İçeriğe git


Resim
- - - - -

Bu sadece başlangıç.. -WoW-TurK Storytelling


  • Please log in to reply
Bu konuya 13 yanıt gönderildi

#1 Nem.

Nem.

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 834 İleti
  • LocationÇanakkale

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 07:35 ÖÖ

Lord Saens Tyrelrvis benim role-play karakterim. Kendisinin bir karakter hikayesi vardı ama bir de böyle kurgusal ara hikaye ekleyim istedim. Ayrıca WoW-TurK Storytelling Yarışması!'na bir katkım olsun istedim. Umarım beğenirsiniz. Sürçü lisan olduysa, yanlış yazdıklarım olduysa, yanlış linklediklerim olduysa kusura bakmayın. Şimdiden okuduğunuz için teşekkür ederim. 8 sayfa oldu ama idare edin artık. Bir de isimleri başlarda çevirdim ama sonra tatsızlaştığını fark edip, çevirmeyi bıraktım. Sabaha kadar yazdım anca bitirdim, saat 9'a geliyor. Kolay gelsin, iyi okumalar (:
__________________________________________________________

intro sound: Yağmur sesi :)

Zaman dilimi: Nortrend'e birlik olarak yapılan ilk çıkartmalardan kısa süre sonraki zamanlar..



Hava her zamanki gibi kapalı ve yağışlıydı. Etraf ince ve kirli bir sis bulutuyla kaplıydı. Neredeyse, çevresine bakan birisi önündeki on metrelik mesafeyi zor seçebilirdi. O; pis, kanlı balkonu durmaksızın yağmurlarla yıkanıyordu Acherus'un ama yine de görünüşünden bir şey kaybetmiyordu.

Saens, balkonda, denize doğru dalgın bir şekilde bakarken, "Lordum! Highlord Mograine, üsteki subaylarımızın bir saat içinde kendisinin yanında toplanmalarını emrettiler." dedi haberi getiren şövalye.

Saens, dalgınlığı hafif dağılmış bir şekilde, kafasını hafifçe sağ omzunun üstüne çevirerek bir kere aşağıya doğru salladı ve önüne geri döndü. Yağmurdan ıslanmayı pek umursamıyor, hatta bundan huzur duyuyor gibiydi. Ardından şövalye de selamını verip, hızlı bir şekilde diğer subaylara haber vermek için oradan ayrıldı. Saens, Acherus'un kontrolünün ele geçirilmesinden sonra pek çok baskın ve pusu görevine gitmişti. Doğu ve batı vebalı topraklarda hala yoğun bir şekilde scourge hareketlilikleri mevcuttu. Muhtemelen toplantı yine onun içindir diye düşündü ve pek aldırış etmedi.

Komutanın yanına vardığında kendisiyle birlikte hazır bekleyen üç subay daha vardı. Bunlar; Stefan Vadu, Bloodrose Datura ve Keritose Bloodblade'di. Yanlarına doğru ilerlemeden önce selamını verdi ve yavaş adımlarla yerini aldı.

Yağmur hala aynı yumuşaklık ve sakinlikle yağıyordu. Ama bu duruma artık kimse pek aldırış etmiyor gibiydi. Zaten veba bu bölgeye uğradığından beri havanın açtığı çok nadir görülmüştü.

"Evet! Hepinizi burada gördüğüme sevindim." diyerek söze girdi, Highlord Darion Mograine. Elinde bir kaç parşömen vardı, göz ucuyla hafif düşünceli bir şekilde onlara bakarak konuşmuştu. Sağında ve solunda birer şövalye duruyordu. Oldukça ürkütücü ve gösterişli bir yapıları vardı. Mograine'in hemen hemen her işi için onlar koşturuyordu.

Kimse toplantının gerçekleşme sebebini pek merak ediyor gibi değildi. Sonuçta yine bir görev olmalıydı. Ancak bu kez komutan bizzat konuşmayı uygun görmüştü. Genelde habercileriyle bilgilendirme yapmayı yeterli görürdü. Bu yüzden söylenecekleri dikkatle dinlemek için özen gösteriyorlardı.

Kısa süren sessizliği komutan tekrar bozdu, "Lafı fazla uzatmayacağım." diyerek konuya girdi Mograine. "İttifak ve Güruh subayları, Highlord Tirion Fordring önderliğinde bir toplantı düzenlemişler ve bu toplantı neticesinde kuzeye giden ilk çıkarma birliklerine destek olarak ağır savaş makineleri gönderme kararına varmışlar.".

Konuşmasını mümkün oldukça sakin sürdürmeye devam ederken, arada subaylarının gözlerinin içine doğru arada da elindeki parşömen parçalarının üzerindeki notlara bakarak konuşmasına devam ediyordu.

"Bu durum için bizden, sevkiyatta güvenliğe katkı sağlamamız ve gözlemci olmamız için bizzat Highlord tarafından talepte bulunuldu. Bildiğiniz gibi kuzeyde Argent şövalyeleri ön saflarda ve kritik noktalarda durmaksızın scourge ile çarpışma halinde ve bu yüzden ayrıca bir birlik veya subay sevk etmek istemiyorlar. Bu görev için ben sizleri uygun gördüm." diyerek subaylarına baktı.

Ebon şövalyeleri kuzeye henüz tam olarak çıkmamışlardı. Lich King'in gücünden dolayı tekrar kontrollerini kaybetme riskini göze almak istememişlerdi. Ancak şimdi kuzeye daha fazla ve rahat şekilde yerleşilebilmesi için bir şekilde, az ya da çok desteklerine ihtiyaç vardı. Mograine şimdilik seçtiği dört subayını göndermeyi uygun görüyordu.

"İtiifak ve Güruh adına insanlar ve terkedilmişler (forsaken) savaş makinelerini yola çıkaracaklar. Bu yüzden sizleri ikişerli olarak ittifak ve güruh birliklerinin arasına göndermeyi uygun gördüm. Bilgiye göre ittifak birlikleri stormwind şehrinden, güruh birlikleri ise gümüşçam ormanındaki arka savunma (Forsaken rear guard) bölgesinden yüklemelerini gerçekleştirecekler." diyerek sözlerine ara verdi.

Elindeki parşömenleri yer değiştirdi ve üstünkörü bir göz gezdirdikten sonra, "Siz ikiniz.." gözleriyle Saens Tyrelrvis ve Keritose Bloodblade'i işaret ederek, ".. güruh birliklerine katılmak için hazırlanın. Onlarla yükleme bölgesinde buluşup, gerekli bilgilendirmeyi yaparsınız. Zaten geleceğinizden haberleri vardır; başlarında Dark Ranger Lyana olacağı yazıyor." dedi.

"Siz de.." elindeki parşömenlere bir daha göz gezdirerek, ".. ittifak birlikleriyle Stormwind şehir limanında buluşacaksınız. Geri kalan bilgiyi orada Lojistik Sorumlusu Silverstone 'dan bizzat alırsınız." dedi ve subaylarından bu konuyla ilgili onay almak için gözlerine birer kez baktı.

Ardından devam etti, "Kuzeye yapılacak olan çıkarmada makinelerin en kısa yoldan ve en hızlı şekilde savaş alanına ulaştırılması amaçlanmış. Bu yüzden ittifak ve güruh aynı yerden karaya çıkacak, bu durumda da en uygun yer olarak Risk Körfezi seçilmiş. Dikkat etmemizin beklendiği esas nokta; ittifak ve güruh birliklerinin birbirine girip, bölgede olası bir başarısızlığa sebep olmalarının önüne geçmek. Bildiğiniz üzere her fırsatta birbirlerini boğazlamak için uğraşıyorlar. O savaş makinelerinin ulaşması gereken yere başarılı ve sorunsuz bir şekilde ulaşmasını istiyoruz. Bunu notta, Highlord Fordring özellikle belirtmiş. Bu yüzden başarısızlık istemiyorum." dedi ve subaylarından onay aldıktan sonra çıkabileceklerini belirten hafif bir işaret yaptı.

Subaylar hiç konuşmamışlardı sadece dinleyip, arada başlarıyla onaylamış ve tekrar dinlemeye devam etmişlerdi. Selamlarını verip, hazırlıklarını yapmak üzere Highlord Darion Mograine'in yanından ayrıldılar. Bu durumun risklerinin ve başarısızlık neticesinde meydana gelebilecek sorunların farkındaydılar. Durumu titizlikle ve dikkatle takip etmeleri gerekmekteydi.

__________

Bu sırada Stormwind Harbor'da hazırlıklar..


Limanda güneşin batışı görülmeye başlarken, "Bitirin artık şu yüklemeyi, hava tamamen kararmadan demir almamız gerekiyor, Duke Foehammer." diye bağırdı ona doğru, Lojistik sorumlusu Silverstone.

"Elimizden geleni yapıyoruz efendim." diye karşılık verdi Foehammer.

Her yer her yerde, herkes bir tarafa koşturuyor ve limanın üç iskelesinde birden yükleme çalışmaları yoğun bir şekilde sürüyordu. Yüklenen araçlar öyle büyüktü ki gemilerin dengelerini bozmadan yükleme yapmak ve onları sabitlemeye çalışmak bütün günlerini almıştı. Üç gemiye ikişer savaş makinesi çıkartılıyordu. Bütün liman personeli, gemilere ve makinelere zarar vermeden yükleme yapmak için seferber oluyordu.

Gürültülü şekilde devam eden bütün hengamenin arasında Mograine'in subayları Silverstone'u sonunda bulmuşlardı, "Geleceğimizi biliyor olmalısınız, komutannn..." diyerek, ismini ya da soyadını duymayı bekler bir şekilde uzattı lafını Stefan.

"... Silverstone. Lojistik Sorumlusu Sİlverstone." diyerek söze girdi hemen, Silverstone.

"Ah, pekala. Sizinle birlikte kuzeye sevkiyat için buradayız. Bizden istenenleri ve beklenenleri biliyoruz. Bilmemiz gereken başka bir şey olursa bizi bilgilendirirsiniz umarız." dedi Stefan.

Bu sırada Bloodrose etrafı gözlemliyor ve askerleri sayıyordu, "Kaç kişi yola çıkılacak?" diye sordu Bloodrose.

"Yaklaşık iki düzine askerimiz ve onun yarısı kadar da makine mühendislerimiz var." dedi Silverstone.

"Asker sayısı sizce yeterli mi? " tedirgin bir şekilde sormuştu bunu arkadan yaklaşmakta olan Duke Foehammer.

Stefan arkasına döndü, "Bunu sizin söylemenizi umuyoruz aslında." dedi ve yalandan gülümsedi.

"Askerler oldukça deneyimlidir, görevlerinin ve sorumluluklarının gayet bilincindeler." diyerek araya girdi Silverstone.

Ardından konunun daha fazla uzamasına mani olmak için Foehammer hemen konuyu kesti, "Efendim biz hazırız. Araçlar yerleştirildi ve sabitlendi. Gemiler limanlarda ve askerler de neredeyse gemilere çıktılar.".

"O zaman daha fazla hava kararmadan yola koyulalım." dedi Silverstone.

İttifak gemileri, güruh gemilerinden yaklaşık üç gün kadar önce yola koyulmuşlardı. Açık denize çıkarak fazla dikkat çekmeden hareket ediyorlardı. Gemiler eğer başarılı şekilde limana ulaşır ve sevkiyatı tamamlarlarsa, tekrar yola koyulacak ve Valiance keep açıklarına demirleyeceklerdi. Çünkü sevkiyattan sonra gemilerin orada durması, dikkat çekeceği için sevkiyatın kara harekâtı kısmı için risk teşkil edebilirdi. Aynı şekilde forsaken gemileri de sevkiyatın tamamlanmasının hemen ardından yola koyulacak ve Vengeance Landing açıklarına demirleyeceklerdi.

__________

Bu sırada Forsaken rear guard'da hazırlıklar..


"Hazırlıklar ne durumda, Hemil?" dedi Lyana.

"Neredeyse hazırız, leydim. İkinci gemiye son makine çıkartılıyor. Ardından son kontrolleri yapacağız." dedi Hemil; ciddi ve emin bir ses tonuyla.

İki gemiye üçerden toplam altı makine çıkarılmış ve yerlerine sabitlenmişti. Üzerlerine de dikkat çekmemeleri için koyu renkli, çok yıpranmış ama hala iş gören koyu renkli kamuflajlar sarılmıştı. Bu görev olabildiği kadar gizli ve güvenliği yüksek bir şekilde devam ettiriliyordu. Fazla dikkat çekmemek için iki gemiyle yola çıkılacak ve olabildiği kadar karadan uzak şekilde yol alınacaktı. Mümkün olduğu kadar gözlerden uzak şekilde seyredilmesi, savaş makinelerinin kuzeye ulaştırılıp, savaşa en kısa zamanda hazır hale getirilebilmesi için önemliydi.

Hazırlıklar tamamlanmak üzereyken Saens ve Keritose'da yükleme alanına ulaştılar, "Leydim!". Operasyonun lideri Dark Ranger Lyana'ya bir elfe yakışır şekilde selam verdiler, "Highlord Darion Mograine tarafından, sevkiyatınıza destek ve gözlem görevimiz için geldik." dedi Saens.

"Umarım bu görev için yeterince iyisinizdir, lordum. Çünkü iki şövalye gözüme oldukça az gözüktü doğrusu." dedi Lyana.

"Elimizden gelenin de iyisini yapacağımızdan şüpheniz olmasın, leydim." dedi Keritose. Becerilerinin hafife alınmasından rahatsız olduğunu belli eden bir ses tonuyla sözlerini bitirdikten sonra dalgacı bir tınıyla gülümsedi.

Gemiler neredeyse yüklenmiş ve askerler son hazırlıklarını yapmışlardı. Yola belirli bir zamanlamayla çıkmaları gerekiyordu. Çünkü ittifak birlikleriyle aynı zamanda limana yanaşıp, birlikte sevkiyatı gerçekleştireceklerdi. Yola çıkacak olan birlikte çok fazla asker yoktu. Hepsi zırhlı, deneyimli ve işlerini ciddiye alıyor gibi gözüküyorlardı. Toplasan iki düzineyi geçmeyecek bu topluluk, kuzeye gerçekten önemli sayılabilecek bir takviye sağlamak üzereydi. Eğer çıkarma ve nakliye işlemleri başarılı olursa, savaşın seyri önemli ölçüde farklılık gösterebilirdi.

"Leydim, biz hazırız. Askerler gemilere çıktılar." dedi Hemil. Lyana, başını hafifçe salladı ve gemiye doğru ebon şövalyeleriyle birlikte harekete geçtiler.

Kaptan Harker'da gemilerin denize açılabilmesi için adamlarına son hazırlıkları kontrol ettiriyor, bir o yana bir öteki yana gidip, sürekli sağa sola bağırarak emirler yağdırıyordu. Son kontrollerin ardından bir ses duyuldu, "HAYDİİİ! YOLA ÇIKIYORUZ. HERKES GÜVERTEYE!!".

______

Görevin önemli ve stresli kısmı karaya çıktıktan sonra başlayacaktı. Hem ittifak hem de güruh birlikleri sevkiyatı birlikte gerçekleştirecek, birlikte koruyacak ve birbirlerine düşmeden durmayı başarmaları gerekecekti.

Sevkiyatın gerçekleşeceği liman zaten iki tarafında ortak kontrol sorunu yaşadığı bölgeydi. Sık sık ittifak ve güruh birlikleri birbirlerine girer ve silahlar çekilirdi. Ancak bu sefer durum hassas ve daha büyük bir düşmana karşı olduğu için önemliydi. Özellikle çıkarmanın gerçekleşeceği gün Wintergarde keep ve Conquest Hold'dan, saldırı gelebilecek olası bölgelere baskınlar ve saldırılar düzenlenecekti. Bu sayede düşman meşgul tutulacak ve sevkiyatın güvenli şekilde gerçekleştirilmesi de sağlanmış olacaktı.

Yaklaşık yirmi gün süren deniz seferinin ardından şafak vaktinde savaş makineleri limana alınmaya başlandı. Olunabildiği kadar sessiz ve süratli olunmaya çalışılıyordu. İttifak ve güruh birlikleri mümkün olduğu kadar birbirlerinin olduğu yerlere bakmıyordu. Gelen savaş makinelerinin arasında ittifak birliklerinin sahip olduğu makineler en ağır savaş makineleriydi. Birisinin kaybı bile binlerce altın değerindeki makinenin çöp olması demekti. İttifak altı adet buharlı tank ve güruh da altı adet mancınık getirmişti.

Savaş makinelerinin varlığı, Dragonblight'ta bulunan scarlet (New Hearthglen) ve scourge (Naxxramas) üslerinin tahribi için büyük önem arz ediyordu. Bölgede üstün bir şekilde scourge aktivitesi vardı ve ittifak birliklerinin üssü büyük bir hasar görmüştü. Scarlet birlikleri de scourge birliklerini yer yer destekleyecek şekilde baskınlar yapıyor ve pek çok kaçırma ve mühimmat zahiyatına sebep oluyorlardı.

Gemiler boşaltılmış ve makineler yola çıkarılmak üzere sıraya geçirilmişti. Önde forsaken birliklerinin araçları ve askerleri bulunacak arkada ise ittifakın daha ağır ve güvenlik isteyen savaş makineleri yer alacaktı. Her iki tarafın toplamında elli, bilemedin altmış askeri vardı. Bu yüzden merkez üslerden kritik bölgelere gönderilecek saldırıların düşmemesi ve yeteri kadar sorun çıkartabiliyor olması önemliydi.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ittifak ve güruh birlikleri üslerinden hareket ederek, ayrı noktalara baskınlar düzenlediler. Sevkiyatın akşam saatlerine kadar tamamlanması planlanıyordu. Akşam saatlerine kadar gerilla taktiğiyle ya da aralıklarla bölgedeki düşman yerlerini saldırı altında tutmaları gerekiyordu. Bu yüzden Wintergarde Keep ve Conquest Hold askerlerine ciddi bir sorumluluk verilmiş oluyordu.

"Biz hazırız!" dedi Lyana. Ön taraflardan sesini çokta yükseltmeden bağırdı Silverstone'a.

Silverstone, Foehammer'a hazır olup, olmadıklarını sorgular bir şekilde baktı ve sonrasında ön tarafa doğru bakarak ilerlemelerini belirten bir işaret yaptı.

Saens ve Keritose ayrı bir grup olarak ön taraflarda yüksek yerlerden gelişmeleri izleyip, çevreyi kolaçan etmekle meşgullerdi. Aynı şekilde Stefan ve Bloodrose'da başka bir tepeden farklı noktaları görecekleri şekilde takiptelerdi. Pek fazla konuşmuyor sadece görevlerine odaklanmaya çalışıyorlardı.

Şimdilik etraf sessiz ve sorunsuz gözüküyordu. İttifak askerleri de güruh askerleri de yaşanabilecek sorunlarda başlarının daha çok ağrıyabileceğini biliyorlardı. Daha önce kuzey toprakları hakkında hiç iyi şeyler duymadıklarını da hesaba kattıklarında, birbirlerine sataşmak ve sorun çıkarmak yerine olası bir durumda nasıl birlikte savunma yapabileceklerini bile düşünüyorlardı. Çünkü makinelerin ilerleyebilmesi için yollardan gitmeleri gerekiyordu ve yavaş gidileceği için de bu onları açık birer hedef haline getiriyordu.

Son bir buçuk saattir yoldalardı ve ancak köprüye kadar ulaşabilmişlerdi. Köprüye (Arriga Footbridge) gelindiğinde esas zaman kaybetme olayı da başlamıştı. Şafak vaktinden beri araçları indirmeye çalışıyorlardı ve yola koyulduklarından beri toplamda beş buçuk saat geçmişti. Her araç köprüden teker teker geçirilmesi gerekiyordu; ki, bu da çok önemli bir zaman kaybıydı. Yapmaları gereken şey etrafı kontrol edebilecek tepelere nöbetçilerle mevzilenmek ve geçişin tamamlanmasını beklemekti. İşin kötü yanı köprünün hem öteki tarafının hem de geçişi tamamlamamış tarafının kontrol altına alınmasının gerekmesiydi ve bu da ister istemez askeri gücü birbirinden ayıracak ve daha açık hedef haline getirecekti.

Saens ve Keritose önden geçip, yolun sağında ve solunda köprüyü görebilecek şekilde mevzilendiler ve hemen köprünün sağında kalan tepeye de gözcü gönderilmesi için Lyana'ya bilgi verdiler. Aynı şekilde köprünün diğer tarafında da yüksek noktalara birer gözcü gönderilmişti.

Geçişler araçların teker teker geçirilmesi şeklinde yapılıyor ve bütün askerler köprüye karşı gerçekleştirilebilecek olası bir saldırı için tetikte bekletiliyordu. Askerlerin gözcülük yapabilmesi için kimisi uzak mesafelerdeki noktalara gönderilmişlerdi. Bu durum daha da sıkıntı uyandırıyordu. Olası bir baskın durumunda düşmanın makinelere yaklaşmasını engellemek oldukça zor olacaktı. Toplamda 12 savaş makinesi mevcuttu.Her savaş makinesinin geçişinde en az on-onbeş dakika kaybediliyordu ve bu yaklaşık üç saat demekti.

Yaklaşık bir saattir köprü için nöbet tutuyorlardı ve henüz forsaken makinelerinin geçişi bile tamamlanmamıştı.Askerler git gide daha dikkatsiz ve umarsız oluyorlardı. Ne gelen vardı ne giden; belli ki baskın gerçekleştiren birlikler iyi iş çıkarıyorlardı. Ama yine de bu duruma güvenerek ciddiyetsiz davranmamaları gerekiyordu.

"Bu daha ne kadar sürecek, böyle." diye homurdandı Foehammer.

"Ne kadar süreceğini dert etmektense, sapasağlam ve sorunsuz bir şekilde görevi tamamlamayı düşünsen iyi olur." dedi Silverstone. Hafif endişeli bir ses tonu vardı ama yine de gülümsemeye ve gergin olmadığını göstermeye çalışıyor gibiydi.

__________

Bu sırada New Heartglen..


Devriyelerden birisi süratle sahil tarafından içeri girdi. Bağırarak yol istiyordu, "Çekilin! Çekil!".

"Yavaş, ezeceksin insanları!" diye bağırdı bir tayfa.

Adam o kadar acele etmeye çalışıyordu ki, bıraksan attan inip, daha hızlı koşacaktı sanki. Atın üstüne eğilmiş yarı ayakta, daha hızlı gitsin diye kamçılayıp, duruyordu atı. Direk askeri üsse doğru sürüyordu. Belli ki ciddi bir sorun vardı.

Atı durur durmaz dizginleri ve kamçıyı sol eline aldı. Ayaklarını üzengilerden çıkarıp, öne doğru hafifçe eğilerek sol elini atın boynuna, sağ elini eyerin ön bölümüne dayayarak, sağ bacağını atın sırtından atıp, hızlı şekilde atından atladı. Koşarak askeri üsse girdi, direk Komutan Jordan'ın yanına çıkıyordu.

"Efendim! Efendim!!" diye bağırarak içeri daldı.

Komutanın yaverinin içeri girip, sormasına ve izin almasına fırsat bile vermemişti. Komutan bir anda sinirlenip, kaşlarını çatarak ona doğru baktı. Kendisi de masasının çevresinde sürekli dönüp, duruyor ve savaş planları için fikirler üretmeye çalışıyordu. Bölgede artık eskisinden daha fazla sorun çıkaran düşman bulunuyordu.

"Ne var?! Ne biçim bir giriş bu böyle!" diye kükredi askere Komutan Jordan.

"Efendim.." nefes nefese kalmıştı asker. Karnını tutuyor ve nefes almak için karnına baskı yapıyordu. ".. Ağır savaş makinelerh... köprüdhh.." nefes alabilse adam gibi de konuşabilirdi belki.

"Ne?!" dedi ve süratle çıktı odadan. "Hemen okçuları ve ağır zırhlı bir grubun hazırlanmasını istiyorum. Özellikle okçuları istiyorum!" diye telaşlı ve düşünmeye çalışır bir şekilde yüksek sesle konuşuyordu.

Yanındaki şövalyesi söylenen her şeyin yapılması için emirleri aktarıyordu çevredeki askerlere.

"Kaç? Kaç kişilik bir grup?! Kaç makine var? Konuşsana!" diyerek askere sert gözlerle baktı.

Makinelerin savaşa girmesi halinde kalede savunmada kalmanın daha fazla bir anlamı olmazdı. Bu da kısa sürede kalenin düşmesi demekti.

"Efendim, köprünün tamamını göremedim. Ön taraftan forsaken birliklerinin araçlarını ve bir tane de ittifak zırhlısı gördüm. Makineyi ya ele geçirmişler ya da birlikte çalışıyorlar. İki tane de ölüm şövalyesi gördüm efendim." dedi telaşlı ve endişeli bir şekilde.

"Şövalyeler de var demek.." biraz düşündükten sonra, ".. Hemen scourge ölüm şövalyelerinin şampiyonlarına haber gönderin. Ne pahasına olursa olsun o makineler bu topraklarda iş görememeli." dedi komutan.

Kısa süre sonra bahçede iki düzinelik bir okçu grubu ve onbeş kadar zırhını kuşanmış asker hazırdı. Komutan hemen yola çıkmalarını ve araçların çevresindekileri okçu ateşine tuttuktan sonra saldırıya geçip, araçları tahrip etmelerini emretti.

__________

Bu sırada Scourge üssü Naxramas...


Bu sırada scourge vrykulları ve iskeletleri pek çok bölge de yoğun saldırı altında bulunuyordu. Scourge komutanlarının özellikle ilgilendiği wintergarde keep bölgesi bile beklenmedik şekilde üstün saldırı gerçekleştiriyordu. Bölge tam anlamıyla makineler için seferber edilmiş ve her yerde belirli aralıklarla çatışmalar sürüyordu. Forsaken ajanları New Heartglen içine sızmış ve çeşitli ölüm ve karışıklıklara sebebiyet veriyorlardı. Ancak buna rağmen scarlet'in asker göndermesi engellenememişti.

Scourge lordları aldıkları acil bir kararla araçların ulaşmasını engellemek için emirlerindeki ölüm şövalyelerinin neredeyse tamamını savaş meydanlarına indirmek zorunda kalmıştı. Bunlardan beş kadarını da makinelerin yok edilmesi için bir grup ölü askerle birlikte göndermişlerdi.

__________

Köprüde durum..



Vakit öğlen vaktini çoktan geçmiş, ayak üstü bir şeyler atıştırılmış ve çalışmalara tam hız devam ediliyordu. Askerler yorulup, oturmaya kalkanlarını sırtlarına takmaya ve silahlarını yere saplamaya başlamışlardı.

"Kaç saattir buradayız, kimse mi bizi fark etmedi dostum ya?" diyerek sıkıntısını dile getirdi bir ittifak askeri.

"Ha, kaşınıyorum diyorsun yani?" dedi bir diğeri. Artık şakaya vurmaya ve kuzey toprakları ile ilgili anlatılan şeyleri küçümsemeye başlamışlardı. Her zamanki hafife alan insan tavırlarıydı.

Köprüde ittifak ve güruh arasında olayların alevlenmesini engellemek için geçilen tarafta forsaken geçen tarafta da ittifak askerleri mevzilendirilmişti.

Bu sırada köprünün diğer tarafında gözcü olarak mevzilenmiş forsaken askerlerinden birisi tepeden aşağı düştü. Diğerleri dalgın şekilde ona bakarken, arkasından çoktan bir ok yağmuru başlamıştı. Kuvvetli bir şekilde köprünün geçildiği tarafa ok atılıyordu. İlk gelen oklarla bir kaç asker yere yığıldı.

"KALKANLAR!!" diye bir ses duyuldu birden. Bu ses Dark Ranger Lyana'nın sesiydi, "MAKİNELERİN ARDINA GEÇİN OKLAR ONLARA İŞLEMEZ!".

Bir anda neye uğradıklarını şaşırmışlardı. Hazırlıksız da değillerdi ama uzun süren geçiş herkesi ciddiyetsizleştirmişti. Lyana hemen Saens ve Keritose'a baktı ve üzerlerine gitmelerini işaret etti. Çünkü kendilerinin bu bölgede okçulara karşı üstünlükleri yoktu ve tepenin tekrar kontrol altına alınması gerekiyordu.

"Ölüleri çağırıp,öyle aralarına girelim." diye fikir verdi Keritose. Saens sadece başını bir kere aşağı sallayıp, onaylamakla yetindi. Makinelerin ardından çıkıp tepenin altına koşarak sığındılar. Ardından ölüleri çağırıp, tepeye tırmanmaya başladılar.

Bu sırada köprünün öteki tarafındakiler ne yapacağını bilemez bir şekilde tedirgin ve tetikte beklemeye başladı.

"HERKES YERLERİNE! GÖZÜNÜZÜ DÖRT AÇIN!" diye bağırdı Silverstone. Tek tek mevzilendirdiği adamlarını kontrol ediyordu göz ucuyla. Kendi taraflarından bir saldırı yoktu henüz. "Acele edin, geçirin şu lanet makineleri!!".

Kısa süre sonra tepelerden beş atlı göründü. Süratli bir şekilde gözcünün birisini indirdikten sonra arkasından bir grup ölü askerle ittifak birliklerinin üzerine doğru koşmaya başladılar. Scourge Şampiyonları atlı oldukları için askerler tedirgin şekilde makineleri gözlerine kestiriyor, olası bir durumda onların ardına kaçmak için kafalarından plan yapıyorlardı.

"Lanet olsun. Lanet, lanet.. Ne diye açıyorsunuz şu ağzınızı anlamıyorum ki?!" diye bağırdı askerlerden birisi.

"Saçmalamayı kes! Mevzilen! KALKANLAR!! Sırayı bozmayın!" diye bağırdı askerlerine Silverstone.

"GELİN BAKALIM SİZİ BEYİNSİZ MAHLUKLAR.. Rrrraa..." diye kükredi Foehammer'da. Cüce kanı olacak ki çekiyordu bir yerde.

Atlıların, koşturmaların ve naraların sesi, yerini birden kılıç-kalkan seslerine bıraktı. Ölüler, insanlardan çok makineleri hedef almaya çalışıyor gibiydi. Askerler makineleri korumak için resmen etten duvar örmüşlerdi. Bu esnada ittifak tarafının desteğinde bulunan Stefan ve Bloodrose şampiyonların üçünün dikkatini makinelerden üzerilerine çekmeyi başarmışlardı.

Artık köprünün her iki tarafında da kılıç-kalkan sesleri yankılanıyordu. Forsaken tarafında kayıplar okçular yüzünden fazlaydı. Ancak Saens ve Keritose okçuları dağıtmayı önemli ölçüde başarmış ve geri çekilmişlerdi. Scarlet birliklerinin zırhlı askerleri okçu saldırısının azalmasıyla birlikte saldırıya geçmiş ve özellikle makinelere hasar vermek için uğraşıyorlardı. Dark Ranger ve askerleri her ne kadar makineleri korumaya çalışmışsa da iki mancınık çoktan tahrip olmuştu.

İttifak tarafında durum atlı şampiyonlar yüzünden daha da kötüleşmişti. Stefan ve Bloodrose çetin şekilde mücadele etmelerine karşın hala üç şampiyondan da kurtulamamışlardı. Çok fazla adam kaybedilmeye başlanmıştı. Makinelerin bir an önce karşı tarafa geçirilmesi ve askeri bütünlüğün sağlanması gerekiyordu. Son iki makine köprüye sürülmeye çalışılıyor, bir yandan da çatışma bütün şiddetiyle sürüyordu.

Kısa süre sonra forsaken tarafından Saens yardım için ittifak tarafına olanca hızıyla köprüden koşarak geçti. Forsaken tarafındaki kalan okçuları Dark Ranger Lyana bizzat teker teker halletmeye çalışıyordu. Makinelerin önündeki askerlerse kalan okçuların hedefi olmamak için sürekli scarlet askerleriyle yakın dövüşe giriyor ve onları kendilerine perde yapıyorlardı.

"KÖPRÜYE SÜR! YANAŞTIR MAKİNEYİ KÖPRÜYE!" diye bağırarak koşuyordu Saens.

Şampiyonlardan birisinin önüne atlayıp, savunmaya geçti o da. İttifak tarafında yoğun şekilde scourge saldırısı gerçekleşiyordu. Scourge forsaken tarafından saldırsa, belki askerler kendilerini bu kadar sakınmazlardı. İttifak askerleri vebaya yakalanmamak ve vebalı olabileceklerini düşündükleri ölülere dokunmamak için kendilerini ayrıca bir gayret içinde tutuyorlardı. Bu da onların rahat şekilde savunma yapıp, gerekirse onları perde, kalkan yapmalarını engelliyordu.

"Son makine tahrip edildi! Köprüye engel yapın onu! Çekiliyoruz! Köprüye yaklaşın!" diye bağırdı Silverstone. "ÇEKİLİN!! KÖPRÜYE ÇEKİLİN!!"

Bu sırada köprünün diğer tarafından ittifak birliklerinin köprüye girdiğini gören Lyana, "SAVUNMAYI ÖNE ÇEKİN! İLERLEYİN! ALANI KONTROL ALTINA ALIN!".

Bütün süreç sanki makinelerin geçişiyle birlikte çözülmüş gibiydi. Scarlet askerleri tedirginleşmeye başlamıştı. Kalanları pes edip, ellerindeki silahları yere atıyor ve yalvarıyordu. Öteki taraftan scourge saldırıları azalsa da bir türlü durmuyordu. Ancak o tarafı da şövalyeler kontrol altına almışlardı.

Kısa süre sonra her iki taraftaki savunmalar sonuç vermiş ve düşmanlar neredeyse bozguna uğratılmışlardı. Son makine köprüye girmeden tahrip edildiği için onu köprünün önüne kalkan yapıp, yolu tıkamaya çalışmışlardı. Saldırıları engellemese de azaltmaya yetiyordu. Makineler köprüden geçtikten ve askerler bir araya gelebildikten sonra kalan askerlerle birlikte tekrar savunma oluşturuldu. Mograine'in şövalyeleri okçu hedefleri yakalıyordu ve esir alıyordu ya da öldürüyordu. Kaçmakta olan scourge yaratıklarını öldürmek içinse atlarıyla süratli bir şekilde hareket ediyor ve yakalayabildiklerini öldürüyorlardı.

"İlerliyoruz. Düzeni bozmayın!" dedi Foehammer.

"Düşman bölgelerine saldırı düzenlenmiş olmasına rağmen bu saldırıyla bu kadar kayıp verdiysek, savaştan nasıl kazanan taraf olarak çıkarız merak ediyorum" diye mırıldandı duyulabilecek bir şekilde, Silverstone.

"Bu sadece başlangıç.." dedi Dark Ranger Lyana.

Kalan askerler oldukça yorulmuş ve kimisi belirli yerlerinden yaralanmışlardı. Ancak geriye kalan dört mancınık ve beş buharlı tank ile olabildiği kadar süratli bir şekilde yola devam ettiler ve makineler mevzilerine ulaştırmayı başardılar.

Resmi ekleyen

1-New Hearthglen 2-Venomspite 3-Wintergarde Keep 4-Nax. 5-Conquest hold 6-Venture bay
Logoların bulunduğu yerlerse savunmaların yapıldığı yerler. :)

Tekrar, okuduğunuz için teşekkürler..

Konu Nem. tarafından 29 Haziran 2013 - 01:05 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 5

#2 OzeL

OzeL

    Genel Yönetici

  • Administrators
  • 948 İleti

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 11:55 ÖÖ

Ufak tefek yazım hataları var, dilersen onları gozden gecir. Zamanın yok ise önemli değil ne zaman duzenlediğin cok onemli değil, elbet birgun duzeltilir :) Yazının nasıl olduguna dair yorum yapmicagım zaten yarışma sonucunda yazılar hakkında ayrıntılı yorumlar hazırlayacagım.
  • 0


#3 Nem.

Nem.

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 834 İleti
  • LocationÇanakkale

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 12:44 ÖS

Düzeltebildiğim kadarını düzelttim. Yeni linkler ekledim. Noksan gördüğüm yerlerde daha açıklayıcı cümlelerle ekleme yaptım. Ama tekrar tekrar okumaktan beynim sulanmış olacak ki, artık hataları fark etmiyorum ve kurguyu takip edemiyorum. Kusura bakmayın. Düzeltmek isteyen her hangi bir yönetici postu editleyebilir benim için bir mahsuru yok.

İnteraktif bir etkinlik olsun istediğim için bu kadar kastım senaryoyu. Şimdi kendime kızıyorum. :D

Konu Nem. tarafından 29 Haziran 2013 - 12:44 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#4 Shamokan

Shamokan

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 316 İleti

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 03:11 ÖS

Eline emeğine sağlık.Okurken olayı yaşıyorsun ancak hikayenin bir sonunun olmaması doğrudan roll play yapma üzere hazırlanmış izlenmi veriyor. Ayrıca hikaye 5 sayfa limitli yarışma kuralına aşması doğru mu ? Yüzde altmış oranında + yazı var ki bu da yazın konusunda bir çok fazladan anlatacak şey demektir.
  • 0
90 ORC SHAMAN
90 BLOOD ELF WARLOCK
90 UNDEAD HUNTER
90 TROLL DRUID
90 UNDEAD WARRIOR
90 TROLL HUNTER
90 NIGHT ELF PRIEST
90 WORGEN DRUID
87 GOBLIN ROGUE
85 DRAENEI WARRIOR
85 UNDEAD DK
85 BLOD ELF MAGE
-------------------------------------------------------

#5 Nem.

Nem.

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 834 İleti
  • LocationÇanakkale

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 03:39 ÖS

Kurguyu bende bu kadar uzun yazacağımı düşünmüyordum açıkçası. Ama olayları anlatacam, tasvirleyecem, izah edecem ve karakterleri konuşturacam derken bu kadar uzun oldu. Sayfa limitine takılıp, çıkarılırsa da sorun değil canım. :) Keyif alarak yazdım, karakterlere kadar araştırdım, görev alması muhtemel olan karakterleri seçtim. Benim için çok keyifli bir iş oldu.

Konunun sonunun olmaması da başta açıklama da belirttiğim gibi lore ve karakter ilintili bir çalışma olmasından kaynaklıydı. Çünkü adı geçen bütün karakterler hala yaşıyor, o yüzden öldürmek falan istemedim. Kötü bir son da yazabilirdim ama karakterime ait bir yaşanmışlık olsun istedim aynı zamanda. :)

P.s: Ayrıca araçlarda dahil olarak, o bölgede bulunan araçlar. Biraz eksik ve zarar görmüş olarak sevkiyatını yapmışız gibi anlattım o kadar. :D Öldürülebilecek, sorun olmayacak bir tek askerler vardı, bende bolca asker kıyımı yaptırdım. :D

Konu Nem. tarafından 29 Haziran 2013 - 03:41 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0

#6 Shamokan

Shamokan

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 316 İleti

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 04:19 ÖS

bu arada sana gelen küçük bir eleştriyi bile eksileyen HAYRAN ların var. Şu artı rep ve eski rep verenleri görebilsek keşke. İnanıyorum ki o zaman bu sahte cesurlar bir bir eksilirler forumdan.
  • 0
90 ORC SHAMAN
90 BLOOD ELF WARLOCK
90 UNDEAD HUNTER
90 TROLL DRUID
90 UNDEAD WARRIOR
90 TROLL HUNTER
90 NIGHT ELF PRIEST
90 WORGEN DRUID
87 GOBLIN ROGUE
85 DRAENEI WARRIOR
85 UNDEAD DK
85 BLOD ELF MAGE
-------------------------------------------------------

#7 Nem.

Nem.

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 834 İleti
  • LocationÇanakkale

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 04:35 ÖS

Eskiden görülebiliyordu şimdi görülmüyor +, - yapanlar. Çok tartışma ve kavga oluyordu sanırım bu konuyla ilgili. Ama benim +, - verenlerin kimler olduğuna ilişkin bir fikrim yok.
  • 0

#8 OzeL

OzeL

    Genel Yönetici

  • Administrators
  • 948 İleti

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 06:40 ÖS

Artı ve eksileri kafanıza takmayın arkadaslar, 8 sayfa olma olayına gelirsek , 5 sayfalık hikaye limitini açıklama metinlerini çıkararak değerlendireceğiz eğer hala aşım varsa şöyle birşey olacak; ilk beş sayfa üzerinden değerlendirme yapılıp ödüller ona göre dağıtılacak.
  • 0


#9 Cellucor

Cellucor

    Sergeant

  • Members
  • 72 İleti

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 07:59 ÖS

...................

Konu dogabeey tarafından 30 Haziran 2013 - 12:26 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Polemik ve tartışma çıkarmaya yönelik mesaj - Doğa

  • -1

#10 Nem.

Nem.

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 834 İleti
  • LocationÇanakkale

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 08:32 ÖS

Artı ve eksileri kafanıza takmayın arkadaslar, 8 sayfa olma olayına gelirsek , 5 sayfalık hikaye limitini açıklama metinlerini çıkararak değerlendireceğiz eğer hala aşım varsa şöyle birşey olacak; ilk beş sayfa üzerinden değerlendirme yapılıp ödüller ona göre dağıtılacak.


İlk başta Mograine'in toplantı yapıp o kadar uzun konuşmasının sebebi; okuyucuya olayların nasıl gelişeceğini aktarmak içindi aslında. Yani kafasında bir taslak oluşturarak ona göre okumasını sağlamak için öyle ayrıntılı bir giriş yaptım. Aşırı bilinmeze doğru okumaya devam ederse sıkardı diye düşünmüştüm. Yani Mograine'in bulunduğu metinler yaklaşık 2 sayfa sürüyor, çıkartılabilir. :) Ama okuyucu bu durumdan olumlu mu etkilenir orasını bilemiyorum tabi. :)
  • 0

#11 OzeL

OzeL

    Genel Yönetici

  • Administrators
  • 948 İleti

Yazma tarihi: 29 Haziran 2013 - 09:55 ÖS

yok sen elleme burayı , ben değerlendrirken nasıl olucagını soylemiştim senin bir editleme yapmana gerek yok.. Hikayen nasılsa oyle kalsın hiç bozma
  • 0


#12 Shamokan

Shamokan

    Guild Forum Yetkilisi

  • Members
  • 316 İleti

Yazma tarihi: 30 Haziran 2013 - 12:06 ÖÖ

...........................................


klavyede bir harfe yanlış bastığım için ROLE PLAY in ne olduğunu bilmediğim kanısına varman çok ilginç. Sen gold larınla ilgilen insanlara etiket yapıştırmayı bırak. Ben FRP kafelerde masa üstü ROLE PLAY yaparken takvim 1995 yılını işaret ediyordu.O yıllarda dünyadamıydın bilmiyorum ama seni cebimden çıkartırım ROLE PLAY yaparken dikkatli ol.

Konu dogabeey tarafından 30 Haziran 2013 - 12:29 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir

  • 0
90 ORC SHAMAN
90 BLOOD ELF WARLOCK
90 UNDEAD HUNTER
90 TROLL DRUID
90 UNDEAD WARRIOR
90 TROLL HUNTER
90 NIGHT ELF PRIEST
90 WORGEN DRUID
87 GOBLIN ROGUE
85 DRAENEI WARRIOR
85 UNDEAD DK
85 BLOD ELF MAGE
-------------------------------------------------------

#13 Cellucor

Cellucor

    Sergeant

  • Members
  • 72 İleti

Yazma tarihi: 30 Haziran 2013 - 02:05 ÖÖ

............................

Konu dogabeey tarafından 30 Haziran 2013 - 12:27 ÖS tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Polemik ve tartışma çıkarmaya yönelik mesaj - Doğa

  • 0

#14 dogabeey

dogabeey

    Moderatör

  • Moderators
  • 299 İleti

Yazma tarihi: 30 Haziran 2013 - 12:29 ÖS

Cellucor arkadaşımızı roleplay hakkındaki enteresan yorumlarına başka bir konudan devam etmesini rica ediyorum. Gereksiz agresif postlar editlenmiştir. Saygılarımla...
  • 3

Dark Lion Onslaught.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı