İçeriğe git


Resim
- - - - -

Işık ve Karanlık by Vastiel Castevel (TBC-1)


  • Please log in to reply
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1 Vastiel

Vastiel

    Sergeant

  • Banned
  • 55 İleti

Yazma tarihi: 22 Ağustos 2012 - 09:01 ÖS

Işık ve Karanlık



Hazır The Broken Compass guildi olarak Duskwood rp mizi yapmışken ben de buna uygun bir hikaye yazayım dedim.Hikayenin zaman çizelgesi Vastiel'in http://www.wow-turk.com/topic/69660-the-broken-compass-aktif-turkce-rp-guildi-argent-dawn/page__view__findpost__p__594097 adresindeki karakter hikayesinden sonra ve Bozuk Pusula ekibine katılmadan önceki arada geçen boşlukta yaşanmıştır.

Deniz Feneri



Boşlukta gibiydim.Gözlerim açık mıydı?Açık olmalıydı ama zifiri bir karanlık vardı.Ayaklarım zemini hissetmiyordu.Soğuktu çok fazla soğuk.Donmak üzereydim.Suyun içinde gibiydim ama ıslak değildi.Daha çok süzülüyordum sa- *Birden uzakta bir ışık parlar ve gider.Sonra tekrar gelir ve gider.*Bu da neydi ?Bu ışık karanlığı delip geçiyor ve bana sıcak bir his veriyordu.Neden bilmiyorum ama içimden bir ses dünya üzerindeki son güvenli noktanın orası olduğunu söylüyordu.Oraya gitmeliydim.Ayaklarımı hareket ettirmeye çalıştım ama işe yaramadı.Aynı yerde çırpınıp duruyordum.Düşündüm sadece düşündüm ve oraya doğru ilerlediğimi hayal ettim.Birden süzülmeye başladım gerçekten de yaklaşıyordum.Işık daha belirgin bir hal alıyordu.Yaklaştıkça bunun bir deniz feneri olduğunu anladım.Sonsuzluk denizi üstünde zifiri karanlığın ortasında.

Resmi ekleyen

Ortalıkta hiç ses yoktu.Tek bir canlılık eseri dahi bulamıyordum.İlerlemeye devam ettim artık neredeyse kapıya gelmiştim.Kapı bir insanın açabileceğinden ağır gözüküyordu.İki katım kadar büyüktü.Elimi yavaşça uzattım.Korku... korku her yanımı sarmıştı.Düşüncelerimi bile duyamıyordum.Kalp atışımı hissedemiyordum.Kapıya dokundum ve yavaşça iteledim.*Büyük bir gürültü kopar* Bu ses adeta kulaklarımı patlatacak kadar yankı yaptı.Yukarıya doğru baktığımda gördüğüm şey artık deniz fenerinin ışığının sönmesiydi.Karanlığın içinden gölgeler belirdi ve kapıya doğru uçmaya başladılar.Kendimi yere attım ve ellerimle başımı korudum.Yüzlerce.. hayır binlerce gölge deniz fenerine doğru giriyordu.Sesleri korkunçtu.Bir şeyler söylüyorlardı ama anlayamıyordum.Hepsi bir ağızdan '' Bizi içeri aldığın için teşekkürler...Bisii kabul ettiğin için teşekkürler'' diye haykırmaya başladı.Kafam zonkluyordu bayılmak üzereydim.Gölgelerin sesleri gittikçe artıyordu sanki başım patlayacak gibiydi.''Susun !'' dedim.Yeri yumruklamaya başladım '' Susun artık ! Susun lanet olasılar ! '' Ellerim yavaşça yok olmaya başladı.Ne yapacağımı bilemiyordum tüm vücudum saydamlaştı ve kaybolm----

Uyanış



Çığlık atarak kalktım.Etrafıma bakınmaya başladım.Ellerim yerindeydi.Garip bir çeşit ormanın içindeydim.Yer soğuktu ama en azından hissedebiliyordum.Bir an için oturdum ve düşünmeye başladım.Hepsi saçma bir rüya mıydı?Peki bunun anlamı neydi? Başımı kaldırıp gökyüzüne baktım , karanlıktı saatlerdir uyuyor olmalıydım.Dün geceyi hatırlamaya çalıştım ancak başarılı olamadım.En son hatırladığım şey Elwynn Forest yakınlarında at sürüyor oluşumdu.İlginç bir şekilde akşamdan kalma gibi hissetmiyordum.Ben yakışıklı bir şövalyeydim ve bu tip durumlara alışıktım zaten.Birkaç kadeh , ya da şişe, beni bu duruma sokamazdı.Başka olaylar yaşanmış olmalıydı.Tekrar ayağa kalktım ve biraz etrafımı incelemeye başladım.Bu ormanın Elwynn Forest'a benzer bir hali yoktu.Ağaçlar çok daha karanlık ve yaşlı gözüküyordu.Ormanın adeta kendi arasında konuştuğunu söyleyebilirdim.

Resmi ekleyen

Ağaçlar her yeri kapatıyordu ve etrafta bir şey görmek olanaksızdı.Biraz ilerlemeyi denedim.Bu lanet yerin neresi olduğu hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Üzerimde silah ya da zırh yoktu.Pisliğin teki ben uyurken almış olmalıydı.Kendimi çaresiz hissediyordum.Sadece bir kılıç veya balyozum olsaydı çok daha farklı olabilirdi.Kendimi toplamalıydım.Adımlarımı art arda attım.*Ayağının altındaki taşlardan birisi ufalanır ve dengesini kaybeder* '' Yedi Cehennem ! '' .Bu gerçekten yakındı.Uyandığım yer çevreye göre çok daha yüksek bir konumdaydı.Bir çeşit dağ ya da tepe üstünde olmalıydım.Birden bir ses duydum oldukça uzaktan ve duyulması neredeyse imkansız şiddette şekilde gelmişti.Ama bu lanet yer o kadar sessiz ki en ufak mırıltıyı bile duyabilecek haldeydim.Gözümü kısıp ileriye doğru baktım ve bir kasaba gördüm.Saat kulesi kasabanın ortasından yükseliyordu.Ses oradan gelmiş olmalıydı.Kasabanın ışıkları hala yanıyordu.Bu beni sevindirdi.Kasabaya dakikalar boyunca baktım ve sonradan hatırladım.Buraya daha önce gelmiştim.Darkshire evet ismi buydu.Bu kasaba Darkshire ve bu lanet orman Duskwood olmalıydı.Peki ne zamandır burası bu kadar karanlıktı ? Kafamdaki sorular için zaman gelecekti.Şimdi şu lanet tepeden aşağı inip kasabaya doğru gitmeliydim.Arkamı yamaca doğru döndüm ve adımları titizlikle seçerek aşağı inmeye başladım.Tek yanlış adım ve elveda Azeroth.Neyse ki bu olmadı.Sonunda aşağı ulaştım ve soluklanmak için çömelip bekledim.

Resmi ekleyen

Sonu Gelmeyen Yol



Nefesim tekrar normale döndü.Hatta kendimi biraz iyi bile hissediyordum.Ayağa kalktım ve yürümeye başladım.İçimden ne kadar iyi şeyler geçiriyorsam olacaklar o kadar kötüye gidiyor gibiydi.Etrafım karanlıktı ve nerede olduğumu bilmiyordum.Tepeden gördüğüm kasabanın yönüne doğru ilerliyordum.Aniden ayağımın altında bir çıtırtı duydum.Eğilip bakmamla bir mezarın üstünde durduğumu farkettim.Hızlıca mezarın üstünden çekildim ve adımlarımı hızlandırarak ilerlemeye başladım.Artık kasabanın yönü umurumda değildi sadece buradan kurtulmak istiyordum.Çevremde onlarca mezarlık daha olduğunu fark ettim.Bir konu hariç hiçbir şeyden emin değildim.O da izleniyor olmamdı.Lanet gözler onları üzerimde hissediyordum.Yürüdükçe arkamdan toprak sesleri geldi.Birileri.. hayır bir şeyler bana doğru geliyordu.''Koş ! '' dedim kendime.Gerekirse nefesin tükenene kadar koş.

Resmi ekleyen

Nereye gideceğimi ve ne yapacağımı bilmiyordum.Ağaçlar ise kesinlikle bana yardımcı olmaya niyetli değildi.Sanki sürekli yolumu tıkıyorlardı.Dakikalardır koşuyordum ve nefesim bana ihanet etmeye başlamıştı.Etrafımda silah olarak kullanabileceğim bir şey arıyordum ancak sonumun gelmiş olması muhtemeldi.Tam o sırada uzaktan bir yol gördüm.Şu lanet yerden kurtulmama yardım edebilirdi ama koşacak halim kalmamıştı.Son gücümü bacaklarıma verdim ve yola doğru fırlattım kendimi.Korkarak başımı kaldırdım ve arkama baktım.Mezarlıkta yatması gerekenler hala üzerime doğru geliyordu.''Eh sanırım buraya kadar.Bir şişe viski fena olmazdı.'' dedim.Elwynn'in kızları ile ilgili bir şarkı düşündüm ama aklıma gelmedi.Bir şeyler düşünsem iyi olurdu havalı bir şekilde ölmek istiyordum.Sonra bir sıcak his omzumda belirdi.Birisi elini omzuma koymuştu ama bir an bile korkmamıştım.''İyi görünüyorsun budala ! '' bu ses.. '' Baba !? '' diye irkildim.Başımı çevirip baktım bu gerçekten oydu ama nasıl olabilirdi ? ''Yerde kal evlat.'' dedi ve yaratıkların üstüne atıldı.Elinde bir meşale tutuyordu.Birkaç saniyeliğine gözlerimi kapadım ve açtığımda yaratıklar etrafa kaçışıyordu.Ayağa kalktım ve şaşkınlık içinde bekledim.Babam tekrar yanıma geldi ve yolun kenarındaki sönük lambalardan birine meşalesiyle dokundu.Sırayla tüm lambalar yanmaya başladı ve karanlığın içinde ince bir çizgi gibi duran yol kendini belli etti.'' Bu onları uzak tutar , şimdi benimle gel Vastiel''.Birlikte yolda yürümeye başladık.Ağaçlar adeta ışıktan korkuyor ve geçebilelim diye yoldan uzaklaşıyordu.

Resmi ekleyen

Aklımdan yüzlerce soru geçiyordu ve bunların çoğu saçmaydı ama dudaklarım hareket etmeyi reddediyordu.'' Öldün mü ? '' sorusu çıktı ağzımdan.Babam durdu ve bana doğru döndü.Birkaç saniye sonra bir kahkaha patlattı.'' Ölmek mi ? Hayır büyük ihtimal hala Stormwind'de oturmuş gazetemi okuyorum. *Biraz duraklar ve bana bakar.Ardından konuşmaya devam eder* Hala anlamadın değil mi ? '' . Anlamaya çalışıyordum ama kafam patlamak üzereydi.Yolun ilerisinde bir çadır ve etrafında iki kişi duruyordu.Bizi görünce ayağa kalktılar ve şaşkınlık içerisinde gelmemizi beklediler.Babam yanlarına gidince masanın kenarına oturdu ve bana da oturmamı söyledi.İkisi hala ayaktaydı ve bana bakıyorlardı.İçlerinden birisi siyah saçlı ve at kuyruklu bir adamdı.Öteki ise yapılı bir bayandı , üzerinde örme zırhlı bir üniforma taşıyordu.Bu zırhı tanıdım Gece Bekçileri grubundan biri olmalıydı.Burası da muhtemelen onların kurduğu kontrol noktalarından biriydi.Biraz rahatladım ancak kafam hala sorularla doluydu.Herkes sessizliğini korurken siyah saçlı adam babama döndü ve kızgın bir ses tonuyla '' Ona yardım etmemen gerektiğini biliyordun ahmak herif ! '' dedi.Babam sakince siyah saçlı adama döndü ve '' O benim oğlum seni piç görünümlü bok torbası ! '' diye kükredi.Sonra Gece Bekçisi kadın babama '' Kuralları biliyorsun Jonathan'' dedi.Babam önce sinirlenecek gibiydi ama sonra iç geçirdi ve başını onaylar anlamında salladı.Saniyeler içinde ikisi yok oldu ve babamla baş başa kaldık.'' Şu meşaleyi al ve yolu takip et .'' dedi.Tam bunların ne anlama geldiğini soracakken babam da gözden kayboldu.Sanırım kusmak üzereydim.Artık daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı.

Resmi ekleyen

Bozuk Pusula

Meşaleyi aldım ve tekrar yola çıktım.Gördüğüm şeylerin ne olduğu hakkında bir fikrim yoktu.Açıkçası hiçbir lanet şey hakkında bir fikrim yoktu.Babamın ya da o olduğunu sandığım kişinin söylediği gibi yolu takip ediyordum.Saatler sonunda Darkshire göründü.Meşaleyi kenara fırlattım ve tüm gücümle koşmaya başladım.Koştukça arkadan bir şeyin beni takip ettiğini hissetim ama umurumda bile değildi.Bu gelen şey yoldaki lambaları da teker teker söndürüyordu.Hızımı arttırdım ve koşmaya devam ettim.Arkama bakmayacaktım ne olursa olsun arkama bakmayacaktım.Koştum daha hızlı koştum ve daha hızlı koştum.Darkshire'ın ışıkları gözlerimi almaya başladı.Neredeyse gelmiştim.Sanırım arkamdaki şey kovalamayı bırakmıştı.Hızlı adımlarla Darkshire meydanına ilerledim.Burası oldukça kalabalıktı ve halk günlük işerle uğraşıyordu.Orta yaşlı ve elinde meşalesi olan bir adam yanıma geldi.'' Demek geldin ? '' diyip gülümsedi.Artık daha fazla dayanamayacaktım.Bir oyun daha mı? Vastiel Castevel oyunları severdi ama sonunda bir leydiyle yatakta bitenler tercihi olurdu.Hızlıca davranıp adamın elinden meşalesini aldım ve tam kalbine sapladım.Kasabadaki herkes bir anda durdu ve bana döndü.Kan akmasını bekliyordum ama tek damla kan akmadı onun yerine adamın gözleri ışık saçmaya ve erimeye başladı.

Resmi ekleyen

Birden görüşüm bulanıklaştı.Adeta karıncanalıyordu.Tüm Darkshire insanları duygusuz yüzlerle üzerime doğru koşmaktaydı.Beni öldürmek istiyor gibiydiler.Başım zonklamaya başladı ve görüşüm bulanıklaştı.Ne olduğunu anlayamadan yere yıkıldım.Etrafım değişiyordu ben hariç her şey yok olmaya başladı.Dakikalar sonra kendimi bir yön tabelasına bakarken buldum. *Sol = Tekrar oyna. İleri= Çıkış Sağ = Jonathan Vastiel * Böyle bir durumda duygu sömürüsü yapacak halim yoktu.Babam beni buradan kurtulduktan sonra görebilirdi.Çıkışı seçtim ve koşmaya başladım yolun sonunda parlak bir ışık bedenimi kapladı ve sonra bir acı...

Resmi ekleyen

Burnum ağrıyordu sanki bir yumruk yemişim gibi.Bir ses duydum ışığın içinde.. '' La--- Lane-----Lanet olası herif kalk ve dövüş !'' . Bu sesi tanıyordum şimdi her şeyi hatırlamaya başladım.Lanet olası Lakeshire Tavernasının bodrumunda dövüşüyordum.''Koca Earl'' e karşı. ''Seni piç kurusu kalk ve dövüş.İki dakikadır baygınsın.Bir şövalye gibi değil lanet olası bir barbar gibi dövüşmeni istiyorum.Korkak çiçek çocuk ! '' Yine şu lanet ses seyircilerin arasından bana bağrıyordu.''Kapa çeneni Garrid şu pisliği yenip grubuna gireceğim ! '' dedim .Önce sol yumruk ardından bir adım geri çekiliş.Sağ bacağa bir tekme.Şaşırtma amaçlı zayıf bir hamle ardından güçlü yumruk tam surata.Koca Earl yerde bir bebek gibi ağlıyordu.Garrid'e dönüp baktım etkilenmemiş gibiydi.''O lanet olası bir ork olsa şimdiye ölmüştün.Yinede gruptasın'' dedi ve bir sigara yakıp dışarı çıktı.Bende sakince zırhımı giydim ve balyozumu alıp Garrid'in peşinden yukarı çıktım.Garrid döndü ve bana '' Bugün senin gibi birkaç kişi daha katılacak beni bir iki saat bekleme.'' dedi ve tavernadan çıktı.

Resmi ekleyen

Garrid'i beklemek üzere masalardan birine oturdum ve içki söyledim.Hancı içkiyi getirdikten sonra bir kağıt parçası uzattı ve '' Efendim belki ilgi gösterirsiniz.'' dedi.Kağıdı aldım ve hancıya birkaç bakır fırlatıp gitmesini söyledim.Kağıdı okumaya başladım. ''Darkshire yardım kampanyası kimsesiz ço-*Kağıdı yırtar ve top haline getirip arka masaya fırlatır.* '' Bu gördüğüm rüyaların anlamı neydi ? Bir daha Duskwood'a yolum düşecek miydi ? Kim bilir.. Bozuk Pusula nereyi gösterirse oraya gidecektim artık ama bir farklı.. Yalnız değildim.*Pelerinini takar ve dışarıdakilere katılmak üzere tavernadan çıkar.*

Resmi ekleyen

Evet arkadaşlar kafamdaki Duskwood imajı buydu.Düşüncelerinizi bekliyorum.
  • 5

#2 Dendrien

Dendrien

    Sergeant

  • Members
  • 72 İleti

Yazma tarihi: 24 Ağustos 2012 - 09:15 ÖS

Bump

Eline sağlık Özgür, çok güzel olmuş.
  • 0




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı