord Brewglow sizi Komuta odasına çağırıyor.
Herald sıkıntıyla iç çekti komutan olmak düşündüğü kadar kolay bir iş değildi

Konu DooMBolt61 tarafından 05 Kasım 2011 - 04:48 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#7 Falven

Falven

    Moderatör

  • Moderators
  • 405 İleti
  • LocationBodrum

Yazma tarihi: 19 Kasım 2011 - 05:27 ÖS

Cümleler kopuk kopuk,bu yüzden okumayı zorlaştırıyor. İmla kurallarına daha çok dikkat etmek lazım. Cümle uzunluklarına bir denge getirmeni önerebilirim,ya çok uzunlar ya çok kısalar. Diyaloglar arasına betimlemeler yerleştirirsen daha keyif verici olur. Hikaye yazma işi sabır gerektirir,hemen yayınlayıp yorumları beklemektense defalarca okumanı öneririm. Hikayen sürükleyici olamadan bitiyor. Biraz daha gayret edersen güzel bir şeyler çıkabilir.
  • 0

Resmi ekleyen


#8 DooMBolt61

DooMBolt61

    Legionare

  • Members
  • 458 İleti

Yazma tarihi: 24 Kasım 2011 - 06:49 ÖS

Lor'jin sandalyesine yaslandı ve masadaki altın kadehti eline aldı.Biraz düşündü ve kadehten bir yudum aldı.Kadehi masaya geri koyacaktı ki bir sesle irkildi ve pahalı şarabı yere döktü.
-Merhaba eski dostum
-Lanet buraya nasıl girdin ?
-Sence senin adamların benim buraya girmeme engel olabilir mi?
-Hmm ne istiyorsun?
-Hala bu eski barakada neden saklanıyorsun ki?Lordlar sana konforlu kalelerinde kalacak yer sunmuştur.
-Benim askerlerimi toplamam gerek.Ve benim askerlerim Troll ogre gnoll gibi ırklardan oluşuyor.Sence konforlu kalelerde gnoll ogre ve troll var mıdır?
-Hmm ama bu bok çukurunda fazla asker yok çok başarılı değilsin sanırım
-Ne.Hiç de değil onları ortak kaleye yolladım.Burdakiler özel muhafızlarım.
-Tamam yalnızca ne haltlar yediğini görmeye gelmiştim.Lord Brewglow tehlikeli şeyler olduğunu söylüyor.Sanırım bir hasımı varmış.Güçlü bir hasım.Ve bu iğrenç bataklıklarda da adamları varmış.Eski bir ticaret rakibiymiş.Sonradan bu rakip Alliencenin onaylamadığı işler yapmış.Bir kiralık asker birliğine dönüşmüş bu tüccar.Ve sonradan bir ölüm ekibine dönüşmüşler.En çok kâr elde edebileceği yerlere saldırıp para kazanıyorlar artık.Kaleler,kervanlar,askerler,köyler--
-Bizden de kâr elde edecekler diyorsun
-Evet senin burada kalman tehlikeliymiş seni kaleye çağırdı
-Peki bunun için neden komutanını yolladı?
-Burda da adamları var dedim normal bir asker seni güvenli bir şekilde götüremezdi
-Ah evet doğru sen ve gizlilik yöntemlerin
-Hazırlan
Bir saat sonra yola çıkmışlardı yaklaşık 20 kişilerdi.Ama iz bırakmadan gidiyorlardı.Herald sayesinde.Bataklıkla ortak kale arsındaki yol normal bir grup için 3 günlüktü.Ama Herald gibi birinin yönettiği bir grup için 1 günlüktü.Neredeyse mola bile verilmemişti.
  • 0




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı