İçeriğe git


Resim
- - - - -

Blinnes Efsanesi 3 - Dalaran'a Yolculuk


  • Please log in to reply
Bu konuya 7 yanıt gönderildi

#1 dogabeey

dogabeey

    Moderatör

  • Moderators
  • 299 İleti

Yazma tarihi: 30 Kasım 2011 - 05:24 ÖS

Öncelikle diğer Blinnes hikayeleri için:
Blinnes Efsanesi - Başlangıç
Blinnes Efsanesi 2 - Denizde Dehşet

Bu öyküyü daha iyi anlayabilmeniz için ilgili AotS hikayesi:
Kin ve Yemin - AotS 4

DALARAN'A YOLCULUK

"Her ayrılığın şafağında en büyük sırlar ortaya dökülür. Bu sırların sonu, başka sırların şafağına işaret eder." - Anonim


Trooga, Leonthar ve Shallw; neredeyse iki saattir grifon üstünde Northrend semalarında uçuyorlardı. Trooga grifon biniciliğinden az çok anladığı için tek başına gidiyordu. Hemen arkasındaki daha büyük bir grifonda ise Shallw ve grifonu yönetecen Leonthar vardı. Trooga yaptığı en son grifon yolculuğunda, bineği bir buz ejderi tarafından yutulmaya teşebbüs edildiği için oldukça endişeliydi. Trooga o gün olanları acı bir tebessümle hatırladı; Dalaran'da Güneyin Kalkanları'nın verdiği barış yemeğinden apar topar kalkıp gitmek zorunda kalmıştı ve yolda grifonla giderken bir buz ejderi tarafından saldırıya uğramıştı... Niçin kalkıp gitmek zorunda kalmıştı? Niçin yolda saldırıya uğramıştı? Bunları hatırlamıyordu, önemi de yoktu zaten. Güneyin kalkanları geride kalmış bir anıydı, zaten şu an eski komutanlarının hepsi ya idam edilmişlerdi ya da zindanlarda bizzat kendilerince içeri tıkılan suçlular tarafından şişlenmişlerdi.

Trooga bunları düşünüp dalmak üzereyken arkadan Leonthar'ın sesiyle irkildi.
"Hey, cüce! Dikkat et, irtifa kaybediyorsun... Köyündeki sakallı hanımları mı hatırladın yoksa. Hahaha!"
"Peh... kendisini pek matah birşey sanıyor." diye söylendi kendi kendine. Onca güneyin kalkanları askerinin arasından aylar sonra Leonthar'a rastlamak... Ama Leonthar'ın hakkını vermesi gerekirdi. O olmasaydı, muhtemelen Surwich soruşturması yüzünden çoktan Trooga ve Zyphe de içeri tıkılmış olabilirdi. Leonthar'ın ittifaktağın kıdemli subaylarından olması ve Trooga'nın kalkanlar'ın ileri gelenlerinden olmaması bu tehlikeden kurtulmalarını sağlamıştı.

Tekrar Leon'dan(Leonthar'a kısaca böyle diyorlardı) laf işitmemek için kendini yola verdi. Crystalsong ormanı'na girmişlerdi bile. Trooga ileri baktığında Dalaran'ı tüm heybetiyle yeniden gördü. Hava oldukça sisli ve soğuktu, Trooga en kalın eldivenlerini giymesine rağmen soğuktan ellerini hissetmiyordu. Ancak bütün o sise rağmen menekşe kule hala seçilebiliyordu. Dalaran, Trooga'nın büyücülerden nefret etmemesini sağlayan nadir şeylerden biriydi. on dakika sonra niyahet üç Blinnes üyesi Krasus İniş noktası'na indiler ve Grifonlarını görevliye bırakıp şehre girdiler.
"Ah... Neredeyse kusacaktım!" dedi Shallw iner inmez."
"Uçmaya alışsan iyi edersin. Sonuçta sen de bütün iyi büyücüler gibi uçacaksın."
"Son kez, söylüyorum." diye üsteledi Leonthar. "Büyücüler süpürge kullanmaz!"
"Ah, her neyse işte... Gelin hadi. Burayı yeniden görmek için sabırsızlanıyorum."
İniş alanına giden merdivenlerin tam başında bir adam dikilmişti. Yüzünde bir kask vardı ve gelen geçen insanları uğurluyordu. Trooga'nın önünde yürüyen elf leydiye yerlere kadar eğilerek selam verdi. Kalkarken yanlışlıkla kafasındaki kask düştü ve onu yerden alırken Trooga'yla burun buruna geldi.
"Trooga?"
"Garrid? Garrid Fortlord?!"
Komutan Garrid Fortlod, kalkanlar'ın çekirdek kadrosundaki komutanlardan biriydi. Neredeyse 3 ay önce, Trooga ve Güneyin Kalkanları'nın yollarını ayrıldığından beri onu görmüyordu.
"Garrid! Burada ne arıyorsun?" dedi Trooga.
"Uzun hikaye... Asıl siz ne arıy--"
"GARRID!" diye bir gürleme duyuldu uzaktan. Bu gürleme Leonthar'dan başkasına ait değildi. Koşa koşa Garrid'in yanına geldi ve onu kucakladı.
"He-hey!" dedi garrid. "Sakin ol şampiyon." sonra Trooga'ya döndü. "Size burada rastlamak ne muhteşem bir tesadüf, anlatamam. Tam da böyle birşeye ihtiyacım vardı. Gelin hadi, eminim Dalaran'da yeniden dolaşmak için sabırsızlanıyorsunuz. Bu arada, arkadaşınız kim?" Neler olduğundan bihaber olan genç Shallw'ı gösterdi.
"Ah.. Ne kadar kabayım!" diye hayıflandı Leonthar. "Garrid! Bu benim oğl-- Yani, bu Blinnes kardeşliğinin en yeni üyesi, Shallw Ctesopth.
"Memnun oldum efendim." dedi Shallw yerlere kadar eğilerek. Garrid epey afallamıştı.
"Blinnes? Kardeşlik??"
Trooga bir kahaka patlattı.
"En iyisi daha sakin bir yerde konuşalım."

On beş dakika sonra handaki bir odada Garrid'in yaptığı çayları yudumluyorlardı.
"İşte böyle" dedi Trooga. "Bu yüden Blinnes kardeşliğini kurdum ve işte... Buradayız."
"Biz dağıldıktan sonra da senin boş durmadığını bilmek güzel, Trooga. Peki ya diğerleri. Sen ve Leon'dan başka eski üyelerden kimler var?"
Trooga biraz düşündü ve saymaya koyuldu.
"Fazla kimse yok, sadece Jack Hope ve Zyphe Ironhammer."
"Güzel..." dedi Garrid. Oldukça düşünceli görünüyordu. Trooga ona daha dikkatli baktığında saçlarının iyice ağarmaya başladığını ve iki deri bir kemik kaldığını gördü. Sanki hasta gibiydi..."
"Ee... Peki sen neler yapıyorsun" dedi Trooga. konuyu Garrid ve diğerlerine getirmeye çalışıyordu. "İttifak hala peşinizde mi?"
"Hala peşimizde" dedi Garrid kederli kederli. Arthurone'un sağladığı sahte kimlikler sayesinde burada durabiliyoruz."
"Durabiliyo'ruz' derken?"
"Ben ve Jouhann'da hala kaçağız. Arthurone kıdemli bir Dalaran büyücüsü olduğu ve Surwich'teki patlama sırasında orada olmadığı için çabucak affedildi. Ancak bizi buldukları yerde hemen bir halat getirip idam ederler, orası kesin."
Trooga hanın duvarlarını izlemeye koyuldu. Ne zaman içinde bir öfke kabardığıı hissetse alakasız şeylerle uğraşırdı. Bu seferde öyle yaptı ancak pek başarılı olamadı.
"İnanamıyorum!" diye patladı Trooga. "Bunu hangi akla hizmet yapıyorlar? Onlarca kana susamış katil köye doğru saldırırken bizim ne yapmamızı bekliyorlar?"
Garrid başını iki yana salladı. "Bilmiyorum, ancak yargıcın açıklaması şu: Eğer ittifağın bir yerleşimindeyseniz ve o esnada bir saldırı olduysa, orayı canınız pahasına korumakla yükümlüsünüz."
"Peh... Düpedüz aptallık. Köprüyü havaya uçurmak yapabileceğimiz en iyi şeydi. Böylece hem o pislik Raveneye'larin köyü ele geçirmesini engelledik, hem de kellemiz hala yerli yerinde. Ama hayır, köprüyü yıkarak ittifağın değerli kraliyet hazinesinden birkaç yüz altın gitti ya. Onlar işte buna kızgın!"
Sohbetin iyice siyasileşip ucunun kendisine değebileceğini anlayan Leonthar çayını sehpaya bırakıp ayağa kalktı.
"Sizin sohbetinize doyum olmaz, ama daha Shallw'ı Kirin Tor'a kayıt ettirmemiz gerekiyor."
"Tabii!" dedi Garrid samimiyetle. "Ben sizi tutmayayım." Önce Trooga'nın, daha sonra Leonthar ve Shallw'ın elini sıktı. "Umarım oldukça güçlü bir büyücü olursun evlat, Dalaran'a hoşgeldin."
Shallw yerlere kadar eğilerek selam verdikten sonra teşekkür etti ve oradan ayrıldılar. Leonthar handan çıkarken oldukça öfkeli görünüyordu.
"Ne oldu?" diye sordu Trooga. "Pek iyi görünmüyorsun."
"Bi-bişeyim yok" diye geçiştirdi Leonthar.

O, Leonthar ve Shallw'ı, Dalaran'da bir koşuşturmaca bekliyordu. Çünkü hava çoktan kararmıştı ve belli bir saatten sonra kayıt işlemi yapmıyorlardı. Yine de Shallw'ın tüm massrafarının Leonthar tarafından karşılanacak olması işleri kolaylaştırıyordu. Trooga neden Leonthar'ın böyle bir centilmenlik gösterdiğinden emin değildi, muhtemelen ikisinin de Gilneas'lı olmasından kaynaklanıyordu bu. Trooga için, insanlar arasındaki ilişkiler tam bir muammaydı zaten, o yüzden uzun yıllar önce bunları irdelemeye çalışmaktan vazgeçmişti.

Öncelikle ilk aşama olarak Kirin Tor başbüyücüsü Rhonin'in huzuruna çıkması gerekiyordu. Görkemli menekşe hisara gittiler, Leonthar ve Shallw içeri girip Rhonin ile konuşurken Trooga dışarıda bekledi. Trooga'ya asır gibi gelen bir süreden sonra nihayet Leonthar ve Shallw dışarı çıktı, "Nerelerdeydiniz?" diye sitem etti Trooga.
"Rhonin'i ikna etmem biraz uzun sürdü. Kontenjanları doluymuş da, bilmem neymiş de... Ama en sonunda başardık. Shallw Kirin Tor'un bayrağı altında eğitim görecek.
"Bu çok sevindirici." dedi Trooga, ikna edici olduğunu düşündüğü bir tonda. Gerçek ise öyle değildi, Trooga kişisel olarak Blinnes'in iksir ustasının gitmesini istemiyordu ancak Shallw'ı yanında tutacak kadar da bencil değildi. "Şimdi nereye gidiyoruz?" diye sordu.
"Şimdi kaydı resmileştirmemiz gerekiyor Şehrin ortasında bunun için bir yer var. Gelin benimle.

Trooga, Leon ve Shallw önce Leonthar'ın dediği yere gidip kaydı hallettiler. Sonra tekrar menekşe hisara gidip ödeme yaptılar ve aldıkları belgeyi şehrin öbür ucundaki başka bir yere verip kaydı tamamladılar. Şimdi tek yapmaları gereken, Shallw'ın kalacağı odayı belirlemek için şehrin ziyaretçi salonuna gitmekti. Shallw tıpkı küçük bir çocuk gibi, rastladığı her dükkana ilgiyle bakıyor ve ne işe yaradıklarını soruyordu. Trooga'da ise derman kalmamıştı.
"Biraz dinlenelim, çok yorgunum. Ayaklarım..."
"Buna gerek olmayacak." dedi Leonthar. "Birazdan orada olacağız."
Gerçekten de, kısa süre sonra oradaydılar. Oradaki görevliye durumdan bahsettiler. Görevli sandalyesinden kalkıp arkasındaki kitaplıktan kocaman, tozlu bir kitap çıkardı ve zorlukla taşıyarak masasına koydu. Kitap masaya düştüğü anda havaya tiksindirici miktarda toz kalktı.
"Bir bakalım" diye mırıldandı görevli. "P... Q... R... Ah işte, S..."
Görevli üfleyerek sayfanın tozunu dağıttıktan sonra eline bir kuştüyü kalem aldı ve birşeyler yazmaya başladı.
"Shallw... Soyadını bir daha söyler misin?" diye sordu resmi bir hava takınarak.
"Ctesopth" dedi Shallw hemen. "C-t-e-s-o--"
"Evet! Anladım!" diyerek Shallw'ın sözünü kesti görevli. "Yaşın kaç?"
"On yedi."
"Güzel... Doğum yerin?"
"Gilneas." dedi Shallw. Görevli aniden yazmayı durdurdu ve burnuna düşmüş yarımay gözlüklerinin arkasından manalı manalı Shallw'a baktı.
"Onlardan değilsin, di'mi?" diye soru konuşmasındaki resmi tonu bozarak.
"Bilirsin... Bir kurt..."
"Bir worgen olmasının ne önemi var!?" diye sordu Leonthar kızgın bir tonla.
"H-hiç bir önemi yok. Devam edelim."
Odayı belirleme işleminden sonra, Trooga ve diğerleri Shallw'ı odasına götürdü. Shallw'ın kaldığı oda -Leonthar sağolsun- oldukça büyük bir yerdi. Kuzeydoğusunda Başbüyücü Antondias'ın heykeli vardı. "Vay canına!" dedi Shallw. "Hiç bu kadarını beklemiyordum."
"Her neyse..." dedi Trooga. "Sanırım... veda vakti geldi. Değil mi beyler." Sesi, ergenliğe yeni girmiş insan kız çocukları gibi çatlak çıkmıştı.
"Ehehe... Sanırım evet" dedi Shallw. On saniye boyunca hiçbirşey söylemeden birbirlerine baktılar. İlk hamle Trooga'dan geldi.
"Öhöm... Şey, biz gitsek iyi olacak. Eminim bizsiz idare edeceksindir." Tokalaşmak için elini uzattı. Shallw elini sıktı. Trooga duygusal ortamlardan nefret ediyordu. O yüzden hemen oradan uzaklaşmak istedi.
"Ben sizi kapının önünde bekleyeceğim."
"Tabi, dedi Leonthar. "Zaten benim de Shallw ile özel birşey konuşmam gerekiyordu."
Beş dakika sonra, Shallw'a veda etmiş olarak oradan ayrılıyorlardı. Trooga her ne kadar duygulansa da, bunu belli etmek istemiyordu. Leonthar'ın ise gözleri dolmuştu. Trooga arkasını döndüğünde, Shallw'ın hüngür hüngür ağlayarak el salladığını gördü.
"Hey.. Amma sulugözmüş ha?" dedi Shallw'ı göstererek.
"Ona yarın Haen'in karşısında duelloya çıkacağımı söyledim."
"Ne olmuş? Öleceğinden mi korkuyor?" diye sordu Trooga.
"Evet... Öyle birşey."
"İyi de siz o kadar yakın değildiniz bile."
Leonthar o kadar ani durdu ki, onun arkasından yürüyen Trooga neredeyse ona çarpıyordu.
"Trooga..." diyebildi sadece.
"Ne oldu koca adam?" diye sordu Trooga şaşkınlıkla.
"Shallw... Benim oğlum."
"NE!?!"

SON

Buraya kadar sabredip okuyan arkadaşlara çok teşekkür ederim. Ufak da olsa bir yorum bırakırsanız çok sevinirim. Herkese iyi forumlar.

Doğa.
  • 2

Dark Lion Onslaught.


#2 Riddler

Riddler

    Moderatör

  • Moderators
  • 889 İleti

Yazma tarihi: 30 Kasım 2011 - 06:25 ÖS

Çok güzel olmuş yazın :).
  • 0

#3 Algerdon

Algerdon

    Sergeant

  • Members
  • 83 İleti

Yazma tarihi: 30 Kasım 2011 - 06:32 ÖS

Çok güzel olmuş ellerine sağlık çok akıcı olmuş sıkılmadan okudum...
  • 0

#4 Riddler

Riddler

    Moderatör

  • Moderators
  • 889 İleti

Yazma tarihi: 30 Kasım 2011 - 06:34 ÖS

Baba beni dalaran'da dövdüler :)..
  • 0

#5 Algerdon

Algerdon

    Sergeant

  • Members
  • 83 İleti

Yazma tarihi: 30 Kasım 2011 - 07:00 ÖS

Oğlum kül et onları yak yada dondur olmadımı ? o zaman rhonin amcana söyle.
  • 0

#6 Cloudblood

Cloudblood

    Centurion

  • Members
  • 858 İleti

Yazma tarihi: 06 Aralık 2011 - 03:22 ÖÖ

Ellerine sağlık. Çok güzel ve sürükleyici bir yazı olmuş. Dalaran'ı tasvirin ve bir büyücünün nasıl kayıt olacağı ile ilgili yazdıkların çok güzeldi. Dalaran'daki eğitimle ilgili yazı nerede bulabilirim?
  • 0
Anu belore dela'na! Selama ashal'anore! Sin'dorei!

REMEMBER THE SUNWELL! FOR THE GLORY OF QUEL'THALAS!

FOR THE HORDE!

#7 Algerdon

Algerdon

    Sergeant

  • Members
  • 83 İleti

Yazma tarihi: 06 Aralık 2011 - 07:19 ÖÖ

Aslında bulabiliceğini sanmıyorum, biz senaryoda akışa göre eğitim için başvurduk yanl dalarandaki kayıt memurunun genç yada hiperaktif değilde huysuz yaşlı biri olması daha olanaklı...
  • 0

#8 dogabeey

dogabeey

    Moderatör

  • Moderators
  • 299 İleti

Yazma tarihi: 06 Aralık 2011 - 12:49 ÖS

Ellerine sağlık. Çok güzel ve sürükleyici bir yazı olmuş. Dalaran'ı tasvirin ve bir büyücünün nasıl kayıt olacağı ile ilgili yazdıkların çok güzeldi. Dalaran'daki eğitimle ilgili yazı nerede bulabilirim?



Teşekkürler. Türkçe kaynak olarak Ejderhanın Günü ve Son Bekçi romanları sana ufak birkaç fikir verebilir. İngilizce olaraksa wowwiki'nin Kirin Tor ve Dalaran konularını incelemeni öneririm.
  • 0

Dark Lion Onslaught.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı