İçeriğe git


Resim
- - - - -

Uydunet teknik servis rezaleti


  • Please log in to reply
Bu konuya 4 yanıt gönderildi

#1 fat1hxxx

fat1hxxx

    Legionare

  • Members
  • 634 İleti

Yazma tarihi: 09 Nisan 2013 - 12:15 ÖÖ

Ben mi çok şanssız ve/veya aptalım yoksa cidden bazı şeyler çok mu yanlış bu ülkede?özellikle tüketici hakları konusunda ve büyük şirketlerin arada kulağının çekilmesi konusunda.

Yaklaşık 4 aydır uydunet kullanıyorum.WoW a çok sık girme imkanım yoktu şimdiye kadar,1 haftadır fln hergün wowa giriyorum ama karşılaştığım şey hep aynı.hem home hem world MS 90 dan yukarı çıkmıyo , Türkiye şartlarında gayet güzel rakamlar.Ama sürekli spike ve lag halindeyim.Aralığın başlarında da 1-2 hafta üstüste oyuna girebildim aynı sorun vardı.Ne denediysem olmadı,bilgisayara format atmalar mı dersiniz,modemi defalarca resetleyip ayarlarını tekrar girmek mi dersiniz..Olmamıştı en son teknik servise ağrıza kaydı bırakmıştım öyle kaldı,ne gelen oldu ne giden 4 aydır.Bugün aradım müsait değildik dediler.4 aydır nasıl müsait olamadıklarını sorduğumda sanki uydunet babasının malı da,maaşlı çalışan teknik servis elemanı değil de gidip gitmemesi isteğe bağlıymış gibi konuştu benimle,yedi küfürü tabi,üstüne bi de şikayet yedi.Bişi çıkar mı çıkmaz mı bilemem acıkcası benim internet sorunum çözülmediği sürece hiç de umrumda değil.Üstelik baktım ki , 4 aydır arıza kaydım hep güncelleniyor.Sanki daha yeni bırakmışım arıza kaydını gibi,şikayet ettiğimde müşteri servislerindeki kadın arıza kaydımı 5 Nisan 2013 de bıraktığımı söyledi.Aralık'ta bıraktığım arıza kaydımın tarihi nasıl 5 nisan 2013 olarak görünüyor onu da anlayabilmiş değilim.Muhtemelen eğer ki gidemezlerse arıza kaydı bırakma tarihim ne kadar güncel olursa,bir şikayette bulunduğumda itirazları o kadar kuvvetli olur galiba bu arıza kaydı tarihini güncellemelerinin sebebi bu.Ama hoş değil hani.TTnete kızardım TTnetten bin beter çıktılar her konuda.Wireless ı sözde çok kuvvetli bir modem sattılar bana tahhütlü,yan odada wireless bazen hiç çekmiyo bazen çok çok az çekiyo bir google ı açması 20 saniyeyi buluyo en iyi ihtimal..

Diğer yerlerde teknik servis,müşteri hizmetleri nasıl bilmiyorum ama ben Ankara'nın Keçiören ilçesinde oturuyorum.Dava açmayı düşünmüyorum çünkü 2011 nisan ayında BMW ye açtığım davada ben boyumun ölçüsünü aldım.Tam model vermeyeyim ama 2011 model bir BMW kasasının basınç problemi vardı.Müzik setini ya da sun-roof unu açtığımda kulağıma hava doluyodu sanki uçakta kalkışa geçiyomuşuz gibi.İstanbuldaki BMW bayisini dava edip,dava metninin almanca çevirisini de Avukatım Almanya'ya yolladıktan sonra resmen psikolojik savaş açtılar bana.Olanları detaylı detaylı burada anlatmasını da iyi bilirim isimleri de vere vere.Ama gerek yok.Ama şu kadarını söyleyeyim,yüzlerce insan aynı model arabadan almış,ama Türkiye'den açılan dava sayısı sadece 2.Yani hakkını arayan sadece 2 kişi vardı Türkiye'de BMW ye karşı.Kendi ülkemde,bi alman otomobil firması tarafından avukatı aracılığıyla önce açık açık birşey teklif edildi,sonra açık açık tehdit edildim.Haziran 2011 e kadar beklemem,ve Haziran 2011 de o arabanın 2012 modelinin coupe versiyonunu bilmem kaç bin lira daha ucuza almam teklif edildi.Mantıklı gelmedi,zaten diğerini krediyle almışım.Satsam 2. el olarak satıcam ordan gelen paranın üstüne kendim de koyup krediyi kapatıcam da tekrar kredi vericekler bana bir de yenisi için,yine ben içeride olucam üstelik yapılan muamele hiç hoş değil.Kabul etmeyince "o zaman sonuçlarına katlanırsınız" dendi resmen.Bu tehdittir başka birşey değil.Ondan sonra aynı avukat bir kez de telefonla görüştü benimle.Söylediği şey "sen dangalaksın görüceksin yakında" gibi birşey olmuştu.Aldırmadım.Bir hafta sonra bir vali aradı beni.Ankara valisiymiş şaşırdım.Ne işi olur benimle dedim.Meğersem yedek vali diye bişi varmış onu da o zaman öğrenmiştim sanki biri sakatlanınca öteki devam ediyo göreve,oturdukları yerden maaş alıyolar.

O lavuk avukat da yanındaydı.Sordu neden dava açtığımı.Ben de dava metni hariç ne istanbuldaki bayiden ne de Almanya'daki merkezden faxlarıma cevap gelmediğini söyledim ve yüksek gelirli bir insan olmadığımı,yıllarca kenara bir şekilde ata ata peşinatını denkleştirdiğimi,bu aldığım araba için belirli bu peşinatı verip üstüne bir de 24 aylık bir kredi borcu üstlendiğimi,paramın da karşılığını istediğimi söyledim.2012 modeli için indirim yapıp paranızın karşılığını vericekler dedi avukat,coupe istemediğimi ve benim icin çok da karlı bişi olmadığını söyledim.Avukat demezmi davayı kazanamazsınız ama bi ihtimal kazanırsanız bu dava örnek teşkil edebilir.Korktukları şu,davayı kazanırsam örnek teşkil edicek,ve aynı arabayı alıp aynı durumdan şikayetçi olan kim varsa teknik bir şekilde bunu hukuki yolla ıspat edip aracı geri verip parasını geri alabilecek.Bu da BMW yi Türkiye'de o modelden ötürü milyondolarlarca bir kardan edebilir.Üstelik davayı kazanamazsınız demesine de inanmamıştım.Kabak gibi belliydi durum.Sorduğum tek şey şuydu : varsa şikayetci insan,haklarını istemeleri sizi neden bu kadar rahatsız ediyo?Ne yedeki vali ne de avukat soruyu dikkate almadılar,cevap vermeye tenezzül bile etmediler.Yedek vali resmen beni tehdit etti.Bankanın ismini vermeyeyim,kız kardesim Bakanlıklardaki İç işleri bakanlığının içerisindeki bir bankada çalışmakta,oraya girip cıkan bilir hangi banka olduğunu gerci ama yine de isim vermeyim.Bu vali de yedek merkezde tabi.Resmen ablamı işten attırmakla tehdit etti.Orda pes ettim işte.Ertesi sabah o avukatla görüstük,bendeki arac üstüne de makul bir para vererek 2012 modelini almayı teklif ettim,,aksam kabul edildiğini söyledi davayı geri cektim elimden geldiği kadar hızlı bir şekilde.Dava açıldıktan 4 hafta içerisinde davayı geri çektirdiler bana...

Ne anladım bu işten?Meşru yollarla hakkımı aramaya bile hakkımın olmadığı bir ülkede tüketici haklarından,hukuktan söz etmek mümkün mü?Kapitalizmin egemen olduğu bir dünyada da bir ülkenin hukukunun ne durumda olduğunun en iyi göstergesi kesinlikle ama kesinlikle,tüketici haklarının düzeyiyle paralellik gösterir.Çünkü kapitalizmde paradan değerli şey yoktur,tüketici için de üretici için de,din , iman,vatan sevgisi,aşk sonra gelir kapitalist dünyada,düzen böyle malesef.Yani paramın karşılığını almam gerekiyo kapitalist dünyada,bunu da bana devletimin hukuku tüketicisini koruyarak temin etmek zorunda.Bir alman firmasına karşı kendi haklı tüketicini koruyamıyosan ne işin var senin devlet olarak orda,ne işe yararsın sen?200 yıl önce Padişahın kulu kölesiydi insanlar.Sonra rejim değişti dünya değişti.Özgür değiliz yine?Bu sefer de büyük sirketlerin kölesi olduk?Tekelleşmeleriyle istedikleri malı hizmeti istedikleri kalitede satıcaklar,ve hiçbir sorumluluğa da sahip olmayacaklar benim anladığım şey bu.Uydunetin teknik elemanı bile uydunetin sahibiymiş gibi caz yapıyo bana.Devlet otobüsü süren adamın kendini devletin sahibi gibi gördüğü bi ülkede özel sektör büyük şirketlerinden ne beklenir gerçi?Alın size aynı şey dosya masrafında da geçerli kredi alırken.O dosya masrafını ödemek zorunda değil kimse ama ödemedinizmi banka size diyo ki "o zaman kredi filan vermiyorum sana",siz de paşa paşa o dosya masrafını ödüyosunuz..Size faizle borç verip resmi tefecilik yapmak için sizden haraç kesiyo bi de.Sonra yedek valinin biri gelip sen hakkını aradın diye kız kardeşini işten attırmakla tehdit ediyo.Sırf Alman otomotiv firması Türk insanını kandırsın diye.Dayım almanyada yaşar,bir ilaç firmasında müdür Almanyada.Bu yaz o sorunlu kasaların hepsinin sorunlu olmadığını,sorunlu olanların tek tek ayıklanarak Türkiye'ye gönderildiğini söylemişti.Ne kadar doğrudur bilemem ama durduk yere de birilerini, bir firmayı ya da herhangi birşeyi karalayacak bir insan değildir,kendisinin aracı da bmw.

Belki çok sinirlenmiş olabilirim özellikle o at suratlı haysiyetsiz uydunet teknik elemanının tavrından sonra.Ama yukarıda anlattığım şeyler %100 doğrudur,zerre kadar yalan yoktur.Yedek de olsa bir vali,devletimin valisi,benim çıkarımı her alanda kollaması gereken vali,nasıl da büyük bir alman otomobil firmasının köpeği haline gelebiliyo ben kendim şahit oldum buna.Milli mücadele döneminde Yunanlarla bir olup direnen türk köylerine baskınlar düzenleyen Damat Ferit Paşa hükümeti geliyo aklıma nedense..Biri kendi vatandaşının toprağını Yunan'a işgal ettirdi,öteki de Alman firmasının ceplerimizi boşaltmasına daha da bi ön ayak oldu.Mantalite açısından bir fark var mı?

Bize biçilen rol illa kafasını kumdan çıkarmayan deve kuşu ya da kavalın sesi nerden geliyosa oraya giden bir koyun olmak mı?Sen tüketicini korumaktan acizsen,toprağını da koruyamazsın sonra akil insanlar bir araya gelir tıpkı 100 yıl önceki gibi milleti uyutmaya çalışır,toprak parçanın bi kısmı artık senin toprak parçan olmaktan çıkıp giderken..Sen o büyük şirketlerin arada kulağını çeksen,ne o lavuk avukat ne de o gerizekalı teknik servisteki adam bana bu muameleyi yapar.İlla kendi hakkımızı aklımıza ilk gelen yöntemle kendimiz mi arayalım?O zaman niye var bu hukuk,anayasa?

Neyse ben siyasete doğru kaymaya başladım uydunete giydirecektim konu nereye geldi.Napıyım çok sinirlendim kusura bakmazsınız umarım.

TTnette WoW eu serverları için belirli portlar vsvs girmiştim gayet de güzel wow oynuyordum.O portları kaybettim ve internet sitelerinde bulamıyorum artık.Hala öyle portlar güncel ve lag konusunda faydalı oluyosa birileri paylaşırsa sevinirim en azından sinirlerim bir nebze yatışmış olur :P
  • 0

#2 lAmonRA

lAmonRA

    Sergeant

  • Members
  • 367 İleti

Yazma tarihi: 09 Nisan 2013 - 09:19 ÖÖ

Dostum öncelikle başına gelen bu talihsiz olaylardan dolayı geçmiş olsun dileklerimi ve üzüntülerimi iletmek isterim. Yazdıklarından anladığım kadarı ile Uydunet' in hizmetleri ve yayın kalitesi şehirden şehire belki de bölgeden bölgeye değişiklik gösteriyor. İstanbul Mecidiyeköy' de oturan arkadaşım da senin gibi sık sorun yaşayıp tam tatmin edici bir hizmet alamazken ben İstanbul Kartal' da bunun tam tersi bir durumdayım. Hem internet kalitesi oldukça yüksek hem de sorun yaşadığımda çok hızlı çözüm üretiyorlar. Bu çifte standardın sebebini bilemiyorum açıkçası. Sen ve senin gibi madur olanların sayısı arttıkça ve ben örneklerini gördükçe sorun yaşamıyor olsam dahi firmadan soğumaya başladım. Fiber optik hat kapıma geldiğinde ben de firma değiştiricem gibi görünüyor. Eğer yaşadığın bölgede Superonline fiber optik internet hizmeti varsa en kısa sürede geçmeni tavsiye ederim. Kullanıp da şikayet eden bir tanıdığım yok şu ana kadar.

Bmw olayı apayrı bir korku filmi. Büyük firmalar müşterilerini zararsız böcekler gibi gördüklerinden sana yapılanları hiç yadırgamıyorum. Benzer durumları hem Mercedes hem de Vodafone ile yaşadık ve gördüğümüz tutumun senin gördüğünden hiç farkı yok. Sende araya vali yamağı girmiş, bizde kimler girdi anlatamam. O vali bozmasının tutumuna da hiç şaşırmıyorum. Bedava kömür için özgür iradenin satıldığı bu ülkede Bmw otomobil için neler satılır sen düşün.

Tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Sağlıcakla kal :)

Konu lAmonRA tarafından 09 Nisan 2013 - 09:21 ÖÖ tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#3 restoshaman

restoshaman

    Knight Lieutenant

  • Members
  • 542 İleti
  • LocationStormwind

Yazma tarihi: 09 Nisan 2013 - 09:39 ÖÖ

Yazdıklarının hepsini okudum . Zaten geçmiş yıllarda gördüğümüz gibi , vatandaşın hakkını arayanlar ya ölüyorlar - sözde - yada helikopter düştü deniyor :) Gayette sana hak veriyorum . Bu ülkeden yazın kurtulucam zaten ; kalıcı olarak yurtdışına yerleşicem. Seninde bir imkanın varsa kaç derim :)

Geçmiş Olsun
  • 0

#4 hanua

hanua

    Lieutenant General

  • Members
  • 2.860 İleti

Yazma tarihi: 09 Nisan 2013 - 11:46 ÖÖ

Şimdi bir uydu net kullanıcısı olarak bende yaşadıklarımı yazayım. Ben uydunetten önce kablo.net zamanından beri bu adamların müşterisiyim. Açıkçası tek sorunlu zamanım kablonetten uydunete geçiş döneminde oldu. O sırada adamlar ne yaptılarsa 2-3 ay modem kendi kafasına göre internet sinyalini almış. O dönem evde olmadığımdan tam olarak ne oldu bilmiyorum ama babamın dediğine göre eve tam altı ekip girmiş aynı anda. O sancılı dönemden sonra bir ara hem tv yayını hemde internet yayınında sorun çıktı. İlk ekip evdeki kabloları kontrol etti ve bir sorun olursa tekrar aramamızı istedi. Sorun devam edince ikinci ekip apartmanın tesisatını olduğu gibi kontrol etti. Hatta hiç unutmam şu Fatma gülün suçu ne mi ne vardı bir ara, tam onun zamanında gelmişlerdi adamlar, haliyle yayını kesmişlerdi de olay olmuştu. Sorun çözülemeyince artık son çare olarak olduğu gibi sokaktaki ana kabloyu değiştirdiler.

Çağrı merkezi … hani dangalak demek yetersiz kalır. Bana “masa üstü, diz üstü ve android telefon aynı anda internetten kopması ve bunu sürekli tekrarlaması nasıl tesadüf olur açıklar mısınız?? Cümlesini kurdurtmuştur.

Servisi akşam yediye kadar arasanız gece ona kadar gelirler, yediden sonra ararsanız bir sonraki güne kalırsınız. Şuana kadar bir şikâyetim olmadı servisten.

BMW olayına gelecek olursak, avukat arkadaşlarım kızıyor ama bu bir gerçek , avukatın şerefsizi makbuldür, sonuçta onun işi adaleti sağlamak değil davasını kazanmaktır. Sendeki olayda bu. Avukat harbi şerefsiz çıkmış. Hani yapılanları kanıtlayıp medyaya taşısan belki etkili olurdu diye düşünüyorum ama ülkenin şuanki durumuna bakınca… neyse ya boş ver olan olmuş diyelim, avukat harbi şerefsiz çıkmış diyelim bitirelim.
  • 0
Benim dotum pıt pıt vuruyor abi-Ezekeel
AMİNTOBELLO

#5 fat1hxxx

fat1hxxx

    Legionare

  • Members
  • 634 İleti

Yazma tarihi: 09 Nisan 2013 - 11:30 ÖS

Aynı fikirde olduğum insanlar olduğunu görmek mutlu edici,gerçi konuyu sinirim dolayısıyla bayağı saptırmış olsam da :)

restoshaman denedim 2 kere gidicek gibi oldum ama gidemedim,o zamanlar üniversite öğrencisiydim,ünivi bitiriyim masterımı yapıyım sonra gidiyim dedim üniv bitti master bitti ama daha gidemedim öyle kaldı hala gidicem .. ama senin adına sevindim umarım en kısa zamanda kurtulursun

Hanua avukatlara bir sözüm yok,ama muamele şık değildi.Acemi bir avukat olduğundan eminim onun,yapması gereken müvekkilini savunmak,bana saldırmak değildi.Saldıracaksa da duruşmayı beklemesi gerekir.

Amonra o bir paket makarnaya özgür iradesini satanlara kızmamak lazım :) asıl kızılması gerekenler o insanları bir paket makarna için özgür iradesini sattıracak duruma getirenler.O dağıtılan gıdanın kömürün bilmem neyin sosyal devletin yapmak zorunda olduğu yardımlar olduğunu birilerinin bu saftiriklere anlatması lazım.Karşıdan gelen lütufkar bir hareket değil.Tüm dünyada da böyle yapıldı.İşsizlik arttı çünkü enflasyonu tek haneli rakamlarda tutacak beyefendiler.Hem istihdamı aynı seviyede tutup ya da artırıp hem enflasyonu geriletmek neredeyse imkansız,belki benden daha iyi biliyosundur ama yine de söyliim dedim :) Almanya'da da bu böyle oldu Fransa'da da Türkiye'de de.Ama Almanyadaki adam işsiz kaldıktan sonra devlet ona neredeyse maaşlı bir çalışanıymış gibi imkanlar tanındı.Ama o alman adam teşekkür etmedi.Çünkü teşekkür edilmesi gereken bir durum yok ortada.İşinden eden devlet,yardımı eden de devlet,sosyal devletsen ediceksin.Bizde "Allah razı olsun , Allah ne muradın varsa versin oyumuz sizin" e dönüyor.Sanki ceplerinden veriyolarmış gibi,sanki çok lütufkar bir durummuş gibi.

Tek bir yerden örnek vereyim ben.2010 da Hırvatistan'a gittim bir aylığına eski kız arkadaşım hırvattı..1994 te kurulmuş bi devlet bildiğiniz üzere,daha emekleme aşamasında diyebiliriz,baktığınızda Yugoslavya'nın da konfederasyon olduğunu düşünürsek tam bağımsızlığını ilk defa 1994 kazanmış bir millet 20 sene bile geçmemiş.Hani anlatırlardı bana balkanlar çok kötü durumda,açlıktan ağızları kokuyo vsvs..Hani Rusya'da da insanlar açlıktan köpek yiyodu,saf gibi ona da inandık yıllarca . Yeni kurulduklarını da hesaba katarak doğruluk payı olabilir derdim.Bir gittim anlatılanla hiç alakası yok.Sadece Zagreb'e de gitmedim 4 ayrı şehire gittim sadece başkenti görüp de yorum yapmıyorum.Mimariden çok anlamasam da mimarisi gözüme çok şık göründü.Trafik zaten Türkiye trafiğini bilen birisi olarak kusursuz geldi.Her yer tertemiz,bizim okul duvarlarında Satılmış <3 Kezban yazar,küfür yazar ya da asker tertibi yazar,onların duvarlarında dünyaca ünlü tablolar yapılmış çizilmiş belediye tarafından,sanata düşkün birisi olmasam da gözüme hoş geldi,insanın yüzünde tebessüm bırakıyo yani..Toplu taşıma deseniz bizde 30 kiişilik otobüse 100 kişi doldururlar mal pazarına büyük baş hayvan taşıyo gibi götürürler.Orda koltukların en az yarısı boş.Çünkü belediyelerin kar yapma maksatları yok,giderleri çıkarsalar yeter.Yani sosyal devletin "bedelsizlik" ilkesini gayet güzel uyguluyorlar yolunacak kaz olarak görmüyorlar vatandaşlarını.Bayağı şaşırmıştım çünkü sadece 1 şehrinde değil 4 şehirde de karşılaştığım manzara 3 aşağı 5 yukarı aynıydı.Sosyal etkinliklere gelirsek,Coldplay'i Hırvatistan'a getiren belediye,sanat galierileri,keman yarışmaları,İtalya ile her sene ortaklaşa düzenledikleri festivaller,ben mi çok canlı bir aya denk geldim bilmiyorum ama hemen her akşam gencini yaşlısını kendi ilgi alanıyla ilgili olan bir aktivitede görmüşümdür.Bizim sosyal projeler de işte toplu sünnetler,toplu düğünler,Kur'an okuma yarışmaları,dikiş nakış kursu.Küçümsemiyorum Kur'an okuma hevesi olan Kuran'ını okur yarışmasına da katılır bu onu mutlu edicekse,dikiş nakış meraklısı gider o kursa yazılır.Ama çok yetersiz.Belediye Coldplay'i getirmek için ya da festival alanlarında bedava bira dağıtmak için milyondolarlar harcamıştır belki orda.Burda tut bi sünnetçi,toptan hepsini kesiversin ücretini ver yolla bizimkilerin sosyal aktivitesi bu kadar oluyo :) Haa toplu nikahı da unutmamak lazım :P eminim toplu nikah trajedisinden sonra o gelinlerin psikolojileri torun sahibi olana kadar düzelmez diye düşünüyorum :P

Bunları hikaye olsun diye anlatmadım tabi ,asıl vurucu noktaya geliyorum :) Nüfusları 4 milyon , bizim nüfusumuz 75 milyon.Hırvatistanın yıllık kamu harcamaları (sağlık,eğitim,ulaşım,elektrik,su,doğalgaz vsvs) , Türkiye'nin yıllık kamu harcamalarının yarısı kadar.Yani şöyle kabaca bir hesap yaptığımızda,80 milyon nüfusumuz var desek,Türkiye'nin 40 milyon vatandaşına yaptığı kamu harcamasıyla Hırvatistan'ın 4 milyon vatandaşına yaptığı kamu harcaması eşit.Küçücük ülke,nüfusları deseniz Ankara kadar yok.Öyle çok zengin bir ülke de değil?Dayton'a kadar yakılıp yıkılmadık şehir kalmadı orda,bir anda nasıl bunu becerebildiler?Ben 27 senedir Ankara'da yaşıyorum,20 yıl önce Ankara neyse,hala hemen hemen Ankara o , sadece bazı yerlerde gecekondu yıkılıp apartman yapıldı,o apartmanlar da sudan selden nemden yıkılır yakında,bir de 1-2 üst geçit ve keçiörenin o meşhur fiskiye ve şelalelerine her sene bir yenisi eklendi,bir de 3-5 sosyal tesis yenilendi :)) Bi de tek bi kocamız yok ki , devlet , belediyeler , özel şirketler.Olucaksa bi kocam olsun o da mümkünse hukuk olsun başkaları dürtmesin.

Yani diceğim şu ki dünya değişti,insanların devletlerini,sosyal hayatlarını,iş hayatlarını hatta ekolojik çevrelerini bile algılamaları değişti,devletlerin vatandaşlarını algılama şekilleri değişti.Devletler insanları "tesislerinden memnun kalmalarını istedikleri müşteriler" olarak görüyor,insanlar devletleri "tesislerinden memnun kalıcakları işletme sahibi" olarak görüyor.Çünkü emin olun 10 kuruş bu ülke için ne kadar önemli ve değerliyse,bir ABD,Almanya,Norveç için de o kadar önemlidir.Tek çalışanı olan bir giyim mağazası gibi düşünüyorum bunu.Potansiyel müşteri gelir,müşteri alsa da almasa da müşterinin görmek istediği modelleri bir bir gösterir yeri gelir çay ikram eder,müşteri birşey almadan gitse bile sorun olmaz onun için.Müşteri bir ürün alır da eğer ürünle ilgili bi sıkıntı çıkarsa gider giyim mağazasının sahibine derdini anlatır yenisini alır.Algılamalar bu derece değişti,şu anki devlet-vatandaş ilişkisi budur ilerlemiş devlet ve toplumlarda (genellikle batı).Biz hala eski kafada gidiyoruz.Devlet büyüktür devlet babadır devlet ne derse o olur.Sokmuşuz kafamızı kuma.Bizde de tam tersi işte...Alıcaksan indiririm pantolonu görürsün,beğenmiyosan alma,alırken bakmadınmı sıkıntı varmı yokmu diye,git başka yerden al o zaman gelme benim dükkanıma bi daha :)
Devletin ekonomik gücüyle de paraleldir bu evet ama,hırvatistanın eti ne budu ne 4 milyon vatandaşına bizim 75 milyon vatandaşa harcanan paranın yarısı kadar para harcayabiliyor yılda?

Anarşist filan değilim yanlış anlamayın,günümüz dünyasını az çok yorumlamayı becerebildiğimi düşünüyorum,balık hafızalı,akşam ne yediğini bile hatırlayamayan bir toplumda yaşayan birisi olarak,2013 ü yorumlayabilmek için taa 1648 den itibaren düşünüp hatırlamaya çalışıyorum ondan biraz uzun ve detaylı da olabiliyo.Çok basit görünen bazı problemlerin çoğunun da aslında eklemlenmiş kemikleşmiş düşüncelerden ve uygulamalardan olduğunu düşünüyorum.Yani bana dün Uydunet teknik elemanının bu kadar rahat bir şekilde caz yapabilmesinin sebebiyle,yukarıda konuştuğum şeyler arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu düşünüyorum.Aynı mantalite ve kalıplaşmış rollerden kaynaklanan sorunlar olduğunu düşünüyorum..

Sorun da bu zaten...Hep başkaları bizim yerimize düşünsün istediğimiz için,nerede ne kadar haklıyız haksızız düşünmüyoruz,neden niçin sormuyoruz..Sadece kabulleniyoruz ya da o bizim yerimize düşünsün diye seçtiğimiz kimseler ya da onların yamakları istemesek de kız kardeşini işten attırma gibi çirkin tehditlerle kabullendiriyolar adama durumu..Bi partinin bir insanın ya da bir hükümetin işi değil ki bu..Yüzyıllardır bize biçilen rol değişmedi..

Bu arada adminler elimden geldiğince siyasete girmemeye çalıştım.Sevmem de zaten her yerde siyaset konuşmayı tartışmayı.Ama birazcık girdim gibi sanki.Çok rahatsız edicek bir içerik varsa konuyu kilitleyin lütfen kimseyi rahatsız etmek istemem
  • 0




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı