İçeriğe git


Resim
- - - - -

The Broken Compass (İnaktif - Türkçe RP Guildi - Argent Dawn)


  • Please log in to reply
Bu konuya 83 yanıt gönderildi

#1 Falven

Falven

    Moderatör

  • Moderators
  • 405 İleti
  • LocationBodrum

Yazma tarihi: 17 Ağustos 2012 - 06:15 ÖS

The Broken Compass (Bozuk Pusula)

Ejderhalar! Neredeyse tüm Azeroth halklarının onlarla ilgili bir destanı vardır. Nozdormu, Alexstrasza, Ysera, Malygos, Neltharion. Lakin Azeroth evreninde herkes -kahraman- değildir. Kimileri bu ejderhaların yanında veya onlara karşı savaşmış, kimileri kazanmış, kimileri kaybetmiştir. Fakat biz henüz hiç ejderha görmedik. (Stormwind'deki ayak izlerini saymazsak) ..ve merak ediyoruz.

"He who fights with monsters might take care lest he thereby become a monster. And if you gaze for long into an abyss, the abyss gazes also into you." - F. Nietzsche

- Azeroth evreninde bir Nietzsche olsaydı, Neltharion ve Sargeras hakkında böyle düşünürdü herhalde.

Garrid Fortlord Kızılsırt dağlarının eteğindeki göldibi kasabasında sıradan bir hayat sürüyordu. Sıradan; yani en yüce gururun göldeki en büyük balığı yakalamak olduğu hayatı. Heyhat pek sıradan ve pek sıkıcı olan hayatı -ki o zamanlar pek sıradan ve sıkıcı gelmezdi ona- koyu yeşil veya siyah derili orkların köyüne yağmalar yapması ile son buldu. Garrid ailesinden kimseyi kaybetmedi. Hiçbir dostunu da kaybetmedi. Babası da kaybolmadı. Gizemli bir yüzükte bulmadı. Sadece orklardan nefret etti.

Orklarla savaşmak için köyün militasına katıldı fakat umduğunu bulamadı ve düşman gelmeye karar vermediği sürece beklemekten nefret ediyordu. Yeteri kadar para biriktirdiğinde kendine bir zırh, kılıç ve kalkan aldı. Babasına sarılıp, annesinin yanağını öptükten sonra köyde bulduğu her duvara ilan astı.

MACERAPERESTLER ARANIYOR!

*Orklardan nefret etmeli.
*Kılıç ve kalkan kullanmayı bilmeli.
*Uyurken horlamamalı. (Aksi takdirde yerimizi belli edebilir. Özellikle cüceler.)

<Hikaye guild eventleri ile birlikte devam edecektir.>

rpharitas.png

Yıdızlar: Muhtemel event alanları.
Oklar: Zone değişimi.
Daireler: Konaklama mekanları.
Kare içinde çarpı: DANGER.

The Broken Compass F.A.Q ve RP Guide

Bir Karakter The Broken Compass'a nasıl katılır?

Yeni bir karakter ilanlardan birine rastlamış olabilir veya bir bar kavgası ayırmaya çalışırken ekip ile tanışabilir.

Ne gibi görevler var?

Aşçı, gardiyan, şarap eksperi, satranç oyuncusu vb. yani Azeroth'da mümkün olan her şey.

Nasıl bir araya geldiler?

Bir araya geldiler çünkü yapacak daha iyi bir şeyleri yoktu. Aileleri yanında balık tutmaktansa, yaşadıkları dünyayı biraz tanıyıp, birazcıkta kahraman falan olmak istediler. Birbirlerini buldular.

Lider kim?

Lider resmi olarak yoktur. Sadece grubu ilk toplayan kişi olarak Garrid'e biraz saygı duyulur.

Eee şimdi biz napcaz gelip orda?

Karakter hikayenizi hazırlayıp yapabileceğiniz çok şey var. Önce arkadaşlıklar kurup gezintiler düzenleyebilirsiniz. Duellolar düzenleyebilirsiniz. Birbirinizin kuyusunu kazmaya çalışabilirsiniz. Kısaca ROLEPLAY yapabilirsiniz.



Şuan ki çekirdek kadro:

Mahir  (20)
Doğa  (20)
Özgür  (17)
Onur (16)
Umay  (20)
Emre  (Immortal)


Başvuru Şablonu:

Karakter ismi:
Sınıf:
Irk:
Doğum Yeri:
Yaş:
Fiziksel tabir:
Aile Kökeni:
Ekipman:
Karakteristik özellikleri:
Varsa hayvanı:
Arkadaşları / Düşmanları:
Hobileri ve Profesyonel olduğu konular:
Onu tanımlayan bir söz:

Karakter Hikayesi (2 Paragraf ve fazlası)

Gerçek isim:
Gerçek Yaş:
Gerçek bir iletişim maili:
Aktif olduğunuz Süreç:




Mahir.


Konu Pechvarry tarafından 05 Ağustos 2016 - 01:26 ÖÖ tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 1

Resmi ekleyen


#2 dogabeey

dogabeey

    Moderatör

  • Moderators
  • 299 İleti

Yazma tarihi: 17 Ağustos 2012 - 08:19 ÖS

Başvuru Şablonu:

Karakter ismi: Craig Carevin

Sınıf: Sapper

Irk: Human

Doğum Yeri: Northshire Valley

Yaş: 36

Fiziksel tabir: Kahverengi gözlü, uzun saçlı, yüzü ve vücudu yanık izleriyle dolu, epey kaslı ve sağ gözü kör.

Aile Kökeni: Ailesi, aslen Duskwood'da yaşamış olup, Alfred Carevin (baba), Lilith Carevin (anne), Elaine Carevin (hala), Jonathan Carevin (enişte)

Ekipman: Kahverengi göz bandı, sırtında taşıdığı yanıcı sıvıyla dolu tüp, bel çantasındaki ufak dinamitler.

Karakteristik özellikleri: Çatlak bir dahi, kibirli, herşeye çabuk ve abartılı tepki gösteren, geveze ve boşboğaz, inanlmaz derecede sakar.

Varsa hayvanı: Hayvanı yoktur.

Arkadaşları / Düşmanları: Gimmer, Akean, Rhaegar, Grimfall

Hobileri ve Profesyonel olduğu konular: Patlayıcı hazırlamak, yanıcı maddeler.

Onu tanımlayan bir söz: "Ateşle yaklaşmayın!"

Karakter Hikayesi (2 Paragraf ve fazlası): Craig, Northshire vadisi yakınlarında, ailesinin Duskwood'dan Northshire vadisine yaptığı yolculuk sırasında dünyaya geldi. Babası, pek de başarılı olmayan bir simyacıydı. Craig daha çok küçükken bile, merakı sürekli başına akıl almaz belalar açıyordu. Altı yaşındayken, babasının simya setiyle bir patlayıcı hazırlamaya çalışırken sağ kolunu feci şekilde yaktı. Dokuz yaşındayken bu sefer patlayıcıyı gerçekten hazırlayıp sağ gözünü kaybetti. Büyüyüp bir yetişkin olduğunda, manastırın başrahibi, içindeki şiddeti daha iyi alanlara yönlendirebilmesi için onun askere yazılmasını sağladı. Askerde gönüllü olarak istikham eri (military engineer) oldu. İkinci Savaş'ta görev yaptı ancak sakarlıkları yüzünden savaş sonunda askerlikten uzaklaştırıldı. Savaştan sonra, kendisine pek sıkıcı gelen hayatına başka yerlerde devam etti. Tarren Mill'de kaldığı sırada, bir cüce mühendisle tanıştı. O andan sonra onunla çalışmaya başladı ve hayatı biraz daha keyifli hale geldi. Birlikte kasaba kasaba dolaşıp ordulara patlayıcı sattılar. Hayat güzel gidiyordu, ne yazık ki o kadar güzel devam etmeyecekti.

Cüce ve onun iki insan arkadaşıyla Ironforge'da konakladığı bir sırada, Craig yanlışlıkla bir tavernayı uçurduğu ve iki kişiyi yaraladığı için tutuklandı. Cüce arkadaşı derhal olay yerinden kaçarak kurtulmayı başardı. Craig Stormwind şehrinin hepishanesine atıldı. Diğer arkadaşlarına ise bir daha Khaz Modan topraklarına ayak basmama şartıyla serbest bırakıldı. Hapiste geçirdiği iki hafta, mükemmel bir kaçış planı hazırlamak için yeterliydi. Sürgüncü arkadaşlarının kaçak olarak temin ettiği malzemeler ve hücrelerde bulduğu ıvır zıvırla kendisine yeni patlayıcılar hazırladı. Dışarıdaki cüce dostuyla koordineli olarak çalışıyordu. Cüce, birkaç arkadaşını toplayıp Northshire vadisindeki kapatılan echo ridge madeninden Stormwind'a doğru kazarken, Craig kendi hücresinde hazırladığı asitleri kullanarak başka bir tünel kazıyordu, hücre arkadaşı Grimfall da ona yardım ediordu .Bir ay sonra, hapishanenin bütün hücreleri ard arda gelen patlamalarla sarsıldı. Bütün mahkumlar buna dünden hazırdı, bir isyan başladı ve bu kargaşada Craig kendi hücrelerinin girişini çökertip, tünelden kaçmayı başardılar.

Üç gün boyunca sınırlı miktarda su, yiyecek ve iğrenç yaşam koşullarından sonra, kazdıkları tüneli Echo Ridge madenine çıkartmayı başardılar ve derhal oradan uzaklaşıp Lakeshire'a doğru seyehat ettiler. Asıl planları, orada bir süre beladan uzak durduktan sonra Stranglethorn'a, oradan da Kalimdor'a geçmekti. Ancak orada bulundukları sırada bir ilanla karşılaştılar. Bu gezici bir macera grubunun ilanıydı ve şartlar tam da Craig'in aradığı gibiydi. Beş arkadaş - Craig, hücre arkadaşı, cüce ve iki sürgüncü insan- ortak bir karara vardılar ve bu birliğe katılmaya karar verdiler. Böylece hem biraz yararlı işler yapabilecek, hem de ittifağın radarından uzak duracaklardı.

Gerçek isim: Doğa Can Kılıç

Gerçek Yaş: 20

Gerçek bir iletişim maili: [email protected]

Aktif olduğunuz Süreç: Haha, please, c'mon...
  • 0

Dark Lion Onslaught.


#3 combostyle

combostyle

    Sergeant

  • Members
  • 64 İleti

Yazma tarihi: 17 Ağustos 2012 - 08:32 ÖS

Ben hiç RP oynamadım ama bir ara heveslendim bir an aranıza katılmayı düşündüm fakat yanlış faction da olduğunuzu görünce vaz geçtim.


LOK'TAR OGAR!
  • 0

#4 Erodion

Erodion

    Member

  • Members
  • Pip*Pip*
  • 23 İleti

Yazma tarihi: 17 Ağustos 2012 - 10:57 ÖS

Karakter Ismi: Rhaegar "Stormblade"

Sınıf: Savaşçı

Irk: Worgen

Doğum Yeri: Gilneas

Yaş: 36

Fiziksel Tabir:Bir gözünü kaybetmiştir,bir göz bandı takar.Genellikle,hatta her zaman Worgen formunda gezer.Vücudunda fazla denilebilecek yara izi vardır.

Aile Kökeni:Gilneas'a göre orta halliden biraz daha zengin bir aileden gelmektedir.

Ekipman:Sırtında iki tane uzun kılıç (Katana) taşır.Üstünde göğsünün büyük bir kısmını açıkta bırakan deri bir zırh,ve üzerinde birsürü diş veya parmak olan bir kolyesi vardır.

Karakteristik Özellikleri :Çoğunlukla öfkelidir.Kendini kontrol etmekte de iyi değildir.Cüce birasına şaşırtıcı bir tutkusu vardır.Khaz Modan'dan Craig Carevin'in tavernayı patlatması üzerine sürgün edildiklerinde bu onu gerçekten kızıdırmıştı.

Varsa Hayvanı: Yok

Arkadaşları / Düşmanları : Gimmer Wildbear,Craig Carevin,Grimfall,Akean./ Yok

Hobileri Ve Profesyonel Oldugu Konular : Kılıç kullanımında üst seviye sayılabilir.Lakabı "Stormblade" Sırtındaki iki kılıcı gerçekten hızlı kullanabilmesinden gelir.

Onu tanımlayan bir söz : "Mesafenizi koruyun,ısırmayacağım konusunda söz veremem."

Karakter Hikayesi :
Rhaegar,Gilneas'lı,biraz zengin sayılabiliecek bir aileden gelmektedir.Çocukken hep itilip kakılan bir tip olmuştur.Civardaki diğer çocuklar onunla alay etmişler,ona zarar vermişlerdir.Bu çocukların ona yaptıklarına sinirlenip öfkesini hep içine atmıştır .Bir gün civardaki çocuklar onu yine taşlarken taşlardan biri gözüne gelip bir gözünü kaybetmesine sebep olmuştur.Bunun üzerine babası ona bir kılıç eğitmeni bulmuş,kendini geliştirip bir daha itilip kakılmaması için ona bir fırsat sağlamıştır.

Gençlik yıllarında,öğretmeninden çift kılıcı vücudunun bir uzantısı gibi kullanmayı ve gerçekten bir fırtına hızında kullanmayı öğrenmiştir.Gücünü her zaman öfkesinden almıştır.Yetişkinlik yıllarında Gilneas Militia'ya katılmış,oradaki komutanı ona "Stormblade" lakabını takmıştır.

Ve sonra...Gilneas Worgen lanetine maruz kaldı..Savaş alanında 4-5 tane worgen ı biçtikten sonra,dinlenirken arkasından gelen bir worgen tarafından ısırılmıştır.Her Worgen gibi Night Elfler tarafından içindeki canavar bastırılmıştır.Bu,bitmek bilmez öfkesinden dolayı kolay olmadığı için çoğu zaman Worgen formunda dolaşır.Ve sonra dünyayı dolaşmaya karar verir...

Stormwind'i ziyaretinde Akean diye bir insanla tanışır.Savaştaki becerileri onu bile biraz etkilemeyi başarmıştır.İkili birlikte Deeprum Tram'den geçerek Ironforge u ziyaret ederler.Böylece orada Engineer Gimmer Wildbear ile meslektaşı Craig Carevin ile tanışırlar.Ve sonra..Tavernadaki dinamit olayı olur.(***Bknz:Craig Carevin'in hikayesi***)4 kaçak,Lakeshire a gidip konaklamaya karar verirler...


Gerçek Isim:Deniz Mavi

Gerçek Yaş:16

Gerçek bir iletişim maili:[email protected] / [email protected]

Aktif oldugunuz süreç:Şimdilik her gün.
  • 1

#5 Falven

Falven

    Moderatör

  • Moderators
  • 405 İleti
  • LocationBodrum

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 12:28 ÖÖ

Very satisfying start lads, well done.
  • 0

Resmi ekleyen


#6 Falven

Falven

    Moderatör

  • Moderators
  • 405 İleti
  • LocationBodrum

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 12:48 ÖÖ

Resmi ekleyen
Resmi ekleyen
Resmi ekleyen
  • 0

Resmi ekleyen


#7 _SouLsicK_

_SouLsicK_

    Scout

  • Members
  • 4 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 01:28 ÖÖ

Karakter ismi:Weîcîe
Sınıf:Death Knight
Irk:Human
Doğum Yeri:Stormwind
Yaş:25
Fiziksel tabir:Orta boylu,kısa sarı saçlı,zayıf ve genel olarak güzel bir human...
Aile Kökeni:Asil bir aileden gelmektedir.
Ekipman:Sırtında koca bir balta üstünde ise göbeği açık bırakan bir zırh var,omuzlukları gayet sert ve eldivenleri onu gayet sinsi göstermektedir...
Karakteristik özellikleri:Sık sık sinirlenmeyen ama sinirlendimi de iyi sinirlenen durgun bi tip.Boş zamanlarında oturup Dwarf içkisi içmeyi aşırı sever...
Varsa hayvanı:Yok
Arkadaşları / Düşmanları:Arkadaşı yok,düşmanlarıda hayatta değil...
Hobileri ve Profesyonel olduğu konular:Balta kullanmada fazlasıyla iyi sayılır...

Onu tanımlayan bir söz:Sakin görünebilirim ama fazla yaklaşma seni gebertebilirim...

Karakter Hikayesi (2 Paragraf ve fazlası):
Weîcîe ailesi asil olduğu için küçüklükten bu yana hep durgundur.Savaşlarda hızlı ve sinsi olarak saldırır.Tabii ailesini 15 yaşında kaybettikten sonra itilip kakılan biri olmuştur.Sakin bi tip olduğu için sabretmiştir,içine atıp biriktirmektedir.Hem ailesinin acısı ve itilip kakılma duygusu bir süre sonra ona acı vermeye başlamıştır.Bu zamanla onun sağlığından olmasını sağlamıştır.Nice doktorlar denemiştir fakat yapamamıştır.Sonunda bir ilanda gördüğü üzere Stormwind'de bir doktor oldugunu öğrenmiştir.
Bunun üzerine Stormwind'e gidip tedavisine başlamıştır.1-2 yıl gibi bir sürede iyileşmiştir.Bu süreçte etrafı keşfetmiş burayı sevmiştir.İyileştikten sonra da burda kalmaya karar vermiştir.Burda yaşamını kurmuş ve kendini tekrar halka ispatlamıştır.Tekrar Stormwind'de devriyeye çıktığı gün Gimmer denen biriyle tanışır.Onun sayesinde The Broken Compass guildine katılmış bulunur.Bu olaydan sonra hayatı tamamiyle değişir...
Gerçek isim:Mertcan
Gerçek Yaş:13
Gerçek bir iletişim maili:[email protected]
Aktif olduğunuz Süreç:Okul varken okul bittikten sonra.Okul yokken full time

Konu _SouLsicK_ tarafından 18 Ağustos 2012 - 02:22 ÖÖ tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#8 Dendrien

Dendrien

    Sergeant

  • Members
  • 72 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 06:39 ÖÖ

WHAT THE FUCK IS GOING ON
  • 1

#9 Dendrien

Dendrien

    Sergeant

  • Members
  • 72 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 07:12 ÖÖ

Karakter ismi: Rodreic Stern
Sınıf: Paladin (IC iken sadece Warrior)
Irk: Lordaeron İnsanı
Doğum Yeri: Andorhal
Yaş: 39
Fiziksel tabir: Kızıl saçlı, sakallı, yeşil gözlüdür. Hırpani bir görünüşü vardır. Boyu normal bir insanınkinden uzun, vücut yapısı ise bir o kadar iridir. Yara izlerinden en öne çıkanı sağ gözünün hemen altından çenesine kadar uzanan derin, beyaz çizgi şeklinde bir kesiğin hatırasıdır.
Aile Kökeni: Andorhal köyünün milis kuvvetinde çalışmış bir baba ve terzi bir annenin beş çocuğundan en küçüğü Rodreic'in kardeşlerinden üçü hayattadır. Aileen, Verona ve Felvinn. (Felvinn bildiğiniz Felvinn değil. Bu Felvinn sarışındı. Mahir bilir.)
Ekipman: Seksi kızıl saçlar.
Karakteristik özellikleri: Biraz vurdumduymaz, çoğunlukla şakacıdır. Fakat öfkelendiğinde kan görmeden durmaz.
Varsa hayvanı: Yatakta tam bir hayvandır. Soru o muydu?
Arkadaşları / Düşmanları: Stormwind'de pek çok dostu, bir de sevgilisi vardır. (ERP FOR LIFE)
Hobileri ve Profesyonel olduğu konular: Neredeyse hobi denecek kadar çok ve iyi içki içer. Yani kolay kolay sarhoş olup kendini rezil etmez.
Onu tanımlayan bir söz: "Yarın ölecekmiş gibi yaşa. İç, seviş, eğlen. Fakat yarın geldiğinde, kılıcın elinde, gözün düşmanında olsun."

Karakter Hikayesi (2 Paragraf ve fazlası)
Andorhal'da doğduğunda Lordaeron Krallığı daha ne Veba, ne de Musibet kelimelerini henüz duymamıştı. Kral Terenas Menethil henüz yeni tahta geçmişti. On beş yaşına kadar Rodreic her normal çocuk gibi büyüdü. Hiç bir zaman korkması gereken bir savaş, tüm ailesini yeryüzünden silip onu nefret içinde bırakan bir veba olmadı. İkinci Savaş başladığında, o orduya katılamayacak kadar küçüktü. Bu yüzden iki kız kardeşi ve annesiyle köyünde kaldı.

Fakat en büyük kardeşleri olan Zortha, ve ona kendi ismini veren babası Rodreic savaşa gitmiş, ve dönmemişti. Savaş bittiğinde iki ablası da büyücü eğitimi görmek için Dalaran'a gitti. On sekiz yaşını dolduran Rodreic ise kendi başına geçinemeyen annesine biraz para gönderebilmek için Kul Tiras Donanması'na katıldı. Burada bir gemiyi idare etmeyi, ve kılıçla dövüşmeyi öğrendi. Üç yıl boyunca annesine eline geçen parayı, kendini besleyecek kadarını ayırdıktan sonra son bakırına kadar annesine gönderen Rodreic, onu göremeye gidecek parayı bir araya getirebildiğinde, annesinin o Kul Tiras'tan ayrıldıktan üç hafta sonra öldüğünü, gönderdiği parayı postacının çaldığını, çalıştığı limanı ziyaret eden Andorhal'lı bir tüccardan öğrendi.

Öfkeden bakır saçları gibi kırmızı gören Rodreic, bir an önce limandaki işini bırakıp Andorhal'a döndü. Fakat geleceği haberini alan postacı çoktan kaçmıştı. Onu kovalamak için Lordaeron ormanlarına giren Rodreic, orklar tarafından tuzağa düşürüldü. Bunlar, İkinci Savaş sonrasında hapsedildikleri kamplardan kaçan orklardı. Kılıcını çekip orklara kahramanca saldırmasına rağmen, Rodreic orkların sayıca üstünlüğü altında ezildi, ve canını zor kurtararak kaçtı. İntikamını engelleyen orklara karşı hayal kırıklığı babası ve kardeşinin canını alan orklara karşı kızgınlığıyla birleşince, orklara, ve onlarla birleşen tüm Güruh'a karşı derin bir nefret ortaya çıktı. Rodreic tam on beş yılını kendini eğitmeye adadı, ve işi bittiğinde bir çekiç ve kalkanı eşi benzeri görülmemiş bir zalimlikle kullanan, savaşa doymak bilmez, kana susamış bir adam olmuştu. Topluma ayak uydurabilmek için öfkesini saklamayı öğrendi, ve Stormwind'e yerleşti. Burada, geçirdiği on yılın sonunda bir Şövalye ünvanı kazanmıştı, fakat artık bu şehirde kendisi için bir şey olmadığını biliyordu. Kana susamıştı, ve susuzluğunu dindirmenin bir yolunu bulmak zorundaydı.

Bir akşam, yine böyle derin düşüncelere dalmışken duvara asılmış bir ilan gördü. "Kırık Pusula". Ve sonunda, nereye ait olduğunu biliyordu.



Gerçek isim: Emre GÜNSAL
Gerçek Yaş: 16
Gerçek bir iletişim maili: [email protected]
Aktif olduğunuz Süreç: Belli bir saat vermek istemiyorum, çünkü önceden verdiğim zamanlara hiç uyamadım. Fakat bu sefer size main karakterimle geliyorum, anlayın yani. :)

Konu Dendrien tarafından 18 Ağustos 2012 - 07:14 ÖÖ tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 1

#10 Falven

Falven

    Moderatör

  • Moderators
  • 405 İleti
  • LocationBodrum

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 08:33 ÖÖ

WHAT THE FUCK IS GOING ON


Something awesome :D
  • 0

Resmi ekleyen


#11 Dendrien

Dendrien

    Sergeant

  • Members
  • 72 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 09:58 ÖÖ

Something awesome :D


mah nigga
  • 0

#12 dogabeey

dogabeey

    Moderatör

  • Moderators
  • 299 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 12:46 ÖS

Bu guild için ayrı bir site açsak diyorum? İşi büyütmek lazım, forum yeterli olmayabiliyor herşey için :)
  • 0

Dark Lion Onslaught.


#13 Galadrael

Galadrael

    Advanced Member

  • Members
  • Pip*Pip*Pip*
  • 37 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 01:05 ÖS

wtf ya şimdi gene mi karakter hikayesi yazıcam AAAAAAAAAAAAAAAAAA
  • 1

#14 Falven

Falven

    Moderatör

  • Moderators
  • 405 İleti
  • LocationBodrum

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 01:22 ÖS

Bu guild için ayrı bir site açsak diyorum? İşi büyütmek lazım, forum yeterli olmayabiliyor herşey için :)


Facebook'a açıyorum.

http://www.facebook....BrokenCompassRP
  • 1

Resmi ekleyen


#15 Vastiel

Vastiel

    Sergeant

  • Banned
  • 55 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 01:57 ÖS

Dün event bittikten sonra casual devam ettik.Bazı akılda kalan olaylar :

- Vastiel ve Grummar topladıkları çalı çırpıyla ateş yaktı.Rhaegar , Akean , Grimfall ile birlikte ateş çevresinde geçen sohbet.Garrid'in güvenilirliğinin sorgulanması ve hakkındaki efsanelerin doğruluğu tartışması.
- Grummar soy ağacını anlatırken neredeyse uyuya kalan Akean.
- Vastiel ve Akean arasındaki tartışma ve sonrasında geçen düello. ( Kazanan 3-0 ile Vastiel) :oyeaaface:
- Sonuç olarak biraz daha kaynaştı herkes.

Birkaç ss:

Resmi ekleyen
Resmi ekleyen
  • 1

#16 Galadrael

Galadrael

    Advanced Member

  • Members
  • Pip*Pip*Pip*
  • 37 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 02:05 ÖS

Karakter İsmi:Lamordia
Sınıf: Mage (IC rog)
Irk:Human
Yaş:26
Fiziksel Tabir: Vücut taş -hatun rog olcak okadar- orta boy, açık kumral ve uzun saçlar, bir bayanda abartı durmayacak düzeyde kaslı kollar ve bacaklar - yeee yapış yapış yapış-
Aile Kökeni:Kendisine leydi denmesinden hiç hoşlanmadığını söylemesinin aksine yüksek mevki terbiyesini ve hareketlerini çok iyi bilmesi onun gerçektende bir leydi olabileceğini düşündürtüyor.Lakin kökeni hakkında hiç konuşmaz.
Ekipman:Hiç yanından ayırmadığı ve yerine başka hiçbir şey koymadığı mavi parıltılar saçan bir daggerı vardır.Dışardan görenler daggerda saklı bir güç olduğunu düşünürler.
Karakteristik Özellikler:Kaba, sert ve nezaketten uzak olmasına karşın yeri geldiğinde kadınlığını kullanmasını bilen tehlikeli bir karakter.Çok zor arkadaşlık kurar ve genelde pek konuşmaz sadece gözlemler.Kimsenin görmediği zamanlarda ortalıktan bir anda kaybolur ve nezaman geleceği belli olmaz.Açıklama yapmaktan ve hesap vermekten hoşlanmaz.
Profesyonel olduğu konular:Etraftaki bitkileri çok iyi tanır ve onları herhangi bir konuda işe yarar hale getirebilir.
Onu tanımlayan söz: "Aman Tanrım bu kız yanıyor!" -Vastiel luv u bro- :D


Karakter Hikayesi

"Aile Kökeni:Kendisine leydi denmesinden hiç hoşlanmadığını söylemesinin aksine yüksek mevki terbiyesini ve hareketlerini çok iyi bilmesi onun gerçektende bir leydi olabileceğini düşündürtüyor.Lakin kökeni hakkında hiç konuşmaz."

Thats enough i think ;)
  • 0

#17 Falven

Falven

    Moderatör

  • Moderators
  • 405 İleti
  • LocationBodrum

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 02:24 ÖS

Karakter ismi: Garrid "Hoot" Fortlord
Sınıf: Savaşçı
Irk: Yüzde yüz insan
Doğum Yeri: Lakeshire
Yaş: 29
Fiziksel tabir: Atletik yapılı, belirgin bir şekilde kaslı bir vücut ve geniş omuzlar. Asker tıraşı sarı saçları ve sakalları. Vücudunda henüz yara bere yoktur. Bileğinde bilimsel araştırmalara karışmış bir örümceğin ısırığı da yoktur.
Aile Kökeni: Lakeshire yerlisi bu aile, birgün Lord olma umuduyla Fortlord soy adını almış fakat balıkçılığa devam etmiştir.
Ekipman: Mızrak, uzun kılıçlar ve kalkan.
Karakteristik özellikleri: Kolay sinirlenmeyen, sabırlı ve tutkulu. Yaşamayı seven, yaşamın sunduklarından keyif alan bir insan. Spor yapmaktan ve savaşmaktan oldukça keyif alır.
Varsa hayvanı: Yok
Arkadaşları / Düşmanları: -Daha sonra doldurulacak-
Hobileri ve Profesyonel olduğu konular: Demir işçiliği, kamp ateşinde yemek yapmak ve doğada hayatta kalma becerisi. Amcasından öğrendiği satranç oyunundan keyif alır. Yenildiğinde karşısındakinin ağzını burnunuda kırabilir.
Onu tanımlayan bir söz: Hoot: "When I go home people'll ask me, "Hey Hoot, why do you do it man? What, you some kinda war junkie?" You know what I'll say? I won't say a goddamn word. Why? They won't understand. They won't understand why we do it. They won't understand that it's about the men next to you, and that's it. That's all it is. "

http://www.youtube.com/watch?v=WsyVRpW4xNk

Karakter Hikayesi (2 Paragraf ve fazlası)

-Guild hikayesine bakınız-

Gerçek isim: Mahir Tüzel
Gerçek Yaş: 19-20-21 bazen 13 ve bazen 65.
Gerçek bir iletişim maili: [email protected]
Aktif olduğunuz Süreç: Çiş yapmadığı, banyo yapmadığı, yemek yemediği, sevgilisiyle ilgilenmediği, satranç oynamadığı, BF3 oynamadığı ve denize girmediği her an. (I dont sleep.. srs..)

Konu Falven tarafından 18 Ağustos 2012 - 02:28 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

Resmi ekleyen


#18 boratay

boratay

    Advanced Member

  • Members
  • Pip*Pip*Pip*
  • 44 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 05:31 ÖS

Karakter ismi: Grelor Swift
Sınıf: Rogue
Irk: Human
Doğum Yeri: Redrigde dağları
Yaş: 34
Fiziksel tabir: Akrobasiyle uğraştığı için kaslı, çevik ve fit bir vücuda sahip. Zamanla kararmış bakımsız saçları ve uzun sakalı vardır. Çocuklukta geçirdiği kazada burnu kırıldığından biraz yamuktur.
Aile Kökeni: Ailesinin bilinen nesilleri hep sirkte çalışmıştır.
Karakteristik özellikleri: Kurnaz ve eli çabuktur. Yasa dışı yaptığı işler haricinde oldukça gösteriş meraklısıdır. Sirk hayatından gelen eğlenceli kişiliği onun hırsız kimliğini gizlemesinde oldukça işe yaramaktadır.
Hobileri ve Profesyonel olduğu konular: Akrobasi, hırsızlık ve kilit açma
Onu tanımlayan bir söz: "Eylemlerin sonuçlarını bilemezsin, her zaman ikinci bir planın olsun."

Karakter Hikayesi (2 Paragraf ve fazlası)

Sirkleri bilirsiniz. Hatta birçoğunuz gitmiştir. Büyük küçük herkesi eğlendiren şu kocaman çadırlardan bahsediyorum. İş hayatından bunalan, ailesiyle birlikte vakit geçirmek isteyenler için iyi bir seçenek olmuştur. Eğlenceli şovlar, palyaçolar, dünyanın dört bir yanından gelen hayvanlar süsler sirk gecelerini. Bir de akrobatlar var tabii. Belki de en tehlikeli işi yapanlar onlardır. Bazen parande atarlar bazen havada takla... Kimileri elinde bir çubukla yerden metrelerce yüksekte bir ipin üstünde yürür. Tavandan sarkan halkalara tutunarak bir oraya bir buraya zıplarlar. Yani kısacası hayat tarzları heyecanlı ve bir o kadar da tehlikelidir.

Peki bu eğlence yuvasında bir talihsizlik yaşansa... bir kaza oldu diyelim.

Grelor , bir zamanların en ünlü akrobatlarından biri. Gençliğin verdiği cesaret ile giriştiği, kimilerine göre aptalca olan gösterisi, belki de hayatını mahvetti. Denge çubuğu kullanmadan, standart yüksekliğin iki katı yükseklikte ve güvenlik ağları olmadan yapacağı bir gösteri onu şüphesiz dünyanın en iyisi yapardı. Her ne kadar eğlence sektöründe de olsa, işler istendiği gibi eğlenceli gitmeyebiliyor. Konsantrasyonu en yüksek düzeyde olan bu akrobatın, son gösterisinde dikkatinin nasıl dağılıp düştüğü hâlâ bilinmiyor. Bilinen tek şey, artık gösteri yapamayacak olmasıydı. Geçirdiği sakatlık yüzünden yıllarca eski haline gelemedi. Sakatlığı yavaş yavaş düzeliyordu fakat yeni akrobasiye ayak uyduramıyordu. Kendi çapında klasik akrobasiye devam ediyordu fakat bu, karın doyurmuyordu. Hayatı boyunca akrobasiden başka bir şey yapmadığı için tamamen vasıfsızdı. Yine de diğer insanlara göre oldukça sportifti. Yapabilecek tek şey olduğuna karar vermişti... hırsızlık.

İşe önce cepçilik ile başladı. Yıllarca akrobasiyle uğraştığından çok hızlı hareket edebiliyordu. Kimseye fark ettirmeden, ihtiyacı kadar çalıyordu. Yaptığıyla gurur duymuyordu fakat buna mecburdu. Zamanla kilit açma konusunda uzmanlaştı. Devamında ise insanların dışarıda olduğu vakitleri kollayıp evlere girerek hırsızlığını geliştirdi. Çok temkinli hareket ediyordu. Her şeyi hesap ediyor gölgelerin içinde yürüyordu. Giremeyeceği delik, çıkamayacağı kat yoktu. Eski hayat tarzına dönmüştü. Ama yasa dışı bir şekilde. Artık geri dönüş yoktu.

Hırsızlığa başladığından beri ailesiyle iletişimini koparmıştı. Artık sirklere seyirci olarak gidiyordu. Bütün sevdiklerini, kardeşlerini hasret dolu gözlerle izliyordu. Fakat yaptıklarından duyduğu utanç ile onların gözlerine bakamıyordu. Bu duygularla yaşamak artık ağır geliyordu. Alkolden fazlası, başka şeyler yapması gerekiyordu. Uzaklaşmak... evet uzaklaşması gerekiyordu rutin hayattan. Belki o zaman kendini başka şeylere adayabilirdi.

Bir sirk çıkışı, ailesinin onu görebileceği şekilde bir meşalenin altında durdu ve seslendi.

"Elveda."

Sevdiklerine son kez görünüp gözleri yaşlı bir şekilde gölgelere karıştı.

Gerçek isim: Bora
Gerçek Yaş: 17
Gerçek bir iletişim maili: Forumdan ulaşabilirsiniz. Oyun içi Grelor'u eklerseniz size ulaşabilirim trialde oynamak durumundayım :(
Aktif olduğunuz Süreç: Belli değil.
  • 0

#19 Falven

Falven

    Moderatör

  • Moderators
  • 405 İleti
  • LocationBodrum

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 06:16 ÖS


  • 0

Resmi ekleyen


#20 Vastiel

Vastiel

    Sergeant

  • Banned
  • 55 İleti

Yazma tarihi: 18 Ağustos 2012 - 07:13 ÖS

Vastiel Castevel

Irk: İnsan

Yaş: Genç Sayılır

Sınıf: Kılıç Ustası , Yakın dövüş uzmanı , Paladin.

Karakter Hikayesi:

(Kendi ağzından)

*Vastiel bir kamp ateşinin yanında oturmaktadır.Etrafında koşuşturan ve işlerini yapmaya çalışan adamları görür.* Eh.. buraya nasıl mı geldim ? Bir düşünelim.Aslında anlatsam da inanmayacaksanız ama denemekten zarar gelmez.

Stormwind'in Kanatları Altında

Şunu söylemem gerekir ki pek çok kişiye göre şanslı bir şekilde dünyaya geldim.Ortalamanın üstünde refaha sahip bir ailem , bana her zaman sıcak yaklaşan annem.Bir çocuk için bunlar önemli şeyler.Sanırım bu yüzden çocukluğuma dair hatırladığım tek sorunum altımı ıslattığım o gece.*İç geçirir*

Oldukça iyi bir eğitim aldım.Kibar ve görgülü bir şekilde yetiştirildim.Bunlar sizi Stormwind partilerinde odak noktası yapan şeyler.Ağzım oldukça iyi laf yapardı hala hatırlarım söylediğim şeyleri.Politika , sanat hemen hemen her konuda bir sözüm olurdu.Tabi bunların bana sağladığı önemli şeyleri inkar etmem doğru olmaz.Leydilere karşı dilim oldukça iyi işlerdi *gülümser* her iki anlamda.

Resmi ekleyen

Gösterişli partiler ve kitap okuma davetleri.Leydilerin kendi aralarında beni konuştuğunu duyar gibi olurdum.Ne yazik ki bunun iyi sonuçlar doğurduğunu söyleyemem.Bir gece yine parti dönüşü evin yolunu tutmuştum.Karşımda birden daha önce görmediğim bir kız belirdi.Bana doğru gülümsedi ve '' Haha buradan gelin lordum yakalayın beni ! '' . *Bir saniye durur ve düşünür.Sonrasında anlatmaya devam eder* Bir erkeğin bazen beyni yerine başka bir yerini dinlediği zamanlar olur.Ne yazik ki bu oran benim için bir hayli fazla.'' Geliyorum leydim merak etmeyin ! '' dedim.Bir koşturmaca başladı Stormwind ışıkları altında güzel bir geceydi.Yıldızlar leydinin yüzüne vuruyor ve bana durmadan '' Daha hızlı hadi ama ! '' diye gülümsüyordu.Bir süre sonra nerede olduğumu bile fark edemez hale geldim.Koşarken içinden loş ışıkların ve tütün dumanlarının yükseldiği bir tavernanın önünden geçtik.Burasının Old Town olduğunu anladım.Açıkçası pek yolumun düşeceği türden bir yer değildi.Kız koşarken birden sola döndü ve gözden kaybolmaya başladı.Bende hızımı arttırdım ve sola döndüm.Ancak sarhoşluk etkisini göstermeye başlamıştı ve sokaklar etrafımda dönmeye başladı.Sol , sağ tekrar sol hayır hayır önce sağ ve sonra sol.Bir süre sonra koşamayacak hale geldim ve yere kapaklandım.Kusmak üzereydim.Kafamı yukarı kaldırmaya çalıştım belli belirsiz iki gölge konuşuyordu.İri ve yapılı olan ötekine '' İyi işti tatlım karşılığı da bu şekilde olur.'' dedi.Öteki de ona '' Bu sefer fidyeden benim payımı versen iyi olur sersem bu aptalları bensiz kandıramazsın ! '' Nasıl bir şeyin içine düştüğümü farkettim.Buradan kurtulmam gerekirdi ama ayağa kalkacak halim dahi yoktu.Yanımda duran kuyunun kenarına ellerimi koydum ve ayaklarımın üstünde durmaya çalıştım.Arkamdaki sesleri hala duyabiliyordum.Bir adım attım sonra bir tane daha.Birden sesler çekildi.Arkama döndüğüm anda gördüğüm son şey bana doğru gelen bir kılıç kabzasıydı.

Resmi ekleyen

Moonbrook'un Hayaleti

Gözlerimi tekrar açtığımda ensemde ki yakıcı güneşi hissedebiliyordum.Ansızın birisi saçlarımdan kavradı ve su dolu matarayı yüzüme boşalttı.'' İç şunu hadi seni soylu piç kurusu ! '' .Suyun yarısı içemeden yüzümden aşağı döküldü.Etrafıma bakmaya çalıştım tek gördüğüm uçsuz bucaksız tarlalar ve bozkırlardı.Çevrede yıkık dökük binalar ve içinde savaştan çıkmış gibi görünen insanlar vardı.Bağırmayı istedim ama sanki herkes bizi görüyor ve ilgilenmiyor gibiydi.'' Bu bir hata burada olmamalıyım lanet olsun hayır.'' At arabasında üç kişiydik ve bu ses sürekli konuşan cüceden geliyordu. '' Buna pişman olacaksınız sizi sefil adamlar.'' Başım deli gibi zonkluyordu.Bir an için aptal cücenin ölmesini istedim.Dediğim gibi at arabasında üç kişi vardı.Ancak üçüncü kişi hiç konuşmuyordu.Yol boyunca aynı pozisyonda durmuş ve ikimize de bakmamıştı.Normal yapılı orta yaşlarının sonunda gözüken bir adamdı.Saç ve sakalları bembeyaz ve siyah şapkasının altında buruşuk bir suratı vardı.Üstünde şu büyücülerin giydiklerine benzer bir cübbe vardı ancak paçavra haldeydi.Sırtında da ne olduğu belli olmayan metalimsi bir kılıç vardı.''Senin adın ne yaşlı adam ? '' diye sordum.Ancak o bana cevap vermeye tenezzül etmedi hatta beni duyduğundan bile emin değildim.Büyük ihtimal bir tecavüzcü olduğuna kanaat getirdim. '' İşte Moonbrook arabadan inmeye hazırlanın piç sürüsü ! '' dedi arabacı.

Resmi ekleyen

Burası hayatımda gördüğüm en berbat yerdi.Çevrede elliden fazla haydut vardı.Hepsinin hançerleri ve kılıçları yanındaydı.Hiç umut yok diye düşündüm.Hava kararmaya başlamıştı.Burası Stormwind'in iki katı soğuk bir yerdi.Üzerimde ise dün geceki partiden kalan ince giysiler vardı.Sabah aynı arabada geldiğimiz cücenin sesleri hala duyuluyordu.Başımda duran bir kişi vardı.'' En azından liderinizle konuşmama izin verin'' dedim.Adam güldü ve suratıma bir tekme savurdu ! Benim suratıma.Şu herkesin gül kokuyor diye bahsettiği ve müthiş saçlarımla birlikte adeta bir Arathi Safirine benzeyen suratıma ! Oldukça kızgındım fakat bir o kadar da bitkin düşmüştüm... Gecenin karanlığı üzerimize çöktüğünde burasının gerçek yüzünü gördüm.Hayatımda görüp görebileceğim en korkunç yerlerden birisi olmalı diye düşündüm.Başımda duran adam biriyle konuşuyordu.Sonra bana dönüp '' Patron seni görmek istiyor kalk hadi. '' dedi ve kolumdan sıkıca tutup kaldırdı.Ellerim bir birine bağlıydı ve bileklerim pek çok yerden kesilmişti.Binaların arasından meydana doğru çıktık.Orada yıkık dökük bir heykel vardı ve büstünde bir adam duruyordu.Bu liderleri olmalı diye düşündüm.O sırada sabahki arabada benimle gelen cüceyi ve paçavra giysileri içindeki adamı gördüm.Beni onların yanına koydular.Liderleri yanımıza doğru yaklaştı ve öteki adama '' Bunlar mı ? Bir bakalım'' dedi.Elinde bir çeşit kağıt vardı.'' Castevel he sonunda bir işe yaradınız bu iyi para getirecek'' dedi ve ardından bana gülümsedi.Sonra birkaç adım attı ve cüceye doğru geldi.'' Grummar Spiderbane ha ? Eh.. birkaç sikke etmeli.'' Daha sonra biraz daha yürüdü ve paçavralar içindeki adama yaklaştı.Yüzündeki damarın belirginleştiğini gördüm kızmış görünüyordu. '' Bu pislik parçası da ne !? Neden buraya getirdiniz bunu ? ''. Ötekilerden birisi dilini yutmuş gibiydi. '' Efendim şey bu a--'' diyecekken liderleri sözünü kesti ve '' Kapa çeneni ve kurtul şundan ! '' dedi.İki kişi zavallı adamı kolundan tuttu ve kaldırdı.Sonra bir kişi daha gelip hançerini eline aldı.Bunun sonu iyi değil diye düşündüm.Her şey o an oldu bir göz açıp kapaması kadar kısa sürede.. Hançer paçavralar içindeki adamı deşmiş ya da deşmek üzereydi adam dönüp bana baktı.Gözlerinin içindeki karanlıkta bir ateş kıvılcımı gördüm.Daha sonra bu ateş yüzünün her yerini ve hatta bütün vücudunu kapladı.Birden bir patlama meydana geldi anlayamıyordum kulaklarım patlayacak gibiydi.Karşıma yanan bir ceset düştü elindeki hançerin yarısı erimişti.Sürünerek cesede ilerledim ve ellerimdeki bağlardan hançerin yardımıyla kurtuldum.Ayağa kalkmaya cesaret edemiyordum hemen dibimden cehennemin en derin çukurlarından yükselen bir sıcaklık geliyordu.Tek yapabildiğim kendimi biraz uzağa sürüklemek oldu.Ardı arkası kesilmeyen patlamalar ve çığlıklar duyuyordum.Etrafta sanki yüzlerce domuzu pişiriyorlar gibi bir koku oluştu.Yüzüm ve ellerimin yandığını hissettim.Hareket edecek halim kalmadı ve gözlerimi kapadım..'' Neden ? Belki de çok fazla kızı doğru yoldan çıkardım.. yine de bu kadar acı biraz fazla değil mi ? '' Ne kadar süre o pozisyonda kaldığımı hatırlamıyorum.Ancak birden seslerin artık kesildiğini farkettim.Birden bir ses yükseldi adeta dağların içinden geliyordu..

- Adımı sormuştun adım Seth

Korkarak başımı çevirdim bu o paçavralar içindeki adama benziyordu ama burun ve elmacık kemikleri olmasa onu tanımamın imkanı yoktu.Giysisi değişmiş ateşler içinde yanan kırmızı bir cübbe halini almıştı.Sırtında meşeden yapılma bir asa taşıyordu ve gözlerinin içi hala yanmaktaydı.Yirmi hayır otuz yıl genç görünüyordu.Adamın yanında yanmakta olan bir ceset vardı biraz daha bakınca bunun haydutların lideri olduğunu anladım..

Resmi ekleyen

devamı sonraki mesajda..

Soyludan Askere

Stormwind'in kapıları ... gözüme farklı geldi.Daha önce dikkat etmediğime inanamadım.Kapının üzerindeki işlemeciliği ve çıkıntıları.Buraya nasıl geldiğimi hatırlamıyorum desem yeridir.O geceden sonra *Anlatırken hatırlayınca ürperir.Sonra devam eder* tüm gücümle durmadan buraya geldim.Kapılardan geçtim.. sokaklarda evime doğru giderken dolaşan soyluları gördüm.Yanıbaşlarında dilenen insanları görmezden geliyorlar gibiydi.Ama bu nasıl olurdu ? Ben gerçekten böyle birisi miydim ? Eve yaklaştığımda kafamdaki bu düşüncelerden kurtulmaya çalıştım.Etrafımda pek çok tanıdık yüz vardı ama neyse ki ben tanımayacak haldeydim.Evin kapısını çaldım ve beklemeye başladım.Kapı aralandı ve gözüme bir ışık doluştu.Tanıdık ve sıcak bir ses onca yolun ardından '' Vastiel oğlum ? Vastiel !! '' Annem ve babam ikisi de ölü görmüş gibiydi annem mutfağa koştu ve bana yemek pişirmeye başladı.Bir deri bir kemik kaldığımı söyledi.Gerçekten de en az on kilo vermiş olmalıydım.Babam ise durmadan sorular soruyordu.Yoğun geçen akşamın ardından nihayet yatak odama çıktım.Aklımda bazı şeyler vardı.Artık eski hayatıma dönebilecek miydim ? Kesinlikle hayır.Artık biliyordum.. bu şehrin kalın duvarlarının arkasında Azeroth'da her saniye bir şeyler oluyordu.Bunları bilmeden yaşamak ve her şey olup biterken burada zaman kaybetmek bana büyük bir acı verdi.Bir şeyler değişmek zorundaydı.Ertesi gün anne ve babamı bir şekilde ikna ettim ve kılıç dersleri almaya başladım.En iyi hocalardan.Paranın bir işe yaraması gerçekten iyi oldu diye düşündüm.Yakın dövüş silahlarında ustalaştıktan sonra aklıma bir soru işareti takıldı.Bu ben değildim.Bir şeyleri parçalarken bile kibar bir yoldan yapmalıydım.Bu yüzden paladin eğitimi almaya karar verdim.

Resmi ekleyen

Tüm bunlar yaşanırken bazen yine beynim yerine başka bir yerimi takip etmeyi ihmal etmedim ve... paladinlik eğitiminin sonlarına doğru akademiden atıldım.

Resmi ekleyen

Yolculuk Tutkusu

Bu tatsız * Aslında fena değildi.* olaydan sonra en iyisinin uzaklaşmak olduğuna karar verdim.Ailemle vedalaştım ve atıma atlayarak Azeroth'un yollarında dört nala gitmeye başladım.Yol üzerinde pek çok macerayla karşılaştım ( İsterseniz ayrı başlık altında yazabilirim). Bir gün Grummar adlı kişiden mektup aldım. '' Tanrım bu o cüce..'' Mektubu açtım ve okumaya başladım .. '' Bozuk Pusula eh? denemekten ne çıkar..''

Resmi ekleyen
  • 3




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı