İçeriğe git


Resim
* * * * * 2 Oy Kullanılmış

Ezekeel'in Günlüğü: Bir Noobun WoW Maceraları


  • Please log in to reply
Bu konuya 51 yanıt gönderildi

#1 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 16 Nisan 2013 - 09:40 ÖS

Bu oyunu birkaç yıl oynayan her insanın başından hiç şüphesiz sayısız macera geçmiştir. Niye yapıyorum bilmiyorum, belki can sıkıntısı, belki de geçmişe olan özlem ve anılarımı saklama isteği ama benim de başımdan geçen bu maceraları bir yere toplayasım geldi. Olaylar Ankara'da geçmektedir, mekan isimleri yabancı gelebilir. Yazılanlar gerçeklerdir veya gerçeklerden esinlenilmiştir, hatırlanmayan kısım ve bazı tarihler gerçeğe yakın olacak şekilde uydurulmuştur, isimlerde küçük değişiklikler yapılmıştır. Hafızamın beni yanıltması ihtimali dışında, okuyucuları da düşünerek, içerik sıkıntısı yaşarsam bazı abartılar ve oynamalar yapabilirim, gerçek bir günlük okuyormuş gibi değil de arkadaşınızdan gerçekliğinden emin olmadığınız bir olay dinliyormuş gibi okuyun. Ayrıca tam günlük formatında olmayacak.

Anılarımda geçen önemli kişileri de bir yandan çizerek anlatmaya çalışacağım. Yıllar geçtikçe yeni insanlar eklenecek, var olanların da görünüşleri değişecek.

Resmi ekleyen
(Boy sıralamasına uyulmuştur.)


Çocukluk hayalleri

İlkokul 4. sınıftaydık. O sıralarda ben düzenli CDOyun ve arada Level'ı takip ederken en iyi arkadaşım Ongun da sanırım Level, PCWorld vs. her ay ne bulursa alıyordu ve bu dergileri iştahla okuyorduk. O sıralarda da çoğu oyun dergisi birkaç ayda bir WoW özel dosyaları, küçük kitapçıklar ve rehberler yazıp dergiyle birlikte veriyordu ki Ongun da hep bunları alır okur, ben de yanından bakardım. Kararımızı vermiştik, bu oyun Türkiye'ye gelince kesinlikle başlayacaktık. Aslında oyunla ilgili bilgim de o kadar rehbere bakmamıza rağmen ırklar, sınıflar, mesleklerle ilgili basit bilgilerden ibaretti. Kafamda canlanansa hep dergilerden görebildiğim resimlerin hayal gücümle biraz hareketlendirilmişi gibi bir şeydi. Ongun'unsa benden daha çok okuması ve Warcraft oynaması nedeniyle bilgisi tabii ki daha çoktu. Her onun evine gidişimizde bir kez Mesa Plaza'ya(Çayyolu'nda bir avm) uğrar, Ada'dan oyun alırdık(Ongun alırdı), sanırım o yıl da Frozen Throne'u benimleyken almıştı ancak o oyunu hiç birlikte oynamadık, o ne kadar oynadı onu da bilmiyorum.

Ek bilgi: Ongun, o dergi eklerinden biri bende kalmış abi. Yıllardır duruyor öyle, arada okuyup gülüyordum birkaç yıl önce ama şu an nerede bilmiyorum valla.

25 Nisan 2004

Ongun'la okulu bir haftalığına asıp devre mülkümüzde tatil yapmaya gittik. Oyun muhabbetiyle başlayan arkadaşlığımızı devam ettiren de oyunlar oluyordu sanırım ve verandaya oturmuş elimizde dergi ekiyle yine WoW muhabbeti yapıyorduk. Merak etmeme rağmen oyun kafamda neredeyse hiç oturmamıştı.

Ongun: Druidler mesela şekil değiştiriyo, yunus falan olup hızlıca gidiyolar sudan.
Ben : Ne güzelmiş, druid ol o zaman.
O: Sen druid ol, ben mage olup büyü yapcam. Staff falan tutcam.
B: Yek yeaa ben de mage olcam, Night Elf olcam. Niye Night Elfler mage olamıyo, olsalarmış keşkem. Rıfat nolcakmış?
O: Paladin olcakmış o.
B: Napıyo o?
O: Healleyebiliyo resleyebiliyo dalabiliyo...
B: Ben de olabiliyo muyum onu?
O: Olabilirsin, her takımda bi tane olması lazım zaten. (Paladini tank, healer gibi bir görev sanmıştım o ara.)
B: Öldürürüz dimi Rıfat'ı? Heheheh.
O: Evet, kenara saklanırız çıkınca öldürürüz heheheheh. Paladin ama olsun ikimiz öldürebiliriz.
B: Hehehehe.

İlginç bilgi: Bu kredi kartı olayı yüzünden Rıfat'ın oynamasına ailesi bir türlü izin vermedi ama Knight Online'da iki mage(o da warrior olmuştu) onu mobların ortasına çekip öldürmeye çalışıyorduk. Hep de Rıfat'ı öldürmeye yönelik planlar yapmışız, ona gıcık oluyorduk sanırım hehe.

Aile engeli

18 Şubat 2005

Artık 5. sınıfım. Sonunda World of Warcraft Avrupa'ya, dolayısıyla Türkiye'ye gelmişti ancak kutusunu hiçbir yerde bulamamıştım. Biz de Dost Kitabevi getirteceğini söyleyince oradan bir tane ayırtmıştık. Bir hafta sonra koşarak ve heyecanla Ankuva'daki(Bilkent'te Bilkent Center'ın yanında ek avm) Dost Kitabevi'ne daldım.

Ben: Vörldofvörkıraft geldi mi! Ayırtmıştık biz ondan?
Kasiyer: Hangi adla ayırtmıştınız?
(...)

Kasiyer eğilip altlardan bir yerden bir kutu çıkarıp bana verdi, annem de tam o sırada peşimden kitabevine girdi, parayı ödedik(120 TL gibi bir fiyattı sanırım) ve çıktık. Taze ekmek bulmuş aç insan gibi gözlerim faltaşıymışçasına açılmış kutuya bakarak yürüyordum. Sonra kutunun ezilmiş olması hoşuma gitmedi, hemen geri gittim.

B: Pardon, bunun yandan yememişi var mı acaba?

Kasiyer bana çocuğum diye kötü kutuyu kakalamaya çalışmış diye düşündüm. Kutuyu aldı, eğilip düzgün bir tanesiyle değiştirdi ve ben de hemen çıktım. Okulda Fransızca gördüğümüzden dolayı oyunlardan öğrendiğim kadar olan kısıtlı İngilizce ile o günün akşamında hesap alma sayfasına girdim. İkide bir heyecanla salona koşup bir şeylerin anlamını sorup bilgisayar başına geri geliyordum. Rapor yazıyormuşçasına her şeyi düzgün yapmak istiyordum. En son kredi kartı bilgileri vermeye gelince ailem güvenemeyip oyunu oynamama izin vermedi, o sıralarda hâlâ bazı insanlar internetten alışverişe güvenemiyordu. Adeta yıkılmıştım.

Acaba küçük Ezekeel ne yapacaktı? Ailesi nasıl ikna olacaktı? Gelecek bölüm kim bilir ne zaman! (Zaman bulduğumda artık...)

Eleştiri ve önerilere açığım. :D Bu arada böyle birden bir yıl atladım ama zaman ilerledikçe yavaşlayacak.

#2 Riddler

Riddler

    Moderatör

  • Moderators
  • 889 İleti

Yazma tarihi: 16 Nisan 2013 - 10:02 ÖS

Sonuna kadar okudum benimde bazı eski anılarım canlandı :D
  • 0

#3 Xelbelsel

Xelbelsel

    Scout

  • Members
  • 650 İleti

Yazma tarihi: 16 Nisan 2013 - 10:40 ÖS

İlk başlarda bende dergiden takip ederdim hatta Level'ın yanında oyun içi kolaylıkları anlatan ek dergisini almıştım buradaki yöntemler ile altın kazanırım diyordum orijinal server a geçtiğim zaman :D
  • 0
THE NORTH REMEMBERS!

#4 AlpKaan

AlpKaan

    Advanced Member

  • Members
  • Pip*Pip*Pip*
  • 49 İleti
  • LocationBahçelievler / İstanbul

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 01:00 ÖÖ

Umarim en kisa zamanda yenisini yazarsin ben cok begendim :D
  • 0

#5 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 01:03 ÖÖ

Teşekkürler, daha güzelleşecek. :) Hemen oralara gelesim var ama içeriği de harcamak istemiyorum. :P Zaman buldukça devam edeceğim.

#6 Headbanger

Headbanger

    Advanced Member

  • Members
  • Pip*Pip*Pip*
  • 43 İleti

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 01:57 ÖÖ

Devamını bekliyoruz. Güzel olmuş :))
  • 0

#7 eseruyar

eseruyar

    Warlord

  • Super Moderator
  • 4.570 İleti
  • LocationBurda

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 07:56 ÖÖ

Gelecek bölümünde neler olacak merakla bekliyoruz:D:D
  • 0

Bıraktım yokum

 


#8 shadoworbz

shadoworbz

    Senior Sergeant

  • Members
  • 176 İleti

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 06:20 ÖS

cok guzel olmus devamini bekleriz
  • 0

#9 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 06:44 ÖS

F2P dönemleri

Oyuna o yıl bir türlü başlayamadık ve kendimizi f2p oyunlara verdik. KO'dan girdik, Silkroad Online ile devam ettik, Guild Wars'a başladık(ki ben sadece pvp kısmını oynayarak acayip eğleniyordum, WoW'a başladıktan sonra da devam ettik, o kadar çok şey oynadık ki her şey birbirine girmiş kafamda). Onlar yetmedi tarayıcı tabanlı oyunların her türünü ve çoğunu oynadık(ilk modluğumu bir OGame forumunda yapmıştım). WoW'u da bu sırada Level'dan vs. uzaktan uzaktan takip ediyorduk. Bir de o sırada Teknoloji TV diye bir kanal vardı, cumartesi geceleri de Kapanış Sayfası diye bir program olurdu Serkan Ayan ve Burak Aydoğan'ın sunduğu. Ongun bizde kalırken gece gizli gizli salonda onu izlerdik sesi kısıp. Onda WoW muhabbeti geçerdi arada ama tabii pek anlamıyorduk, zaten sorulara da doğru dürüst cevap vermiyorlardı sanki. Paralı oyunlarınsa deneme hesap kodlarını alır onları oynardık, özellikle Christmas(Fransızların tatillerini de kutluyordu bizim okul heheh) ve Şubat tatili gibi zamanlarda kendimizi onlara verirdik ki okul vs. derken hesap boşa gitmesin. Ongun'un o yılki Christmas tatilinde City of Heroes deneme hesaplarını sömürmeye başlayıp 1-1.5 ay her seferinde baştan karakter yaratıp kastığını hatırlıyorum. Benim ekran kartımla ilgili bir problem olduğundan doğru dürüst oynayamamıştım ama sırf karakter yaratması bile keyifliydi.

Başka sınıftan da Berkay diye bir çocuk vardı, o da abisiyle birlikte WoW oynuyordu. Biz de Ongun'la WoW oynuyoruz diye kekliyorduk onu. Hatta çok sıkıldığım bir ara ablamın gm olduğunu bile söylemiştim ki benim ablam bile yoktur. Berkay bunu yemiş miydi bilemiyorum ama yemediyse de çaktırmıyordu, zaten Berkay çok efendi bir çocuktu. Boyu voleybol oynadığından bize göre uzundu ve hep kambur yürür, kimseye karışmazdı. Keşke liseye geçerken hazırlığa kalmasaydın be abi. :/

WoW'a ilk adım

6. sınıfa geçmiştik ve sınıflar karıştırılmıştı. Berkay'la aynı sınıfa düşmemiz sayesinde muhabbetimiz ilerlemişti ve biz Ongun'la hâlâ WoW oynuyor gibi yapıyorduk. Paralı oyunları deneme hesaplarıyla oynadığımızdan bahsetmiştim, işte WoW ile de böyle buluşacaktık, deneme hesaplarıyla. Şubat tatili yaklaşıyordu ve bizim bu tatilde kendimizi vereceğimiz yeni bir oyuna ihtiyacımız vardı. Sıkıntıyla odada gözümü gezdirirken gözüm birden kitaplıkta tozlanan WoW kutusuna takıldı. Muz görmüş maymun gibi kitaplığa tırmandım ve hemen kutuyu alıp incelemeye başladım, oyunu ilk aldığım günkü gibi hissediyordum ama artık İngilizce de görmeye başladığımızdan mıdır büyüdüğümden ve mmorpg deneyimi kazandığımdan mıdır bilmiyorum her şey daha anlamlı geliyordu. O sıralarda dergilerin 14-15 günlük deneme hesapları vermeleri çok modaydı ve sonunda o moda WoW'a da uzanmıştı. Hemen bir analiz yaparak deneme hesabını en verimli kullanabileceğim günde açtım ve sonunda 2006 yılının ocak ayında(o sırada 1.9.2 sürümü varmış) WoW'a başladım. Deathwing ve bir sunucuda daha deneme olsun diye N. Elf druidler açıp gezinmiş, sonra Berkay'a gerçeği söylemiştim. O sırada onlar Magtheridon'da Horde, Burning Legion'da Alliance oynuyorlardı ve Burning Legion'a gelmemi söyledi. Ben de orada "Druizz" adlı(özgünlük sıfır) ilk göz ağrım olacak olan karakterimi yarattım. Aslında hep mage oynamayı düşünmüştüm ama oyunu öğrenene kadar herhangi bir şey ile oynayayım deyip N. Elf hevesimi alabilmek için N. Elf druid açtım. Berkay ve abisinin orada 60 lvl Manowar diye warriorları vardı ve Berkay da o sırada 30 lvl civarı olan druid altlarını kasıyordu. Aşağıda hatırladığım kadarıyla karakterlerimizin aynısını yaptım, solda Druizz ve sağda Berkay'ın karakteri Morandi(hep de grup isimleri koymuşlar):

Resmi ekleyen

#10 maeglins11

maeglins11

    Senior Sergeant

  • Members
  • 100 İleti

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 09:04 ÖS

benide geçmişe göturdün gözlerim doldu d devamını beklıyoruz
  • 0

#11 Deltaus

Deltaus

    Moderatör

  • Moderators
  • 523 İleti

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 09:33 ÖS

Rapor yazıyormuşçasına her şeyi düzgün yapmak istiyordum.


Hehe, burda beni kalbimden vurdun işte:)) Heyvanla devamını bekliyoruz (ben şahsen ilk raidi çok merak ediyorum, ve ilk büyük şehre ziyaretini:D)

Konu forsaken tarafından 17 Nisan 2013 - 09:36 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#12 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 09:46 ÖS

Başkalarının da yazıda kendilerinden bir şeyler bulması çok hoşuma gidiyor, eğer sizin de anılarınızı canlandırabildiysem ne güzel. :) İlk Sw'ye geldiğim kısmı yazdım aslında ama üstünden geçeceğim birkaç şey var, yarın ya da cuma koyarım. :D

#13 Shamokan

Shamokan

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 316 İleti

Yazma tarihi: 17 Nisan 2013 - 11:56 ÖS

bunca yıldır takibe aldığım ve devamını merakla beklediğim ilk ve tek başlık :D
  • 0
90 ORC SHAMAN
90 BLOOD ELF WARLOCK
90 UNDEAD HUNTER
90 TROLL DRUID
90 UNDEAD WARRIOR
90 TROLL HUNTER
90 NIGHT ELF PRIEST
90 WORGEN DRUID
87 GOBLIN ROGUE
85 DRAENEI WARRIOR
85 UNDEAD DK
85 BLOD ELF MAGE
-------------------------------------------------------

#14 Hedgehog-

Hedgehog-

    Scout

  • Members
  • 129 İleti
  • LocationOrgrimmar

Yazma tarihi: 18 Nisan 2013 - 04:45 ÖS

Baştan sonra severek okudum :D devamını bekliyoruz, eline sağlık :)
  • 0

#15 SHamuL

SHamuL

    First Sergeant

  • Members
  • 225 İleti

Yazma tarihi: 18 Nisan 2013 - 10:16 ÖS

Çok güzel gidiyorsun herkezin kendinden bir şeyler bulabileceği bir yazı oluyo. Devamını bekliyorum. :)
  • 0

#16 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 19 Nisan 2013 - 10:30 ÖS

3 level falan olmuştum ve görev gereği Shadowglen'de gremlin kesiyordum. Berkay da druidiyle yanıma geldi ve formdan forma geçerek etrafımda zıplıyor, arada durup dans ediyordu.

Ben: Elleehh, ben de olcam dimi bunları?
Berkay: 10 levelda ayı görevi yapıyosun, 20'de de kedi kendi geliyo. Durma durma kas. (Bir yandan benim taglediklerimi anında çeşitli büyülerle vs. öldürerek gösteri yapıyor.)
Ben: Para da çıkıyo bunlardan güzel, ben biraz para kasıyım bunlarda.
Berkay: Bak napıcam, nasıl ölcek mob. (Bir şeyler cast etmesini izledim ve birden kocaman bir ışın küçücük gremlinin üstüne düşerek onu öldürdü, Starfire acayip bir şey gibi gelmişti.)
Ben: Aaa ne güzelmiş!

Bir süre hem karakterimin hareketlerini hem de gremlinlerin zıplamasını izleyerek orada para kastım(kastığımı sandım) ve birkaç silvera ulaştığımda zengin olmuşçasına sevinerek görev yapmaya devam ettim.

Level kasarken

Deneme hesabı olduğundan Berkay'ın yolladığı 1 goldu alamamıştım ama her bulduğumu satarak geçiniyordum ve neyse ki o beni arkadaşlar listesine eklediğinden onunla istediğim gibi konuşabiliyordum. WoW'daki ilk kalp krizini örümcek dolu mağaraya girdiğimde geçirdim, korkunç gözüküyorlardı ve aggro menzillerinden uzak duramıyordum. (Sanırım tüm online oyunlar içinde ilk kalp krizlerimi ise Knight Online'daki o mezarlıkta geçirmiştim, oradan buradan iskeletler spawn oluyordu sonuçta.) Bir de Teldrassil'de bir mağaramsı gibi yer vardı güneybatı taraflarında(adını hiç unutmuyorum, Ban'ethil Barrow Den), oraya korkudan bir türlü giremiyordum. Bir gün girişindeki furlbogları birinin kesmiş olduğunu görüp temkinli adımlarla içeri daldım ama fazla aşağı inemeden korkup geri çıktım. Çıktığımda ise moblar respawn olmuşlardı ve mini kalp krizleri eşliğinde oradan kaçtım. Bir yandan hem her yeri gezmeye çalışıyor hem de bir şey çıkacak diye çok korkuyordum.

Korka korka, öle dirile orayı burayı gezeyim derken günler ve haftalar geçti. İyice level kasma özürlü olup çıkmıştım, zaten level kasmayı da hiçbir oyunda sevmemiştim. Bir gün Darnassus'tan Dolanaar'a koşarken Berkay niye hearthstone kullanmadığımı sordu, ben de bitmesini istemediğimden onu bankaya koyduğumu söyledim. (O sıralarda kullanınca azalan hiçbir şeyi kullanmıyor, itinayla saklıyor ve zaman zaman satıyordum.) Berkay onun bitmediğini, sadece 1 saatliğine kullanılamaz hale geldiğini söylemişti ve ben de zevkle kullanmaya başlamıştım. Şimdi 1 saat cooldown olsa insan delirir ama o zaman çok büyük bir nimet gibi geliyordu. Bu arada Darnassus'ta rogue trainerlarının vs. olduğu bir mağara var, oraya da uzun bir süre Ban'ethil Barrow Den gibi sanıp yanına yaklaşamamıştım. Berkay dungeonlardan bahsederdi, ben de onları dungeon sanırdım. "Yahu var ya işte Darnassus içinde ve Teldrassil'de dungeonlar?" diyordum, Berkay beni anlamıyordu. Bir gün merakım ağır bastı ve Darnassus'taki mağaraya girip yavaşça aşağı inmeye başladım, npcleri görünce rahatlayıp aptallığıma gülmüştüm.

Sonunda 10 level olmuştum ve Moonglade'de ayı görevini yapmaya başladım. Berkay da yanımda beni koruyor ve bana yol gösteriyordu(oraya ilk ışınlandığım zamanlar yüksek level druidler tarafından ganklendiğim oldu). Ayı formunu alınca çok sevindim çünkü Wrath ve Moonfire sıkmıştı. Yine de warrior mantığını sevmediğimden level kasmak bir süre sonra iyice sıkıcılaşmaya başladı.

Resmen giriş

Hesabımı normal hesaba çevirmek için deneme süresinin bitmesini bile beklemek istemedim, oyun süperdi ve her şeyiyle oynadığım diğer oyunlardan insanı çok daha fazla içine çekiyordu. Ailemi aslında ikna etmek için çok fazla çaba göstermeme gerek olmadı diye hatırlıyorum, binlerce insanın güvenip sorunsuzca oynadığını vs. birkaç kere söylemem gerekmişti. O sırada GittiGidiyor gibi siteler de yaygınlaşmaya başlamıştı ve ailem sonunda düşük limitli ve mail ordera açık bir kart ile oynamama izin verdi. Hemen önceki yıl aldığım kutudaki key ile hesabımı yükselttim.

Berkay'ın yolladığı 1 goldu aldıktan sonra Berkay bana çanta da yapmıştı. Leather giyen bir sınıfın tailoring alması da çok garibime gitmişti ama Berkay abisinin öyle istediğini ve çanta yapıp satılır falan olsun demişti. Ben de o sırada skinning ve leatherworking kasıyordum. Darnassus'ta dolanıp critterları kesip derilerini yüzerek eğleniyordum. Sıkıldığımda ise Moonglade'e ışınlanıp işime devam ediyordum, o sırada Lunar Festival olduğundan Lunar Invitation sayesinde Moonglade-şehirler arasında gidip gelmek kolaydı ve Moonglade'in büyülü atmosferi çok hoşuma gidiyordu. Moonglade'de ışınlanma yerinde Horde npclerini görünce ödüm kopmuştu ve fazla yanlarına yaklaşmamaya çalışıyordum. Bazen gaza gelip onların ışıklarına girip ışınlanayım diye düşünüyordum ama sonra korkup vazgeçiyordum. Bir de yine bir gün critter kesip gezerken karşıma birden Omen(Lunar Festival bossu) çıkmıştı ve karşımda birden dev gibi yaratığı görünce ödüm kopmuştu. Lunar Festival ilk gördüğüm eventti ve hâlâ en sevdiklerimdendir.

Berkay'ın tavsiyesi ve görevlerin yönlendirmesiyle level kasmak için Darkshore'a geçmiştim tabii ancak oranın gizemli ve hastalıklı havası beni biraz huzursuz ediyordu. Ayrıca görevlerin yerlerini ve istenilen şeyi bulmak Teldrassil'e göre çok daha zor gelmişti ki o sırada ne addon ne de internetten araştırmayı biliyordum. Görevleri vs. hep Berkay'a sorardım ve o da bana elinden geldiğince yol göstermeye çalışırdı. Berkay aslında bana Thottbot'u önermişti ama siteyi tasarımı nedeniyle hiç sevememiştim. O zamanlarda WoWHead ve bildiğim kadarıyla QuestHelper(ya da benzeri bir addon) olmadığından görevlerin yerini bulmak bile bir şeyler başardığınızı hissettiriyordu. Bilkent'in hazırlığını atlamamı sağlayan İngilizce birikimimin kelime dağarcığının önemli bir kısmı da WoW'dan gelmekteydi. :P Tabii WoW oynamakla hazırlık atlanmıyor ama dilime çok katkısı olduğunu düşünüyorum.

#17 Xelbelsel

Xelbelsel

    Scout

  • Members
  • 650 İleti

Yazma tarihi: 20 Nisan 2013 - 12:41 ÖÖ

Çok güzel gidiyorsun ellerine sağlık.Hazırlık demişsin benim de bi anım geldi aklıma Wow'un eğitim hayatıma yaptığı en büyük katkısıdır bu olay.Hazırlıkta bildiğiniz gibi oral exam(sözlü sınav) oluyor dönem sonlarına doğru.Cem Yılmaz'ın da değindiği gibi İngilizce bilmek bi dert konuşmak ayrı bi dert ben zaten adam akıllı ilk defa görüyorum bi heyecan odaya girdim.Öyle her konu hakkında da konuşamıyorsun kutudan çekiyorsun ne gelirse bana en sevdiğiniz bilgisayar oyununu anlatın çıktı.Wow'u biraz anlatır yırtarım dedim kendi kendime.En sevdiğim oyun Wow'dur diye giriş yapmam ile birlikte kadın hoca da bende oynuyorum demez mi? Kadınların da oynadığını biliyordum ama böyle bu durumda karşıma çıkması beni çok şaşaırttı.Sözlü sınavın daha sonrası da en basit İngilizce ile wow muhabbeti ile geçti kaç levelsın,hangi class'sın, işte Ally mi?,Horde mu?Böylece sınavdan geçmiştim :D
  • 3
THE NORTH REMEMBERS!

#18 eseruyar

eseruyar

    Warlord

  • Super Moderator
  • 4.570 İleti
  • LocationBurda

Yazma tarihi: 20 Nisan 2013 - 10:15 ÖÖ

Bende arkaaştaki peti görüp ne güzelmiş diyerek hunter açmıştım başta kafamda warrior açmak vardı.
Bende quest helperı bilmiyordum başlarda alt tab yaparak thottbot dan bakıyordum eziyetti resmen 50 levele kadar internetten bakarak yapmıştım görevleri. 40levele kadar koşup durdum dungeonlara. STV nin orda shadowfang e kadar koştuğumu bilirim dungeona girmek için.

Konu eseruyar tarafından 20 Nisan 2013 - 10:16 ÖÖ tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 1

Bıraktım yokum

 


#19 Ezekeel

Ezekeel

    Genel Yönetici

  • Executives
  • 9.313 İleti

Yazma tarihi: 21 Nisan 2013 - 02:28 ÖÖ

"Seni yenicem İstormvind!"

Darkshore'de 1-2 level debelendikten sonra Moonglade'den Stormwind'e geçmiştim. Sonradan en sevdiğim yerlerden biri olacak olmasına rağmen, Darnassus'un basit mimari yapısından sonra Stormwind labirent gibi gelmişti.

Ben: Yaa bu ne biçim şehir labirent gibi hiç sevmedim. :/
Berkay: Niye ya, en güzel şehir Stormwind.
Ben: Darnassus'un gözünü sevem, fıtık oldum abi. Elleehh suya düştüm çıkamıyorum.
Berkay: :D
Ben: Abi ben şimdi guardları buluyorum ama bunlar tıklanmıyo ki, nereye sorcam? (Gerçekten de bazı guardlara bir şey sorulmuyor, bari tıklayınca "Ben yeniyim abi." falan deselermiş. Niye sorulmuyor onlara kardeşim?)

Stormwind'i ilk görüşüm gerçekten değişik bir deneyim olmuştu. Bir de o zamana kadar WoW içinde hiç o kadar fazla oyuncuyu bir yerde görmemiştim ve doğudan İstanbul'a gelen köylü gibi hissettim. Şehrin ortasına geldiğimde oyunda ilk lagimi yaşadım. Şehri pek sevmediğimden fazla orada oyalanmadım ama yıllar sonra gün gelecekti oyuna girip sadece Stormwind sokaklarında zıplaya zıplaya koşup iki muhabbet edip geri derslere dönecektim. Tehey...

Ongun'un gelişi

Bu sıralarda Ongun da WoW'a başlamıştı ve Westfall'a geçmiştik. Ongun bana göre bayağı hızlı kasıyordu ve beni yanından uzaklaştırmaya çalışıyordu. Ben de Westfall'da kendimce maceralar yaşarken uzaktan uzaktan Ongun'un level kasmasını izliyordum. Kontrollere sanırım tam alışamamıştı, kendisine saldıran fleshrippera Frost Nova attıktan sonra karakterini(şirin bir Gnome mage idi) sağa sola çevirip oraya buraya koştuğunu hatırlıyorum. "Hohaha, uçan şey nasıl novalanıyo yea?" demiştim kendime, daha sonra mage olduğumda da her uçan şeyi novaladığımda gülecektim zaten. Ongun sonradan gelip beni geçmişti ve ona imrenerek bakıyordum, ne de güzel level kasıyordu! Bu level kasma olayı sonrasında gerginlikler çıkaracak gibi hissediyordum. O gün "Vay be, gerçekten de ben druid oldum o da mage." demiştim. Hatırladığım kadarıyla Ongun'un karakterinin görünüşü:

Resmi ekleyen


Ek bilgi: Ongun'un karakterinin adını bir türlü hatırlayamadım ama bir ara "Göbüknaz" diye bir karakterle oynamış, Alman sevmeyen birisi tarafından nickinde "ö" olduğundan Alman sanılarak küfür yemişti.

Westfall'da gezerken denk geldiğim bir npc vardı ki adını ve modellemesini hiç unutmuyorum: Antonio Perelli. Adamın görünüşüyle adı cuk oturuyordu bence, ss de vereyim:

Resmi ekleyen


Neyse, bu adamın önemi beni limited supply marketiyle tanıştırmasıydı. Şehirden çıkmadan level atlayamayacağınız dönemlerde karakter kasan Alliance oyuncuları hatırlayacaktır, Westfall-Redridge arası dere tepe dolaşan bu amcamız güzel ve sınırlı sayıda bileklik falan satıyordu. Ben de bunları buldukça alıp auction houseta satarak kâr etmeye başlamıştım. Limited supply olayı bayağı bir süre uğraşım olacaktı, hatta foruma ilk geldiğim zamanlarda rehberini falan yapmıştım.

Bu sırada okullar açılmıştı tabii ve benim de level kasmam iyice yavaşlamıştı, 40 yılda bir level atlayıp arada Berkay'a talentlarla ilgili soru soruyordum. 15 level olduğumda acayip stres olmuştum çünkü talent ağacında yeni bir tier açılmıştı. Hem Berkay'a bir şeyler soruyor hem de cevabını beğenmiyordum artık. Yine de daha internette oyun hakkında bir şeyler okuyacak döneme gelmemiştim, ne cahil zamanlarmış...

#20 maeglins11

maeglins11

    Senior Sergeant

  • Members
  • 100 İleti

Yazma tarihi: 01 Mayıs 2013 - 09:29 ÖS

devamı gelicekmı olayları bu kadar ayrıntısını hatırlaman inanılmaz hatta dun ne yaptıgını hatırlamayan bana gore ınsanustu bıseysın d
  • 0




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı