İçeriğe git


Resim
- - - - -

Kayıp Günlük Sayfa 1,2,3 Ve 4


  • Please log in to reply
Bu konuya 7 yanıt gönderildi

#1 Menethil

Menethil

    Sergeant

  • Members
  • 84 İleti
  • LocationIstanbul/Maltepe

Yazma tarihi: 11 Aralık 2011 - 12:22 ÖÖ

Kuzey topraklarında yürürken , yıkılmış bir köye rastgeliyorsun birden.Alışılmış bir durum olmalı , kuzeyde scourge bir çok şehri böyle yıkıp geçmişti.Yürümeye devam ederken , ayağına bir kitap takılıyor.Kitabı alıyorsun eski bir kitaba benziyor , şöyle bir temizledikten sonra kapağını açıyorsun ...

" Selam günlük , Bunu biraz delice buluyorum , yani boş bir kağıtla konuşmayı.Birlikteki arkadaşlarım önerdi , benim iyi hissetmemi sağlarmış.Umarım dedikleri gibi olur.

Biraz kendimi tanıtıyım , adım Ashyl Parmason.Bir paladin olarak eğitim aldım , heh gençliğim aklımı geldi.Şu anda bu yazıyı kuzey topraklarında yatağımda uzanmış bir şekilde yatıyorum , umarımki bütün anılarımı bu kitaba sığdırabilirim.Kardeşime göstermek için sabırsızlanıyorum.Birlikteki tek kız benim , biraz ilginç bir durum fakat alıştım.Çok sıkı arkadaşlarım var burada , Juam diye bir arkadaş ile tanıştım , resim yapmakta çok yetenekli.Bana resmimi çizmek istediğini söyledi bende onu kırmadım.Beni biraz şişman çizdi ama ... Duyduklarıma göre prens bizim kamptan birkaç kilometre uzaklıkta kalıyormuş.Açıkcası görmek için sabırsızlanıyorum.Yarın bir operasyona çıkacakmışız , şu yürüyen ölüler , kahrolsunlar.Birçok arkadaşım bu yaratıklara yem oldu ve onlardan birini dönüştüler.İşte en büyük korkum bu ... Ama inanıyorumki ışık her zaman yanımda olacaktır.

Ah bugün yorucu bir gündü , kumandan yarın operasyon olduğu için ağır bir şekilde çalıştırdı bizi.Resmen bütün kampı en az 10 kere koştuk , hemde ağır zırhlarla.Kumandan aramızda düellolar yapmamızı istedi , bende şu resim çizen çocuk varya Juam onu seçtim.Keşke resimde olduğu kadar savaş sanatında da yetenekli olsaymış , tam bir budalaydı.Herkes ona güldü bana yenildiği için , tabi bu biraz sinir bozucu.Ama hala severim Juam'ı , iyi bir arkadaş.Düeollar sırasında John'un burnu ve birkaç kemiği kırıldı , salak herif neden kumandan ile düello yapmak istedi.Günün geri kalanını John'un başında geçirdim , sıkıcı bir gündü.Yarın biraz eğlenicez , kılıcımı demirciye verdim tekrardan dövdü.Hazır hissediyorum , yarın görüşürüz sevgili günlük ...

< Sayfaya yapıştırılmış resim kağıdı. >

Resmi ekleyen

"


< Diğer sayfayı çeviriyorsun . >

" Sevgili Günlük , şu anda bir mağarada tek başımayım.Neler olduğuna inanmak istemezsin.

Bu sabah birlikleri erken bir saatte uyandırdılar.Prens'in ta kendisi ordaydı , bize moral falan vermek için sanırım.Gerçekten dedikleri kadar yakışıklıymış.Herneyse konumuz bu değil.Prens bize şu an yapacağımız bir operasyonun çok önemli olduğunu ve başarılı olmasını "emrettiğini" söyledi.Nerdeyse kimse bilmiyordu , neden veya nereye gittiğimizi.Bir süre sonra prens yoluna koyuldu.Birlikler kumandanlarıyla birlikte yola çıktılar.Kahretsin o kadar soğuk ki burası yazmakta zorlanıyorum ... 3'e 3 bir kare halinde ilerliyorduk , en önde bizim birlik duruyordu.Çok uzun süre yürüdük , yürüdük ve yürüdük.En sonunda açık bir alan tamamen buz ve kar başka birşey olmayan bir alanda bizim sayımızın neredeyse 3 - 4 katı fazla şu yaratıklardan vardı.İşte o an gerçekten çok korktum , arkadaşlarımın suratından anlaşılıyordu korkuları.Kumandan bize saldırı emri vermek için kılıcını çekti , askerler pozisyon aldı fakat hiç istekli değillerdi.Kumandanın kılıcını ileri doğru göstermesiyle birlikler bir anda delicisine koşmaya başladılar , arkamdan bir asker beni itmeye başladı yapıcak birşey yoktu bende gruba katıldım , yani saldırmaya başladık.Bu yaratıklar resmen salaktı , birkaç hamle ile yere devriliyolardı fakat sayımız çok azdı.Az kalsın o yaratıklardan biri kolumu koparıyordu fakat Juam beni kurtardı.Bir süre sonra birkaç ağaç ve demirden yapılma mancınıklar geldi , düşman tarafından.Herkes savaşa odaklanmıştı fakat ben o arada orayı inceliyordum , gördüklerim sadece yeşil bi gaz ile doldurulmuş barillerdi , yarısı şeffaf bariller ordan gözüküyordu gazlar.Bir süre sonra düşman o barilleri üstümüze doğru atmaya başladı.Bir tür zehirdi sanırsam , ilk baril bizim arka tarafımızda bir yere düştü.Yayılan gaz yakınındaki askerli ya öldürüyordu yada bayıltıyordu.Bariller yağmaya devam ederken en iyi seçeneğin kaçmak olduğuna karar verdim.O bomboş arazide hiç olmadığı kadar hızlı koştum , en sonunda bu mağarayı buldum.Buradan bütün savaş alanını görebiliyorum o yaratıklar hala orda ve arkadaşlarımın bedenleriyle uğraşıyorlar.Şimdi burada ne yapacağımı bilmiyorum geride kimse kalmadı , kamp dağıltıldı.Kahretsin , gerçekten çok yanlızım !

"


< Diğer sayfayı çeviriyorsun. >

" Sevgili günlük

Bugün bu soğuk ve ürkünç mağarada uyumak zorunda kaldım.Gerçekten çok soğuk burası , umarım ölmem.Uyandıktan sonra ilk işim savaş alanına bir göz atmak oldu.Gördüklerim pek iç açıcı değildi , cesetlerin yarısı yok olmuş yarısı ise parçalanmış şekilde duruyordu.Mağaradan indim ve savaş alanına doğru yürümeye başladım.Hiçbiri tanınacak halde değildi , kumandanın bedenini buldum.Bunu yaptığıma pişmanım ama yapmak zorundaydım onun kalın deriden yapılmış , tüylü pelerinin aldım.Birkaç erzak aldıktan sonra en iyi seçeneğin geldiğimin yoldan geri dönmek olduğuna karar verdim.Kamp dağıltılmıştı fakat tek umudum orasıydı.Yollar sürekli buzluydu , en az beş-altı kere düştüm.Sinir bozucu.Aslında yollar fazla sessizdi , bir o kadarda gizemli.Ağaçların arkasında mavi gözler görmeye başladım.Delirmiş olabilirim.Uzun bir süre bu sessiz ve ürkütücü buzul yollarda yürüdüm.Uzun süre sonra kamp alanına ulaştım birkaç çadırı orda bırakmışlardı , fakat ben ne yapıcam burda ! Kendi başıma yaşayamam ya ! Sonradan aklıma geldi prensin kaldığı yer burdan en fazla birkaç kilometre uzaklıktaydı.Orda fazla oyalanmayıp yürümeye devam ettim.Buzullar yok olmaya yerini çimenlikler almaya başlamıştı fakat bu çimenler biraz farklıydı.Her biri koyu siyah ile koyu yeşil arasında bir tondaydı , normal çim gibi değildi.Bazı yerlerde ise aniden toprak kuruyor , aralarından yeşil gazlar sızıyordu.İlerlemeye devam ettikçe bu kuru ve iğrenç topraklar artmaya başladı.Bir süre sonra bir askeri barakaya ulaştım.Yıkılmış kapısı , ölü bedenler ve o barillerden vardı.İçeri girdim ... kısa süre sonra karşıma o iğrenç yaratık çıktı.Savaş alanında gördüğümüz yaratıklardan 2-3 kat büyük , organları gözüken dev bir savaş canavarı.Hemen bir dolabın arkasına saklandım , bu dev hantal yaratık etrafta geziyor ve ölü bedenleri iyice parçalıyordu.Bir süre sonra yanına bir insan geldi fakat bu insan farklıydı yani bedeni gri renklerdeydi ve mavi gözleri vardı.Bir süre sonra o insan ölü bedenlerden birine doğru çömeldi , iki eline açtı ve birşeyler bağırmaya başladı.Elleri mor bir enerji ile doldu o enerjiyi ölü bedene enjekte etti.Ölü beden bir anda canlandı ve o insanı takip etmeye başladı.Buydu sanırsam necromancy dedikleri şey ... Gerçekten çok güçlüler ne yapacağımı bilmiyorum.Şu anda barakanın yüzlerce kilometre uzağında bir ağaç kavuğunun içinden yazıyorum.Hayat çok zor buralarda ...

"


< Diğer sayfayı çeviriyorsun. >

" Sevgili günlük

Kavuktan çıktım ve barakaya doğru yol aldım.O garip insanlar yani büyücüler oradaydı ve bir tür ayin yapıyorlardı.Ölü bedenler durmadan canlanıyordu.Ne yapıcaz ? Bunlar her şekilde çoğalıyor ! Bence en iyi fikir saldırmak , başka bir şansım olamaz diye düşündüm.Büyücüler o ayinlerini bitirdiler ve yollarına koyuldular.O sırada paladin eğitimi alırken , kutsal ışığın bu canlılar üzerinde çok etkili olduğunu öğrendiğim aklıma geldi.O büyücülerin canlandırdığı ölü bedenlerden biri barakadan uzaklaşmış , başı boş bir şekilde dolanıyordu.Arkasından yaklaştım ve bir barilin arkasında sağ elimi havaya kaldırıp , ışığın hala benimle olduğu dileyerekten dua etmeye başladım.Ellerim kutsal ışığın gücü ile doldu kısa süre sonra , yaratığa doğru kutsal ışığı savurdum bir anda.Yaratık acıyla bağırarak küle dönüştü.Bağırmaya duyan diğer yaratıklar bana doğru hücuma başladılar , ben ise barakanın işine koştum.Ah salak kafam ! Kapıları birkaç eşya ile tutturdum.Şu an içerdeyim bu kapılar fazla dayanmaz , umarım birgün birisi bu günlüğü bul - ...

< Birkaç kalem darbesi rastgele karalanmışcasına ve birazda mürekkep dökülmüş ve biraz daha aşağıda ... >

Resmi ekleyen


"


< Şasırmış bir şekilde kitabın diğer sayfalarına bakıyorsun fakat hiçbirşey yok.Tam arkanı dönücek iken sağ omzunu ağır zırhlı birisi tutuyor.Eldiveninden belli oluyor ittifak'ın askeri olduğu.Seni hızlı bir hamle ile çeviriyor.Gözleri mavi bir güç ile parlıyor , şaşmış bir durumda sadece izliyorsun.Elindeki kitabı tek bir hamle ile alıyor.Senin omzuna bir iki kere vurarak ... " Ah ... Teşekkür ederim , günlüğümü bulduğun için.Yıllardır bunu arıyordum." diyor ve ağır zırhıyla yürüyerek uzaklaşıyor.

* Devam edicektir

Konu Menethil tarafından 12 Aralık 2011 - 01:01 ÖÖ tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 1

#2 Cursex

Cursex

    Senior Sergeant

  • Members
  • 106 İleti

Yazma tarihi: 11 Aralık 2011 - 11:18 ÖÖ

Güzel çalışma, devamını bekliyorum.
  • 0

#3 Moonslam

Moonslam

    Centurion

  • Members
  • 798 İleti

Yazma tarihi: 11 Aralık 2011 - 11:39 ÖÖ

undead human savaşlarına bayılıyorum.(nelf oynasamda) çok güzel bir çalışma ellerine sağlık devamı gelir inş.:P

Konu dogabeey tarafından 11 Aralık 2011 - 01:59 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

"Sen benim şeyimin Elixir of Giant Growth'usun." de, en güzel hediye bence.


#4 Menethil

Menethil

    Sergeant

  • Members
  • 84 İleti
  • LocationIstanbul/Maltepe

Yazma tarihi: 11 Aralık 2011 - 12:27 ÖS

Teşekkürler :P Devamı gelicek .Moonslam seninle aynı fikirdeyim human , undead savaşları güzel , necromancy ve holy :D . Argent Dawn realm'inde oynuyorum bu karakteri onun hikayesi olarak kullanıcam :)( Daha pek emin değilim ama ) .

Konu Menethil tarafından 11 Aralık 2011 - 01:01 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#5 dogabeey

dogabeey

    Moderatör

  • Moderators
  • 299 İleti

Yazma tarihi: 11 Aralık 2011 - 02:00 ÖS

Oldukça güzel ve ilginç bir çalışma olmuş. Ellerine sağlık...
  • 0

Dark Lion Onslaught.


#6 Menethil

Menethil

    Sergeant

  • Members
  • 84 İleti
  • LocationIstanbul/Maltepe

Yazma tarihi: 11 Aralık 2011 - 09:14 ÖS

< Diğer sayfayı çeviriyorsun. >

" Sevgili günlük

Bugün bu soğuk ve ürkünç mağarada uyumak zorunda kaldım.Gerçekten çok soğuk burası , umarım ölmem.Uyandıktan sonra ilk işim savaş alanına bir göz atmak oldu.Gördüklerim pek iç açıcı değildi , cesetlerin yarısı yok olmuş yarısı ise parçalanmış şekilde duruyordu.Mağaradan indim ve savaş alanına doğru yürümeye başladım.Hiçbiri tanınacak halde değildi , kumandanın bedenini buldum.Bunu yaptığıma pişmanım ama yapmak zorundaydım onun kalın deriden yapılmış , tüylü pelerinin aldım.Birkaç erzak aldıktan sonra en iyi seçeneğin geldiğimin yoldan geri dönmek olduğuna karar verdim.Kamp dağıltılmıştı fakat tek umudum orasıydı.Yollar sürekli buzluydu , en az beş-altı kere düştüm.Sinir bozucu.Aslında yollar fazla sessizdi , bir o kadarda gizemli.Ağaçların arkasında mavi gözler görmeye başladım.Delirmiş olabilirim.Uzun bir süre bu sessiz ve ürkütücü buzul yollarda yürüdüm.Uzun süre sonra kamp alanına ulaştım birkaç çadırı orda bırakmışlardı , fakat ben ne yapıcam burda ! Kendi başıma yaşayamam ya ! Sonradan aklıma geldi prensin kaldığı yer burdan en fazla birkaç kilometre uzaklıktaydı.Orda fazla oyalanmayıp yürümeye devam ettim.Buzullar yok olmaya yerini çimenlikler almaya başlamıştı fakat bu çimenler biraz farklıydı.Her biri koyu siyah ile koyu yeşil arasında bir tondaydı , normal çim gibi değildi.Bazı yerlerde ise aniden toprak kuruyor , aralarından yeşil gazlar sızıyordu.İlerlemeye devam ettikçe bu kuru ve iğrenç topraklar artmaya başladı.Bir süre sonra bir askeri barakaya ulaştım.Yıkılmış kapısı , ölü bedenler ve o barillerden vardı.İçeri girdim ... kısa süre sonra karşıma o iğrenç yaratık çıktı.Savaş alanında gördüğümüz yaratıklardan 2-3 kat büyük , organları gözüken dev bir savaş canavarı.Hemen bir dolabın arkasına saklandım , bu dev hantal yaratık etrafta geziyor ve ölü bedenleri iyice parçalıyordu.Bir süre sonra yanına bir insan geldi fakat bu insan farklıydı yani bedeni gri renklerdeydi ve mavi gözleri vardı.Bir süre sonra o insan ölü bedenlerden birine doğru çömeldi , iki eline açtı ve birşeyler bağırmaya başladı.Elleri mor bir enerji ile doldu o enerjiyi ölü bedene enjekte etti.Ölü beden bir anda canlandı ve o insanı takip etmeye başladı.Buydu sanırsam necromancy dedikleri şey ... Gerçekten çok güçlüler ne yapacağımı bilmiyorum.Şu anda barakanın yüzlerce kilometre uzağında bir ağaç kavuğunun içinden yazıyorum.Hayat çok zor buralarda ...

"


< Diğer sayfayı çeviriyorsun. >

" Sevgili günlük

Kavuktan çıktım ve barakaya doğru yol aldım.O garip insanlar yani büyücüler oradaydı ve bir tür ayin yapıyorlardı.Ölü bedenler durmadan canlanıyordu.Ne yapıcaz ? Bunlar her şekilde çoğalıyor ! Bence en iyi fikir saldırmak , başka bir şansım olamaz diye düşündüm.Büyücüler o ayinlerini bitirdiler ve yollarına koyuldular.O sırada paladin eğitimi alırken , kutsal ışığın bu canlılar üzerinde çok etkili olduğunu öğrendiğim aklıma geldi.O büyücülerin canlandırdığı ölü bedenlerden biri barakadan uzaklaşmış , başı boş bir şekilde dolanıyordu.Arkasından yaklaştım ve bir barilin arkasında sağ elimi havaya kaldırıp , ışığın hala benimle olduğu dileyerekten dua etmeye başladım.Ellerim kutsal ışığın gücü ile doldu kısa süre sonra , yaratığa doğru kutsal ışığı savurdum bir anda.Yaratık acıyla bağırarak küle dönüştü.Bağırmaya duyan diğer yaratıklar bana doğru hücuma başladılar , ben ise barakanın işine koştum.Ah salak kafam ! Kapıları birkaç eşya ile tutturdum.Şu an içerdeyim bu kapılar fazla dayanmaz , umarım birgün birisi bu günlüğü bul - ...

< Birkaç kalem darbesi rastgele karalanmışcasına , birazda mürekkep dökülmüş ve biraz daha aşağıda ... >

Resmi ekleyen


"


< Şasırmış bir şekilde kitabın diğer sayfalarına bakıyorsun fakat hiçbirşey yok.Tam arkanı dönücek iken sağ omzunu ağır zırhlı birisi tutuyor.Eldiveninden belli oluyor ittifak'ın askeri olduğu.Seni hızlı bir hamle ile çeviriyor.Gözleri mavi bir güç ile parlıyor , şaşmış bir durumda sadece izliyorsun.Elindeki kitabı tek bir hamle ile alıyor.Senin omzuna bir iki kere vurarak ... " Ah ... Teşekkür ederim , günlüğümü bulduğun için.Yıllardır bunu arıyordum." diyor ve ağır zırhıyla yürüyerek uzaklaşıyor.

* Devam edicektir

Konu Menethil tarafından 12 Aralık 2011 - 12:08 ÖÖ tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#7 dogabeey

dogabeey

    Moderatör

  • Moderators
  • 299 İleti

Yazma tarihi: 11 Aralık 2011 - 10:48 ÖS

Vuuhuu süper bir son olmuş. Khean'ın hikayelerini de bekleriz :P
  • 0

Dark Lion Onslaught.


#8 Menethil

Menethil

    Sergeant

  • Members
  • 84 İleti
  • LocationIstanbul/Maltepe

Yazma tarihi: 11 Aralık 2011 - 11:43 ÖS

Bundan sonrası günlük tarzında olmasada , Ashyl'ın ölümü , bir ölüm şövalyesi olarak canladırılışı ve idaresini geri kazanmasını anlatıcam.Teşekkürler yorumlar için :P
  • 0




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı