İçeriğe git


Resim
- - - - -

Varadien'in Domuz Derisi Kaplamalı Karalama Defteri - Mor Süvari


  • Please log in to reply
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1 Varadien

Varadien

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 28 İleti
  • LocationBursa

Yazma tarihi: 07 Haziran 2012 - 10:11 ÖS

Şimdi diyorsunuz ''La kardeş, Mor Süvari ne alaka ?''.''Neden yeşil veya başka bir şey değil de mor ?''.
Bu benim benimseme biçimimdir arkadaşlar.İçimde yer etmiş olan öyküleri yazarım hep.Hayal edince ana karakter olarak kendimi bulduğum ve aynı zamanda sahneler gözümün önünden film şeridi gibi akıp geçerken vücudumdaki her bir tüyü köküne kadar titrettirenler öyküleri...
Öykü diyorum evet, zira World of Warcraft evreninde yazılan bir hikaye nasıl bir öykü olabilir diyebilirsiniz....Yaptığımız işin asıl adı masaldır aslında.
Ancak, Azeroth'ta geçen bir öyküden bahsediyorum size...İmkansızın var olmasının mümkün olmadığı yegane evrenden.
Daha önceki yazılarıma nazaran, kimseyi sıkacak ayrıntılara girmeden, bir kaç bir şey karalayayım dedim her zaman ilgi ile takip ettiğim büyücülük adına.
Hikayelerde geçecek olan kişiler yakından tanıdığım, tanımış olduğum veya tanışmak istediğim kişiler olabilir.Ve lütfen kendi karakteriniz ile karşılaştığınızda bana telif hakkı falan sormayın.
''Şu söyle olsaymış bu böyle olmasaymış'' diye lütfen çekinmeden yazın.Hatamı bulduğunuzda söylememenizin bana yararı değil, zararı olacaktır.Girişten başlıyoruz efenim, buyursunlar.




Altılar Konseyi – Şeffaf Salon

Dalaran

Oda ilüzyon büyüleri ile gökyüzündeki bir boşluk haline getirilmişti.Şehirde saat akşam 19:30'u göstersede konsey salonu öğle güneşi tepedeymiş gibi masmavi ve parlaktı.

Altı büyük koltuk simetrik açıdan olağanüstü bir şekilde, çember halinde eşit aralıklar ile dizilmişti.Altılar Hüküm Konseyi'nin altı üyeside oradaydı.

Lady Jaina, Başbüyücü Rhonin'in koltuğunun tam karşısındaki yerini almıştı.Sağ tarafındaki koltukta Başbüyücü Khadgar, sol tarafındaki koltukta ise Şehir Başkanı Ansirem Runeweaver oturmaktaydı.

Sayın Başbüyücü'nün yanında sağ tarafında, her zamanki gibi Sunreaver Kısmı lideri Aeathas Sunreaver, sol tarafında ise Büyük İttifak'ın Dalaran'daki eli Başbüyücü Modera oturuyordu.

''Ve bunları dikkate alarak şunu görüyoruz ki, Sayın Başbüyücü ve değerli konsey üyeleri; son yıllarda şehrin içinden ve dışından satışı yapılan veya karanlık yollar ile çıkartılan sihir ve büyü malzemelerinin sayısı bir hayli arttı.Üretici firmalar ile yaptığımız görüşmeler her ne kadar olumlu sonuçlar doğurmuş olsa dahi, işi tüketici yaptığı için ister istemez bazı şeylerin önüne geçemiyoruz.''

Başbüyücü Khadgar başı ile onayladı.

''Aethas'a katılıyorum Sayın Başbüyücü...Özellikle Ulduar meselesi sırasında bazı gidişatları hiçbir şekilde elden geçiremedik.''

''Zaten başlı başına bir fiyaskoydu.'' dedi Rhonin derin bir nefes alarak.''Ancak şu an içinde bulunduğumuz durumu Ulduar meselesine bağlamak biraz yanlış olurdu.Halk, Konsey'den birşey bekler, biz ise onlara o an için gereken cevabı vermek ile yükümlü oluruz.''

Jaina'nın ince ve hoş sesi duyuldu.

''İşe bir de kolay tarafından bakalım derim.Görünüşe göre halkın sihir ve büyü malzemeleri kaçakçılığı adına duyduğu bir rahatsızlık yok.Acele etmek zorunda olmadığımızı düşünüyorum.''

Aethas'ın yüzünde alaycı bir gülümseme belirdi ve yerine oturdu.

''Tabi, ondan sonra firma sahipleri gelip Mor Salon'un kapısını çalsınlar.''

''Sadece bir öneriydi Sayın Sunreaver, yüzünüzdeki ifadeye bir anlam veremiyorum.'' diye yanıtladı Jaina gözlerini kısarak ve başını iki yana salladı.

''Her ne ise, bir daha ki toplantımızda ne yapmamız gerektiğine karar veririz''

Her zaman ki Aethas tartışmalarına mani olmaya çalışan Rhonin, Başkan Ansirem'e baktı.

''Sayın Başkan, görüşülecek başka konu var mı ?''

Yaşlı başkan, kahverengi sakallarını sıvazladı ve lacivert cüppesinin sağ cebinden, mühürü açılmış bir parşomen çıkardı.Parşomen, ardından sessizce söylenen büyülü sözcüklerden sonra havalandı ve salonun, konsey üyelerinin tam ortasına gelerek bir anda, standart halinden nerede ise otuz kat daha büyük hale gelerek açıldı.

Zarfın üzerinde, sarı ve lacivert renkli, İttifak'ın muazzam simgesi Arathor Aslanı vardı.Altında ise el ile yazıldığı apaçık belli olan bir açıklama mektubu.Rhonin'in gördüğü kadarı ile imza, Yüce Kral Varian Wrynn'a aitti.Yüksek sesle okumaya başladı.

''Sayın Altılar Konseyi üyeleri, ve konsey başkanı Saygıdeğer ''Ejderyürekli'' Rhonin Redhair

Krallığımın ve İttifak'a bağlı olan yedi ulusun temsilcilerinin aralarında alıp bana sunmuş oldukları, hiç bir şekilde karşı çıkmaya yeltenemeyeceğim karar üzerine, İttifak'ın Başkenti Stormwind Şehrinde bulunan Kirin'Tor'a bağımlı dört Menekşe Kule ofisinden üçünün, İttifak'ın ''özgün bağımsızlığı ve halkın yüksek egemenliğine dayalı yönetim sistemine zarar verebileceği'' sebebi ile, bir ay içinde kapatılıp, çalışanlarının Dalaran'a geri dönmesi için gerekli işlemlere başlanmasını saygılarımla arz ederim

Varian Wrynn – Stormwind Kralı''

''N-ne ?''

''Ha ? N-neden dedi o ?''

''Olacak iş değil !''

''İttifak'ın rejimine zarar mı verebilir mişiz ?!''

Rhonin güldü.Elini kaldırdı ve parşomeni eski haline döndürerek Aethas'a gönderdi.Sunreaver efendisi, Rhonin'in bu hareketindeki manayı anladı ve sol elini kaldırdığında parşomen bir anda alev aldı.Salon'un içinde oluşan hafif bir esinti ile de küller ortadan kayboldu.

''Evet...Zarar verebilirmişiz.'' dedi eli ile alnını sıvazlayarak.

Başbüyücü Khadgar dudaklarını büktü.''Bana bu işte bir bit yemiği var gibi geliyor.''

''Khadgar'a katılıyorum.'' diye çıkıştı Modera kaşlarını çatarak.''Kilise'nin işi olmalı.''

''Şu an için, bu karar hakkında Işık Katedrali'ne herhangi bir suçlamada bulunmak doğru olmaz Başbüyücü Modera.Kral Varian, vermiş olduğu bu kararın yedi ittifak ulusu temsilcilerine ait olduğunu açıkça belirtmiş.''

''Pekala Başbüyücü Ansirem.Temsilciler kararı verebilirler.Ancak Kral olarak böyle bir kararı fes etme yetkisine sahip biri o.Koskoca İttifak'ın Kralı !''

Aethas, Modera'yı en sevdiği zaman da, sinirli bir halde yakalamıştı.Yüzündeki kirli gülümseme büyümüş ve zümrüt yeşili elf gözleri ardına kadar açılmıştı.

''Modera lütfen sakin ol.Burası İttifak veya Kalimdor Güruh'u hakkında tartışma yapılacak bir yer değil.''

''KAPAT ÇENENİ AETHAS !''

Salon'daki parlak havayı kara bulutlar kapadı ve gürültülü şekilde şimşek çaktı.Aethas'ın elf kulakları korkudan bükülmüştü.

...

''Ne toplantıydı ama...''

Rhonin, Ansirem ile beraber ofisine geldiğinde saat gece 23:44'ü göstermekteydi.Pelerinini çıkardı hemen kapının yanına astı.

Ne çok büyük, ne de çok küçük bir ofisti.Menekşe rengine boyanan odanın zeminine koyu renkli, duvardan duvara halı serilmişti.Duvarın üzerindeki büyük mumlar parlakça yanıyordu.Tavanda, büyük bir avize vardı ve sarı ışık bütün odayı doldurmaktaydı.Odanın dört köşesine büyük saksılar içerisinde Tanaris Palmiyesi yerleştirilmişti.

Dalaran'ın nerede ise tümünü yukarıdan gösteren büyülü bir pencereye sahipti oda.Bu büyük pencerenin kenarındaki ayrı muazzam olan şey ise, daha yeni yeni Dalaran Sosyetesi'nde yer edinmeye başlamış olan ''akvaryum''du.Onlarca çeşit balık, bu büyük fanusun içinde yüzmekteydi.Rhonin'in günlük olarak yapmayı sevdiği işlerden biriydi onları izlemek.

Cam masasının başına geçti ve Başkan'a karşısındaki sarı koltuğu işaret etti.

Ansirem yerine yerleşir yerleşmez, hemen arkasındaki dolabın kapakları açıldı ve iki cam şarap bardağı havalanarak önlerine geldi.Biri Rhonin'in önüne, diğeri de Ansirem'in elinin üzerine kondu.

''Varian beklenmedik bir harekette bulundu.'' diye başladı kısık bir sesle.

''Şaşırtıcı bir hareket olduğu doğru.'' diye onayladı Başkan.''Ancak kararın ucunda kimler var merak ediyorum.''

Süzülen şarap şişesi bardakları doldurdu.Rhonin, hiç beklemeden iki yudum aldı.

''Kimler olduğunu öğrenmemiz gerek.'' dedi Ansirem tekrar.

''Kirin'Tor aleyhine alınan bir karar ise eğer,evet.Öğrenmemiz elbette gerekecek.Ancak bir sorun var Ansirem, nasıl ? Saray'a bir mor cüppeliyi elini kolunu sallaya sallaya almazlar artık.''

Ansirem kısa bir süre düşündü.

''Mor Süvari gönder o halde.''

''Mor Süvari mi ?!''

''Evet, bir Mor Süvari.''

Rhonin, bardağı masasının üzerine bıraktı.Kahverengi gözleri ardına kadar açılmıştı.Ancak...Ansirem'in sunmuş olduğu fikir de yersiz bir fikir değildi.

''Neredeyse bir asırdır Mor Süvari gönderilmedi.İşleri karıştıran biri yoktu.Bence bu yüzden böyle bir karara vardılar,Rhonin.''

''Yani demek istediğin... ?''

''Stormwind'i biraz tedirgin etmek gerekiyor.Yani temsilcileri arkalarında karşıt görüşlü kişiler olduklarını bilmeli.Nasıl derler...''rahat batıyor.''

Rhonin içten bir kahkaha patlattı.''Haklı olabilirsin, Ansirem.Fakat, tutup ta kimi Mor Süvari diye göndereceğiz ?''

''Öncelikle güvenilir biri lazım...'' dedi Ansirem, her zaman ki gibi sakalını sıvazlayarak.''Para için kariyerini satmayacak biri...''

''Büyücü olduğu için büyücü olan biri...''

Konu Varadien tarafından 07 Haziran 2012 - 10:13 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 2

#2 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 08 Haziran 2012 - 11:44 ÖÖ

Benim hoşuma gitti, özellikle büyücülerin bol bol kullanıldığı rpler daha bir ilgimi çekiyor. Aralara serpiştirilen büyüleri yerinde buldum, konuya da diyeceğim yok. Diğerlerinde olduğu gibi gözüme batan şey yazım ve noktalamadaki bazı hatalar oldu, onlar da olmasa kitap okuyor gibi kaptırıp gidebilirim.

#3 dogabeey

dogabeey

    Moderatör

  • Moderators
  • 299 İleti

Yazma tarihi: 08 Haziran 2012 - 05:40 ÖS

Okuması oldukça zevkli bir hikaye olmuş. Piyasadaki Warcraft kitaplarından bir fark göremedim (pek iltifat olmadı gerçi bu, hele de çeviri kalitesini düşünürsek :D).
  • 0

Dark Lion Onslaught.


#4 Varadien

Varadien

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 28 İleti
  • LocationBursa

Yazma tarihi: 11 Haziran 2012 - 09:25 ÖS

BÖLÜM II


Resmi ekleyen


Kule yemekhanesi her zaman ki gibi kalabalıktı ve onlarca çeşit güzel yemeğin kokusu ile doluydu.Yuvarlak yemekhanenin ortasına bir büfe yerleştirilmişti.Masaların kenarlarında mor renkli eteklikler vardı.Mezeler, sıcak yemekler, salatalar, tatlılar, meşrubatlar ayrı ayrı, düzgün şekilde dizilmişti.Menekşe Kule personeli her gün saat 12:30'da yemekhaneye gelerek, açık büfeden yemeklerini alırdı.Büfelerin başında temizlik, eksikleri doldurma veya personele yardımcı olma konularında her zaman iki tane chef dururdu.Bu cheflerden bir tanesi draenei, diğeri ise Teldrassil'liydi.

Konuşma seslerinin uğultulu bir şekilde duyulduğu yemekhanede bir masa, gelen kahkahalar ile az da olsa dikkat çekmekteydi.

''Eee, sonra ne oldu peki ?'' diye sordu Jeanne'ın yanında oturan bir büyücü.

''Sonra ne mi oldu ? Ah evet...Son gördüğümüz şey Arthur'un, kıçında onlarca virmen ile bambu ağaçlarının arasına dalışı oldu.''

Masadan büyük bir kahkaha yükseldi.

''Evet, hatta bir tanesi baldırımı ısırmıştı.'' dedi gayet ciddi bir tavırla, küçük kasesindeki pudingi yiyen Arthur.''Acısını bazen hissedebiliyorum.''

''Yine de Pandaria'ya gitmiş olmanız bile ayrı bir şans.Sizleri tebrik ederim Bayan Jeanne ve Arthur.''

Jeanne gülümseyerek teşekkür etti.''Öylece geldi ve geçti işte.Ancak Arthur ile çalışmış olmaktan gerçekten memnunum.Bir dediğimi iki etmemişti.''

''Eminim öyle yapmışımdır.'' dedi Arthur puding kaşığını boş kasenin içine koyarken.Ağzını yanındaki mor kumaş peçeteye sildi ve ayağa kalktı.''İzninizle.''

Kolundaki saate bakarak yemekhanenin çıkışına doğru yürümeye başladı.Masadaki herkes hala ona bakmaktaydı.

''Nesi var ?'' diye sordu Jeanne'ın karşındaki Quel'dorei büyücüsü.Koyu mor renkli cüppesi gözlerinin parlak maviliğini açığa çıkarmıştı.

''Özlediği kişiler var.Dönüşte Pandaria'dan direk Northrend'e geçmek durumunda kaldık.'' dedi Jeanne düşünceli şekilde.Kolundaki deri saate baktı.

''Saat 12:50.Çıkışta görüşmek üzere arkadaşlar.''

Masadakiler, Jeanne'ın saati hatırlatması üzerine apar topar kalktılar ve ofislerine dönmekte olan Menekşe Kule personelinin arasına katıldılar.

...

''Menekşe Kule Büyücü Hakları Danışma Ofisi''

Ofis kapısında yazan buydu.Müdire Jeanne kapıyı yavaşça açtı.Masasının karşısındaki masaya oturmuş, işine devam etmeye çoktan başlamış olan Arthur'a baktı.

''Son günlerdeki iş azmin beni oldukça etkiledi.'' dedi kendi masasının başına yürürken.

Ofis küçüktü.Çok uğrak bir yer değildi zira Jeanne çalışma personeli değil, ''imza kadınıydı.''.Karanlık ofis,tavandaki küçük mum avizesi ile aydınlanıyordu.Mumlar bittiğinde (-ki bu durum beş veya altı ayda bir başına gelirdi) Arthur, onları değiştirir, yerine yenilerini koyadı.

Jeanne'ın masasının arkasındaki duvarda bir kaç çerçeve içinde fotoğraf vardı.Sihirli mürekkep kalemi ile çizilmişlerdi.Ailesi ile çizilmiş olanlar, mezun olurken arkadaşları ile çizilmiş olanlar, Kalimdor'un bazı bölgelerinde çizilmiş olanlar ve Pandaria'da,Zümrüt Yılan Tapınağı'nın yanında dört arkadaşı ile çizilmiş olan bir fotoğraf.

Resimde Arthur, arkadaşları Garrid ve Jouhan, ve Pandaria'da tanıştıkları, onlara her türlü konuda destek olmuş, eşi ile evinin kapılarını açıp onları misafir etmiş olan Yaver Rei-Sai vardı.Diğer pandarene göre oldukça uzun ve güçlü bir yapısı vardı.Belindeki geleneksel kılıç Kha'tananın kabzasını sıkıca kavramış ve sol kolunu Jeanne'ın küçük omuzlarına sararak gülümser bir poz vermişti.

''Sadece işimi yapıyorum.'' dedi Arthur başını hiç kaldırmadan.Önündeki parşomenlere bakıp yanındaki mor kaplı dosyaya bir kaç dilekçe örneği geçiriyordu.

''Öyle mi ? Ancak benim tanıdığım Arthur üniversitede her sohbet edişimizde hafta sonu neler yapacağını anlatırdı.''

Arthur durdu.Tüy kalemi elinden bıraktı ve arkasına yaslandı.''Çok şey değişti Jeanne.''

''Ne gibi şeyler,Arthur ?''.Kollarını bağlaştırdı ve yüzüne ciddi bir ifade takındı.

''Döndüğümüzden beri içimde bir huzursuzluk var.Bilemiyorum...''

''Kabız falan mı oldun yoksa ?''

Arthur içten bir kahkaha patlattı.Uzun bir süre gülüşü Jeanne'ın da istemeden gülümsemesine sebep oldu.

''İşte görmek istediğim Arthur.'' dedi masasına otururken.''Bir daha ofisimde ve yemek yerken yanımda somurttuğunu görmek istemiyorum.Beni anladın mı ?''

''Nasıl isteseniz...''Müdire Hanım.''

''Eğer dilersen önümüzdeki hafta yıllık izninden kullanabilirsin.Haziran ayında pek yoğun olmayız.''

Arthur tüy kalemini alıp işine devam etmeye koyuldu.

''Tabi, Temmuz ayı gelince de sen iznini kullanacaksın ve üst üste dizilmiş binlerce yazı Arthur'a kalacak.''

''Eh, düşünmedim de değil doğrusu...'' diye yanıtladı Jeanne omuz silkerek.''Fena olmazdı.''

''Bence sonbaharı bekleyelim.Bir ay sen, bir ay ben kullanırım''

Konu Varadien tarafından 11 Haziran 2012 - 09:30 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 3




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı